43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/142
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/10/2020
NUMARASI: 2018/1044 Esas - 2020/545 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkil şirket tarafından iki adet çekin ... Tic. A.Ş. isimli müşterisine teslim edilmek üzere 26/02/2018 tarihinde ... firmasına teslim edildiğini ancak gönderilen kargo paketinin sevki sırasında ... firmasına ait aracın camının kırılması suretiyle içindeki paketlerin çalındığını, ... Kargo firmasının iş bu gasp olayını müvekkil şirkete bildirdiğini, bu durum üzerine 02/03/2018 tarihinde Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/304 Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açıldığını ve ödeme yasağı kararı alındığını, ayrıca müvekkil şirket tarafından hem çek keşidecisine hem de kendinden önceki cirantalara bu durumun bildirildiğini, daha sonra ... A.Ş., Çapa/istanbul Şubesine ait keşidecisi ... Tic. Ltd. Şti. olan, Seri No: ..., Iban No: ..., Vade Tarihi: 30/06/2018 ve 15.000,00-TL bedelli çekin 02/07/2018 tarihinde ... A.Ş. tarafından ibraz edildiğini ve banka tarafından ''Ödeme Yasağı kararı olduğu için işlem yapılamamıştır'' şerhi düşerek banka çek aslını ... A.Ş.’ye geri verdiğini, bu durum üzerine ödeme yasağı olduğunu öğrendiği halde .... A.Ş. vekili aracılığı ile İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/804 D.İş dosyası ile ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalıların müvekkil şirket ile hiçbir ilgi ve alacağının olmadığını, çek keşidecisi ... Tic.Ltd.Şti. yapılmış olan icra takibi sonucu çek bedelini icra tehdidi altında davalı ... AŞ.'ye ödemek zorunda kaldığını, müvekkil şirketin mağdur olup zarar gördüğünü ve tüm bu nedenlerle çek bedeli olan 15.000,00-TL'nin fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile dava konusu çekin vade tarihi olan 30/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalıların malvarlığına tedbir konulmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle; ... ile müvekkil arasında 28/02/2018 tarihli Faktoring Sözleşmesi imzalandığını ve faktoring işlemleri çerçevesinde müşteri tarafından ... Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen 26/02/2018 tarihli ... numaralı 17.700,00-TL'lik faturanın 15.000,00-TL'lik kısmının müvekkile temlik edildiğini, temlike ilişkin olarak ... A.Ş.'ye ait 30/06/2018 tarih ve 15.000,00-TL bedelli çekin müvekkile ciro edildiğini, söz konusu çekin süresinde ibrazı neticesinde çeke dair mahkeme kararı olduğu gerekçesi ile ilgili banka tarafından ödeme yapılamadığını, çekin bu sebeple tahsil edilememesi durumunda çeke konu tutarın tahsili zımnında hamil olarak çekin yasal takibe aktarılmasında müvekkilinin engelleyici herhangi bir düzenleme bulunmadığı gibi çek bedelini ödemeyen davacının müracaat borçluları ile arasındaki def'î ve itirazlarını müvekkiline yöneltmesinin mümkün olmadığını, tedbir mahiyetinde ödeme yasağı kararı verilmesinin yalnız başına davacı tarafın haklı olduğunu göstermediğini, müvekkilinin tabi olduğu 6361 sayılı Kanuna göre faturaya dayalı ticari alacakların faktoring şirketlerince iktisabı mümkün olduğundan müvekkili tarafından tüm işlemlerin usulüne uygun şekilde gerçekleştirildiğini, bu kapsamda müvekkili ile ...'ın arasında herhangi bir ilişkinin bulunmadığının yalan beyandan ibaret olduğunu ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... davacı şirketin hamili olduğu çekin çalındığı ve sahte ciroyla takibe konulduğu iddiasıyla işbu davayı açtığı, yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacı şirketin davalı ... ile ticari ilişkisi ve borcunun bulunmadığının tespit edildiği ayrıca davalı ...'ın da mahkememizdeki beyanında bu durumu doğruladığı anlaşıldığından davalı ... Bal yönünden davanın kabulüne, davalı ...Ş.'nin çeki edinme sebebini ispat ettiği ve çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 792'nci maddesi göz önünde bulundurulduğunda davalı ...'nin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat olunamadığından davalı ... yönünden davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı Müvekkil ... Tic. Ltd. Şti., tarafından aşağıda dökümü verilmiş olan 2 adet çek ... Tic. A.Ş. İsimli müşterisine teslim edilmek üzere 26.02.2018 tarihinde ... kargo ... irsaliye Numarası ile gönderildiğini, ancak; gönderilen kargo paketinin Bursa Cumhuriyet şubesinden İstanbul Türksan şubesine sevki sırasında, ... Mahallesi ... Sk. ... Merkezi önünde ... Kargoya ait aracın camının kırılması suretiyle içindeki paketler çalındığını, bu durum yani kargo aracının gasp edildiği hususu ek olarak mahkemeye sunulan ... kargo tarafından 28.02.2018 tarihli yazı ve ... Kargo çalışanı ... (T.CNO:...) Avcılar Polis Merkezi Müracaat tutanağı ile davacı müvekkil şirkete bildirildiğini, iş bu durum üzerine davacı müvekkil şirket, 02.03.2018 tarihinde Bursa (2.) Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/304 Esas sayılı dosya ile her iki çekinde gasp edilerek çalındığı ve kötü niyetli 3.Kişilerin eline geçmesi ve davacı müvekkil şirketin zarar görme ihtimaline binaen çek iptali davası açıldığını, Bursa (2.) Asliye Ticaret Mahkemesince her iki çek ile ilgili tedbiren ödeme yasağı kararı verilmiş olduğunu, ödeme yasağı kararı ilgili bankalara hemen bildirildiğini, davacı müvekkil şirket tarafından hem çek keşidecisine hem de kendinden önceki cirantalara bu durum ayrıca bildirildiğini, davalılar ... - ... A.Ş.'nin davacı müvekkil firma ile hiçbir ilgi ve alakaları ve tanışıklığı olmadığını, hiçbir ticari alışveriş yapılmadığını, davacı müvekkil firmanın davalılara hiçbir borcu olmadığını, davacı müvekkilin, davalılar ile hiçbir ilişkisi olmadığını, davalı ... Faktoring ' 26.02.2018 Tarih, Seri ... -No:... nolu ve -15.000-TL bedelli nakliye bedeli olarak davacı müvekkil adına kesilmiş olduğunu iddia ettiği faturayı mahkemeye sunulduğunu, iş bu faturaya istinaden dava konusu çeki aldığını, 28.02.2018 Tarihli Faktoring sözleşmesi yaptığını iddia ettiğini, ancak; Davacı müvekkil şirketin iddia edilen bu fatura ile kesinlikle ilgi ve alakasının olmadığını, davacı müvekkilin bilgisi dışında sahte fatura düzenlendiğini, bu sunulmuş olan faturaya itiraz ettiğini, mahkemece davalı ....'nin çeki edinme sebebini ispat ettiğini ve çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 792'nci maddesi göz önünde bulundurulduğunda davalı ....'nin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu ispat olunamadığından bahisle Davalı ... faktoring yönünden davanın reddine dair karar vermiş olması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu talep etmiştir. Davalı ... factorig istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının ciddiyetten uzak olduğunu, ...'ın iddialarına yönelik ise yargılama süresinde davaya iştirak etmediğini, son celse hayatın olağan akışına aykırı şekilde kaşenin Temel Kaya ismi kişide olduğunu iddia ettiğini, ...'ın çekten şahsen sorumlu olduğunu, şirket adına imza atmadığını, borçtan kurtulmak kastıyla bu şekilde beyanda bulunduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının onanmasını talep etmiştir. Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; Yaşadığı mahallede 20 gündür Covid sebebiyle karantina olduğunu, bu yüzden istinaf dilekçesini süresinde veremediğini, inceleme yapılırken bu hususun dikkate alınması gerektiğini, dava konusu çeklerin dava dışı çekle herhangi bir ilgi ve alakasının olmadığını, çeki ... isimli şahıstan aldığını, ... tarafından kendisi tarafından şirket kurdurulduğunu, mağdur edildiğini, davacı şirketle herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını, çek üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını, çeki kendisinin factoring şirketine devretmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili davalı ...'ın istinaf dilekçesine karşı verildiği cevap dilekçesinde; cevap dilekçesinin süresinde verilmediğini bu yüzden kabul etmediklerini, davanın dosya kapsamında ispat olunduğunu, dosyadaki bilirkişi raporuyla da davanın ispatlandığını belirterek ... tarafından verilen dilekçenin reddine karar verilmesini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; icra takibine konu edilen çekin davacıya ait olduğu ve elinden rızası dışında çıktığı ve icra takibine konu edilen çekin dava dışı keşidecisi tarafından ödenmesi nedeniyle çek bedelinin keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller çerçevesinde davanın kısmen kabulü ile 15.000 TL nin davalı ...'dan tahsiline, diğer davalı yönünden ve fazlaya ilişkin istemler yönünden davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça davalı ... faktoring yönünden davanın reddine ilişkin kısma yönelik istinaf isteminde, davalı ... tarafından kendisi yönünden davanın reddi gerektiği yönünde istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalı ...'ın istinaf başvurusunun süreside olup olmadığı, diğer davalı .... Nin çeki iktisabında kötü niyetli olup olmadığı, 6361 sayılı Yasa'nın ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in kendisine yüklediği sorumluluklarının yerine getirilip getirilmediği noktasındadır.Gerekçeli karar davalı ...'a 09/12/2020 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı tarafça istinaf yasa yoluna süresinden sonra 25/12/2020 tarihinde başvurulmuştur. Davalı tarafça her ne kadar ikamet ettiği Trabzon ili, ... ilçesinin Adacık-baltacı mahallesinde 20 gündür karantinaya alındığı, bu sebeple süresinde istinaf başvurusu yapamadığını, istemeden süreyi kaçırdığını, itiraz süresi açısından bu hususun dikkate alınmasını istemiş ise de; iddiası yönünden istinaf için belirlenen sürede Adacık-baltacı köyünde kaldığı, bu bölgenin karantinaya alındığı ve karantina süresince kendisinin bu yerden ayrılamadığına ilişkin herhangi bir evrak dosyaya sunmadığı, gerekçeli kararın kendisine tebliğ edildiği adresin ise karantina bulunduğunu iddia ettiği adres olmayıp ... mahallesi ... ... sk. No:... iç kapı no:.. Ortahisar/Trabzon olduğu anlaşılmaktadır. Davalı talebinin 6100 sayılı HMK 95 vd, düzenlenen eski hale getirme mahiyetinde olduğu, aynı yasanın 97. Maddesi gereği "Dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emareleri gösterilir." düzenlemesi bulunduğu davalının yasada belirtilen şeklide herhangi bir delil ve emare sunmadığı anlaşılmakla davalı ...'ın eski hale getirme talebinin reddine ve buradan varılan sonuca göre süresinde yapılmayan istinaf başvurusun reddine karar vermek gerekmiştir.Davacının iddiası takibe konu çek ile birlikte bir adet daha çekin müşterisine teslim edilmek üzere ... Kargo'ya verildiğini, ... Kargonun aracının camı kırılarak gönderinin çalındığını, kendisinden sonraki ciranta ile her hangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, çeki takibe koyan davalı Faktoring şirketinin kötü niyetle çeki iktisap ettiği, çeki iktisap ederken yasal olarak yapması gereken yükümlülükleri yerine getirmediği sebeplerine dayanmaktadır. Dosyada toplanan deliller; davacı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ve diğer deliller ile davacının 2 adet çekin yetkili hamili olduğu, çeklerin gönderim aşamasında ... aracından çalındığı, ... yetkilisi ... şikayeti üzerine cezai soruşturmanın yapıldığı Küçükçekmece C.Başsavcılığının 2018/12816 soruşturma dosyasından 07/03/2018 tarihinde daimi arama kararı verildiği belirlenmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde keşidecisinin dava dışı ... Ltd. Şti, lehdarının ... Ltd.Şti, bedelinin 15.000,00 TL, keşide tarihinin 30/06/2018, ... Çapa şubesine ait olduğu, çekin ilk cirantasının lehdar ... Ltd. Şti., sonraki cirantanın ... Ltd.Şti., sonraki cirantanın davacı ... Ltd.Şti., sonraki cirantanın Davalı ... ve son ciranta ve hamilin davalı ... A.Ş olduğu görülmektedir. Bahsi geçen çekin İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. Sayılı dosyası ile takibe konu edildiği, takipte alacaklının İş Faktoring A.Ş, borçluların ..., ...
Ltd.Şti, ... Ltd.Şti, ... Ltd.Şti, ve davacı ... Ltd.Şti. olduğu, dosya borcunun keşideci ... Ltd.Şti, tarafından ödendiği ve dosyadaki tüm meblağın davalı ... A.Ş vekiline ödendiği görülmektedir. Davacı tarafça kendisinden sonraki ciranta ve son hamil davalının çekin iktisabında kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu ileri sürülmüştür. TTK'nın 792. Maddesine göre; çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çek üzerinde yapılan incelemede ciro silsilesinin görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.Davacıdan sonraki ilk ciranta olan davalı ... hakkında verilen davanın kabulüne dair İDM kararının süresinde istinaf edilmediği tespit edilmiş olmakla inceleme bu cirantadan çeki devralan davalı ... Faktoring hakkında verilen red kararına yönelik davacı istinafı yönünden yapılmıştır. Davalı faktoring işiyle iştigal etmekte ve dava konusu çeki faktoring işlemi nedeniyle elinde bulundurmaktadır. Mahkemece faktoring şirketi hakkında; çeki edinme sebebini ispat ettiği, ve çekte ciro silsilesinin düzgün olduğu, faktoring şirketinin çeki iktisabında kötü niyet veya ağır kusurunun ispat edilmediği gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki davalı ...'dan 28/02/2018 tarihli faktoring sözleşmesiyle temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok faktoring şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir. Somut olayda: Davalı Faktoring şirketinin sunduğu faktoring evrakları arasındaki davalı ... tarafından tanzim edilen faturanın davacı ticari defterlerine kayıtlı olduğuna dair bilirkişi raporunda bir veri bulunmadığı, davalı ...'ın 06/10/2020 tarihli duruşmadaki beyanlarında da davacı ... Ltd. Şti.ne bir iş yapmadığını beyan ettiği, dolayısıyla davacı ile davalı ... arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı anlaşılmaktadır. Davacının bu şekli ile iddiası çekin bedelsiz kaldığına ilişkindir. Çekin bedelsiz kaldığı iddiası şahsi def'i olup, TTK 687 ve 6361 sayılı yasanın 9/3. maddesi uyarınca bile bile borçlunun zararına hareket ettiği kanıtlanmadığı sürece iyi niyetli yasal hamil faktoring şirketine karşı ileri sürülemez. Davalı, çekte 5. ciranta olup, ciro silsilesi şeklen düzgün olan çekleri, fatura ibrazı karşılığı, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/304 E. Sayılı dosyasından ödeme yasağı karar tarihi olan 07/03/2018 tarihinden önce, 28/02/2018 tarihinde çek teslim bordrosu ile teslim aldığı anlaşılmaktadır.Davalı tarafın Faktoring şirketi olması nedeniyle faturaya dayalı olarak alacağı temlik alırken 6361 sayılı kanun ve BDDK'nın kararları uyarınca gerekli araştırmaları yapmak zorunda olup gerekli araştırmalardan birisinin de çek keşidecisinden ve fatura borçlusundan teyit almak olduğu, buna rağmen davacıya ve dava dışı çek keşidecisine başvurup teyit alma işlemini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından gerekli istihbarat çalışmasının yapıldığına dair delil ortaya konulmamış, alacağın dayanağı olarak sadece fatura sunulmuş, fatura konusu hizmetin alındığına yahut önceki cirantadan teyit alındığına dair herhangi bir beyan ve delil sunulmamıştır. Davalı ...'ın şahsi bir işletmesi bulunup bulunmadığı, mali gücünün ne olduğu konusunda gerekli araştırma yapılmadan 1.000.000,00 TL limitli faktoring sözleşmesi imzalanmış olması, davalının faktoring işlemleri ile iştigal eden tacir olup yaptığı işlemlerde yönetmelik hükümlerine titizlikle uyması gerektiği ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlık konusu çeki iktisabında ağır kusurlu bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Davalı elinde bulundurduğu çeki TTK 792. Maddesi gereği ağır kusur ile iktisap etmesi nedeniyle davacıya iade etmesi gerekirken çek bedelini tahsil etmiştir. Bu davalı yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı ...'ın istniaf isteminin HMK'nın 345. Maddesince iki haftalık süre içerisinde istinaf talebinde bulunulmadığından reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.