9. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7692
- Karar No
- 2024/1805
- Karar Tarihi
- 04.03.2024
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
9. Ceza Dairesi 2021/7692 E. , 2024/1805 K.
"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili, o yer Cumhuriyet savcısı
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibariyle 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
1.Sanık hakkında çocuğun nietikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 32 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarih ve 2015/67 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından; 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yüksek güvenlikli bir sağlık kuruluşunda koruma ve tedavi altına alınması şeklinde güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca; sanığın temin edilip sorgusunun yapılmasının ardından hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyip yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı olduğundan hükmün bozulması gerektiği görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği Özetle: Mahkemenin sanık hakkında suç öncesinde düzenlenen 07.06.2012 tarihli raporu hükme esas aldığına, suç tarihi olan 21.11.2013 tarihi itibariyle sanık hakkında rapor alınmamasının hukuka aykırı olduğuna bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle
Mahkemenin sanık hakkında düzenlenen rapora dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğuna, sanığın gerçekleşen fiil sonrasında “Kimseye söyleme, söylersen seni öldürürüm” şeklindeki tehdidinin sanığın akıl sağlığının yerinde olduğunu gösterdiğine, sanığın, fiilin anlam ve sonuçlarını idrak ettiğine bu nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle
Yapılan yargılama esnasında sanık için müdafi görevlendirilmediğine, akıl hastası olan sanık hakkında müdafi olmaksızın karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğine bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında, Mahkemece öncelikle 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi üçüncü fıkrası gereği sanık için müdafii ataması yapıldıktan sonra aynı Kanun'un 147 nci ve 191 inci maddeleri gereğince yöntemine uygun olarak sanığın savunmasının alınması akabinde tüm delilleri değerlendirmek suretiyle hukuki durumun belirlenmesi gerekirken, sanığın sorgusu yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.05.2015 tarihli ve 2015/67 Esas, 2015/107 Karar sayılı kararında mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.03.2024 tarihinde karar verildi.