4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/739 E. , 2023/5821 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı vekili Av. .... geldi. Davacılar tarafından gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.05.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.03.2017 tarihinde vefat eden davacıların murisi ...'ın Görele Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi aracılığıyla, Halk Bankası A.Ş Görele şubesinden kredi kullandığını ve Esnaf Hayat Sigortası poliçesinin tanzim edildiğini, poliçede sigorta başlangıç tarihinin 08.02.2017 bitiş tarihinin 08.02.2018 ve vefat halinde ödenecek teminat bedelinin 120.000,00 TL olduğunu, murisin mirasçıları olan davacıların murisin ölümünden sonra teminat bedelinin ödenmesini talep ettiğini ancak; davalı şirket tarafından ret gerekçesi belirtilmeden teminat bedelinin ödenmesinin reddedildiğini, kredi hayat sigortası başvuru formunun matbu olarak düzenlendiğini, müteveffanın kimlik bilgileri dışında diğer kısımların doldurulmamış olduğunu, başvuru formu sigortalı tarafından doldurulmadığı için müteveffanın hastalığını saklaması gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, müteveffanın hastalığının sigorta sözleşmesi yapılırken kendilerine bildirilmediğinden beyan yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle reddetmek müteveffadan sağlık taraması ya da sağlık durumuna ilişkin belge istenmesi yönünde bir istekte bulunulmadığını, bu konuda hiçbir soru sorulmadığını, poliçe bedelinin geri ödenmeden cayma hakkının kullanıldığını beyanla, 109.579,21 TL sigorta tazminat/ teminat tutarının davalı şirketten tahsil edilerek, davacı müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 18.01.2019 tarih ve 2018/18- 2019/71 sayılı kararı ile Adli Tıp Kurumu raporuna göre kişinin sözleşme tarihi öncesinde kalp damar hastalığı tanısının bulunduğunun anlaşıldığının ve sözleşme tarihi öncesinde var olan kalp damar hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun belirtilmiş olmakla, bu doğrultuda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 uncu madde gereğince davalı şirketin tazminat veya bedel ödeme borcunun bulunmadığı gerekçesiyle davacının ispat olunmayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi'nin 3.
Hukuk Dairesi'nin 16.05.2019 tarih ve 2019/604 - 2019/649 sayılı kararıyla; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2020 tarih ve 2019/5606 - 2020/8962 sayılı kararı ile "...mahkemece, Görele'de ayrı bir Asliye Hukuk Mahkemesi bulunmadığından ara karar ile asliye hukuk sıfatı ile bakılmasına karar verilerek usul hükümlerinin tamamlanması ile işin esasının incelenip bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır...." şeklinde belirtilerek hükmün resen bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde bozma öncesi verilen karar aynı gerekçe ile tekrar edilmiş olup; Adli Tıp Kurumu raporuna göre kişinin sözleşme tarihi öncesinde kalp damar hastalığı tanısının bulunduğunun anlaşıldığının ve sözleşme tarihi öncesinde var olan kalp damar hastalığı ile ölümü arasında illiyet raporuna göre kişinin sözleşme tarihi öncesinde kalp damar hastalığı tanısının bulunduğunun anlaşıldığının ve sözleşme tarihi öncesinde var olan kalp damar hastalığı ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğunun belirtilmiş olmakla , bu doğrultuda TTK'nın 1439 uncu maddesi gereğince davalı şirketin tazminat veya bedel ödeme borcunun bulunmadığı gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay kararlarında vefat edenin sağlık durumu ile ölümü arasında illiyet bağına bakılmaksızın sigorta şirketinin kredi borcunu ödemesi gerektiği hüküm altına alındığını, beyan formunda davacılar murisine ait ıslak imza bulunmadığını, basiretli bir tacir olan bankanın acenta sıfatı ile hakeret ettiği bir işlemde sağlık beyan formunda müvekkiller murisinin ıslak imzası bulunmamasına rağmen hastalığını gizlediği iddiasını dile getirerek tazminat ödemekten kaçınmasının kabul edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin müvekkiller murisine hastalığı olup olmadığı hususlarının sorulduğunu ve aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde sigortalıya gerekli tüm bilgilerin verildiğini ispat etmesinin gerektiğini, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyen basiretli tacir gibi davranmayan davalının sunduğu maktu evraklara göre tanzim edilen poliçe ve beyan formundan dolayı murisin kötü niyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyetine ve kapsamına göre uyuşmazlık; davacıların murisinin vefatı nedeniyle Hayat Sigortası Poliçesinden kaynaklı vefat teminat bedelinin tazmini talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 uncu maddesi.
3.Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,02.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.