Esas No
E. 2022/598
Karar No
K. 2024/341
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2022/598 - Karar No:2024/341

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

27. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/598

KARAR NO: 2024/341

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 05/04/2022

NUMARASI : 2021/185 E-2022/261 K

KARAR TARİHİ: 29.04.2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 29.04.2024

Eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ticari ilişki gereğince müvekkilinin davalıya reklam, katalog, dergi, kartvizit, ilan ve broşür işleri yaptığını, yapılan ve teslim edilen bu işler nedeniyle müvekkili tarafından tarih ve tutarları belirtilen faturalar kesildiğini, davalının ödeme yapmadığını, faturalara itiraz edilmediğini, başlatılan takibin haksız itiraz sonucu durduğunu, icra takip tarihi itibariyle müvekkilinin 129.962,02 TL alacaklı olduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını öne sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili özetle; dilekçesinde listelediği 28.02.2008 ila 17.03.2009 tarihli 10 adet fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığını, bu faturalardaki alacakların zamanaşımına uğradığını, 03.10.2011 tarihinde müvekkiline ait fabrikada hırsızlık yapıldığını, bu tarihten önceki döneme ait defterlerin çalındığını, yine takipte belirtilen 04.11.2019 tarihli 69.602 TL bedelli ve 23.12.2019 tarihli 5.192 TL bedelli faturalarda belirtilen hizmetlerin alınmadığını, malların müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin bu faturalar nedeniyle de borçlu olmadığını, taraflar arasında yıllardan beri süren ticari ilişkin bulunduğunu, güven ilişkisine dayandığını, müvekkilinin iyi niyetli yaklaştığını, malların teslim edileceğini düşündüğünü savunarak davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "Taraflar arasında davalıya reklam katalog dergi kartvizit broşür işleri yapılması hususunda anlaşma yapıldığı, davacı tarafından faturaların kesildiği, kesilen faturaların bir kısmının 2008 yılı ve 2009 yılı faturaları olduğu, 2 adetinin ise 2019 yılına ait faturalar olduğu anlaşılmıştır. 2008 yılı ve 2009 yılı faturalarının üzerinden 10 yılı aşkın süre geçtikten sonra 24/11/2020 tarihi itibari ile takibe geçildiği, bu faturalar yönünden zaman aşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır. Bu faturalar yönünden süresi içerisinde zaman aşımı itirazında bulunulduğundan bu kısım için yapılan talebin reddine karar verilmiştir. 2019 yılı için kesilen faturaların ise hem davacının hem de davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Yine davalının 2019 yılı ticari defterlerinde davacıya davacıya faturadan kaynaklı 74.694,00 TL borçlu olduğu anlaşılmıştır. İcra takip tarihi itibari ile davalının davacıya 74.694,00 TL borçlu olduğu anlaşılmakla; bu miktar yönünden yapılan haksız itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, kabul edilen miktar açısından alacak likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatına" hükmedildiği gerekçesiyle "1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2020/1340 esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 74.694,00 TL asıl alacak üzerinden, icra takip talebinde belirtilen faiz oranı ile devamına, 2-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3-14.938,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin bir kısım faturaya ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğuna dair gerekçesinin doğru olduğu, ancak 2008-2009 yıllarına ait faturalar için 2020 yılında takip yapılmış olmasının açıkça kötü niyeti gösterdiği halde kötü niyet tazminatına hükmedilmediği, takibin vekil marifetiyle yapıldığı, avukatın zamanaşımı süresini bilmemesinin mümkün olmadığı, Yargıtay kararlarına göre alacağın bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken durumda alacaklının kötü niyetli kabul edildiği, yine mahkemece 2019 yılına ait faturalar nedeniyle 74.694 TL asıl alacak bakımından takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmiş ise de, müvekkilinin borçlu olmadığı, zira belirtilen reklam, katalog vs.nin müvekkiline teslim edilmediği, mahkemece teslim konusunun araştırılmadığı, faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının teslimin kabul edildiği anlamına gelmediği, 13.07.2021 tarihli ön inceleme tutanağında taraflara delillerini bildirmek üzere kesin süre verildiği, davacı tarafın kesin süre içerisinde defterlerini sunmadığı, bu nedenle mahkemenin 2019 yılı için kesilen faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğunun tespit edildiğine dair gerekçesinin doğru olmadığı, dava dilekçesinde ticari defterlerin delil olarak gösterilmediği, mahkemece malların teslimine ilişkin araştırma yapılacağı düşüncesiyle ticari defterleri delil olarak gösterdikleri, davacı tarafın kesin süre içerisinde sunmayacağı bilinseydi davalı taraf defterlerinin de sunulmayacağı, 3065 sayılı KDV Kanunu gereğince mal teslim edilmeden faturaların alınarak deftere kaydedilebileceği, bilirkişi raporunda faturaların taraf defterlerine işlenip işlenmediği tespit edilerek müvekkiline borç bakiyesi çıkarıldığı, davacı tarafın taşıma irsaliyesi de sunmadığı nedenleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında özellikle davacının icra takibi başlatmakta kötüniyetli olmadığının ve bu nedenle mahkemece davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 madde gereğince esastan reddine,

2.) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.102,35 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.276 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.826,35 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,

3.) İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvurma harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-a madde gereğince kesin olmak üzere 29.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog