Esas No
E. 2009/4199
Karar No
K. 2010/10344
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2009/4199 E.  ,  2010/10344 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.12.2008 tarih ve 2006/198-2008/642 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili işyerinin davalı nezdinde hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde sigortalı olduğunu, teminat kapsamında 20.05.2005 günü hırsızlık meydana geldiğini, faturalı ve satışa sunulan çeşitli markalı saatlerin, gümüş takıların, fotoğraf makinelerinin, çantalar ve valizler ile 100 YTL madeni paranın çalındığını, zararının karşılanmadığını ileri sürerek, 11.000 YTL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, yetki ve iş bölümü itirazında bulunarak, gümüş, saat ve fotoğraf makinelerinin teminat dışı bulunduğunu, eksik sigorta olduğunu, tazminatın ancak 1.148.08 YTL tutarında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, hırsızlığın teminat içinde gerçekleştiği, zararın belirlendiği, davacının, ilk rapora itiraz etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 5.068.76 YTL’nin faiziyle tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2.Dava, işyeri paket sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacıya ait işyerinin davalı nezdinde hırsızlık rizikosunu da kapsar şekilde sigorta örtüsüne alındığı ve sigortalı bu yerde 20.05.2005 günü hırsızlık meydana geldiği hususları çekişmesizdir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, poliçenin teminat kapsamı ile zararın tutarı noktalarında toplanmaktadır. Mahkemece, davacıya ait işyerinde satılan gümüş takıların da teminat altına alındığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

Poliçe üzerinde oyuncak, CD, kaset, bijuteri malzemeleri, gümüş, parfüm gibi muhtelif eşyanın satıldığı açıklamasına yer verilmiştir. Ancak, taraflar arasındaki sözleşmenin zorunlu bir unsuru kabul edilen Hırsızlık Sigortası Genel Şartları’nın A.3.5 nci maddesinde nakit, hisse senedi, tahvil ve kıymetli kağıt ile altın, gümüş ve sair kıymetli maden ile bunlardan mamul eşya, mücevher, değerli taş, inci ve benzerlerinin teminat dışında olduğu, ancak sigorta bedellerinin poliçede ayrıca belirtilmesi kaydıyla ek sözleşme ile teminat kapsamı içine alınabileceği hükme bağlanmıştır. Somut olayda poliçede gümüşten mamul hediyelik eşyanın değerleri belirtilerek açıkça teminat kapsamına alındığına dair bir düzenleme bulunmamaktadır. Poliçedeki mevcut açıklama, sigortalı işyerinde satılan emtiaların türlerine yöneliktir. Genel şartlardaki düzenlemeye rağmen böyle bir açıklamaya yer verilmesinin, değeri ve niteliği belirtilmeyen gümüş veya gümüşten mamul eşyaya ayrıca teminat verildiği sonucunu doğurmamalıdır. O halde, gümüşten mamul eşyanın teminat altında olduğunun kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.

3.Ayrıca, bilirkişi raporunda faturalı malların tamamı çalınmış gibi zarar hesabı yapılmıştır.

Davalı vekili, olayın hemen sonrasında yapılan eksper incelemesi sonrası düzenlenen raporda işyerinde bulunan emtiaların sayıldığını, bunların zarar hesabında dikkate alınmayacağını belirterek itirazda bulunmuştur. İtirazına da davacının imzasının içerir bakiye eşyaları ve sayısını içerir tutanak eklemiştir. Bu durum karşısında, davalının itirazının dikkate alınmadan, bu tutanak irdelenmeden ve gerekçede tartışılmadan yazılı şekilde tazminata hükmedilmesi de yanlış olmuştur.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog