11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Emanet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari iş ilişkisi mevcut olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten toplam 26.004,00 TL alacağının bulunduğunu, ilgili meblağın tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ve itirazın haksız olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına ve %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise; müvekkili şirket ile davacı yan arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı tüm faturaların ödenmiş olduğunu, müvekkili şirkete tahsis edilen 3 tonluk dik depo ve yarı profesyonel ... ise müvekkili şirket tarafından iade edilmek istendiğini ancak davacının almaktan kaçınması sebebiyle iade edilemediğini, tahsis edilen ürünler bakımından bedelleri üzerinden fatura düzenlenmesinin ve bu faturaların icra kanalı ile tahsil edilmeye çalışılmasının haksız kazanç sağlamaya yönelik olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; kullanım ödüncü sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar taraflar arasında satış sözleşmesi ilişkisi mevcut ise de; takibe dayanak faturaya konu olan malların davalıya emaneten verildiği uyuşmazlık konusu değildir. 6098 sayılı TBK'nın 384. maddesi uyarınca "Ödünç konusu, kullanım süresi ve hangi amaçla kullanılacağı belirlenmeden verilmişse, ödünç veren onu dilediği zaman geri isteyebilir."
Takibe dayanak faturaya konu olan malların davalıya emaneten verildiğinin çekişmesiz olduğu, bu nedenle fatura bedellerinin BA-BS formları ile bildirilmesinin satış ilişkisini kanıtlamayacağı, kullanım ödüncü konusu malların talep edildiği halde davalı tarafından iade edilmediğini ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafından bu yönde delil getirilmediği gibi davalının iadeye hazır olduğunu belirttiği hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Bununla beraber; davacının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığına ilişkin delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine,
3.Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 532,18 TL peşin harçtan mahsubu ile geriye kalan 104,58 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliye'ye gelir kaydına,
5.Davalı taraf vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7.Davacı tarafından yatırılan ve harcanmayan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, Dair, miktarı itibariyle kesin olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)