Esas No
E. 2023/3710
Karar No
K. 2024/1333
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/3710 E.  ,  2024/1333 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/269 Esas, 2022/382 Karar
DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Davanın kısmen kabulü

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabul,kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazındaki ağaçların kesilmesi ve çıkacak odunların alınması konusunda davalıyla anlaşma yapıldığını, kesim ve masraflar hariç müvekkiline bir miktar avans olarak ödemede bulunulduğunu, karşılığında da davalıya 25.12.2007 vade tarihli ve 17.000 YTL bedelli senet verildiğini, davalıya 19.359 YTL'lik odun teslimatı yapıldığını, ancak davalının yola indirilmiş odunları teslim almadığından bir kısmının kullanılamaz hâle geldiğini, bir kısmının ise çalındığını, dolayısıyla dava konusu bononun bedelsiz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin bu senetten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kendisine davacı tarafından verilen 25.12.2007 tarihli ve 17.000 YTL tutarında bir senet bulunmadığını, davacının verdiği senedin 25.12.2007 vade tarihli ve 15.000 YTL bedelli protesto olmuş senet olduğunu, bu nedenle öncelikle senet bedeline itiraz ettiğini, taraflar arasındaki 04.04.2006 tarihli sözleşmeyle davacıya ait taşınmazdan kesilecek 250-ton meşe odununun tonu 100 YTL’den olmak üzere nakliye tezkeresi ve yükleme işi davacıya ait olmak üzere kendisi tarafından alınması konusunda anlaşma yapıldığını, kendisinin yalnızca taşımadan sorumlu olduğunu, davacıya yaptığı ödemelerden sonra teslim edilen odunun eksik olduğunun anlaşılması üzerine davacının senet düzenleyip verdiğini belirterek davanın reddini savunmuş, davacı aleyhine alacağın %40’ı oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar Mahkemece 20.07.2010 tarihli ve 2007/247 E., 2010/249 K.

sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 14.09.2011 tarihli ve 2011/572 E., 2011/10757 K. sayılı kararı ile dava dilekçesindeki miktarla senetteki miktarın uyuşmadığı, davalının 28.02.2008 tarihli oturumdaki beyanıyla dava konusu senedin taraflar arasındaki hukuki ilişki nedeniyle alındığını ve miktarının 15.000,00 YTL olduğunu açıkça bildirdiği, dava dilekçesindeki senet miktarına yönelik açıklamaların maddi hataya dayalı olduğu düşünülerek dosyaya sunulan ve davalının duruşmadaki beyanına göre dava konusu olduğu anlaşılan bonoya yönelik iddia ve savunmalar üzerinde durulup deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 15.03.2012 tarihli ve 2012/7 E., 2012/43 K.

sayılı kararı ile davacı tarafın davaya konu etmediği 15.000,00 TL bedelli senet yönünden yargılama yapılıp hüküm kurmasının mevcut usul yasasına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2018 tarihli ve 2018/(19)11-638 E., 2018/1242 K.

sayılı kararı ile kararın usulün öngördüğü niteliklere haiz olmaması nedeniyle bozulmuştur.

E. Mahkemece Verilen İkinci Direnme Kararı

Mahkemece 04.12.2018 tarihli ve 2018/485 E., 2018/702 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (6100 sayılı Kanun)'nun 26'ncı maddesinde "Hakim tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez" düzenlemesinin bulunduğu, bu yasal düzenlemeler karşısında mahkemece dava dilekçesindeki senet miktarına yönelik açıklamaların maddi hataya dayalı olduğu düşünülerek davacı tarafın davaya konu etmediği 15.000 TL bedelli senet yönünden yargılama yapılıp hüküm kurmasının mevcut usul yasasına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, davacı vekili temyiz edilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Hukuk Genel Kurulunun 01.03.2022 tarihli ve 2019/(19)11-674 E., 2022/233 K. sayılı kararı ile dava konusu senedin 25.12.2007 vade tarihli ve 15.000 YTL bedelli senet olduğunun ve dava dilekçesindeki senet miktarına yönelik açıklamaların maddi hataya dayalı olarak yapıldığının kabulüyle, dosyaya sunulan ve davalının duruşmadaki beyanına göre dava konusu olduğu anlaşılan bonoya yönelik iddia ve savunmalar üzerinde durulup deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senette bedelsizlik iddiasına dayanan davacı taraf sözleşmeden dönerek olumsuz zararını tazmin etme yolunu seçmediğinden, dava konusu 25.10.2007 düzenleme, 25.12.2007 vade tarihli, 15.000,00 TL bedelli senedin tamamen bedelsizliği iddiasında bulunamayacağı, zira davacı taraf sözleşmeden dönmemesi sonucu tarafların karşılıklı ifa yükümlülüğü devam ettiğinden bu yöndeki talebin reddi gerektiği, 6100 sayılı Kanun'un 188'inci maddesi gereğince tarafların ve ya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişme konusu olmaktan çıkıp ispatı gerekmeyeceği, davalı ...'ın 28.02.2008 tarihli duruşmada dava konusu senet nedeniyle davacıdan 9.700,00 TL alacağını olduğunu ikrar ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki taleplerin açıklattırılması ve davacı tarafın sözleşmeyi ayakta tutup aynen ifa ve gecikme tazminatı talebi veya sözleşmeden dönme seçimlik hakları yönünden müvekkiline talebin açıklattırılması yerine yerel mahkemenin müvekkili yerine geçerek sözleşmeden dönmediğini ve bu nedenle de olumsuz zararın tazminini seçmediğinden bahisle, davanın kısmen ret kısmen kabul gerekçesinin dosya kapsamı ile bağdaşmadığını, diğer taraftan müvekkilinim üstlendiği tapulu kesime konu odunların kesilerek yola indiriliği ve davalının bu odunları teslim almayıp odunların telef olması, zayi olmasına sebep olduğu noktasında yeterli araştırma yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, bonodan dolayı borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72'nci maddesi.

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.