8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/14184 E. , 2024/3127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
İNCELEME KONUSU
İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/24 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 06.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 09.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156938 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2023 tarihli ve KYB-2022/156938 sayılı Kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın 15/10/2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2020 tarihli ve 2020/9282 soruşturma, 2020/2665 esas, 2020/2206 sayılı iddianamesi ile ayrı bir kamu davası açıldığı ve yapılan yargılama sonunda İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2021 tarihli ve 2020/614 esas, 2021/147 sayılı kararı ile dosyanın İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/24 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği,
İncelemeye konu dosyada, sanığın daha önceki 14/09/2019 tarihli eylemi sebebiyle İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 18/11/2019 tarihli ve 2019/8096 soruşturma, 2019/2850 esas, 2019/2579 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası sonunda mahkûmiyetine karar verildiği, bu dosya ile birleştirilen aynı mahkemenin 2020/614 esas sayılı dosyasındaki 15/10/2020 tarihli eylemin 18/11/2019 tarihli iddianameden sonra işlenmiş olduğu anlaşılmakla, birleşmenin usul ve yasaya uygun olmadığı, sadece 14/09/2019 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında ceza verilmesi gerekirken yazılı şekilde teselsül hükümlerinin uygulanmasında isabet görülmemiştir. ” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında 14.09.2019 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 18.11.2019 tarihli, 2019/8096 Soruşturma, 2019/2890 Esas, 2019/2579 sayılı İddianamesi ile hakkında daha önceden işlediği 15.07.2017 tarihli eylemi nedeniyle yapılan soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararının ihlal edilip dava açılması sebebiyle, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, şüphelinin 15.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle ise, İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 18.12.2020 tarihli, 2020/9282 Soruşturma, 2020/2665 Esas, 2020/2206 sayılı İddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca doğrudan İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2021 tarihli ve 2020/614 Esas, 2021/147 Karar sayılı kararı ile her iki dava dosyasının birleştirilmesine karar verdiği,
B. İnegöl 4.
Asliye Ceza Mahkemesinin Kanun yararına bozma istemine konu 26.02.2021 tarihli ve 2020/24 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 06.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
C. Hükümlü hakkında 14.09.2019 tarihli eylemi nedeniyle İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.11.2019 tarihinde iddianame düzenlenmesi, 15.10.2020 tarihli eylemi nedeniyle ise 18.12.2020 tarihinde iddianame düzenlenmesi karşısında, iddianame tarihleri itibarıyla hukuki kesinti öncesi ve sonrası işlenen iki ayrı eylem yönünden ayrı ayrı yargılama yapılıp her iki eylem için ayrı hükümler Kurulması gerekirken, fiillerin zincirleme şekilde gerçekleştiği kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.İnegöl 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2021 tarihli ve 2020/24 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.