7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/2049 E. , 2024/1832 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mahalle, 963 ada 45 parselde kayıtlı taşınmazda 332/2400 payı bulunduğunu, davalı tarafından 28.07.2017 tarihinde taşınmazdan pay satın alındığını, satışın Nazilli 1. Noterliği'nin 6150 yevmiye numaralı 20.10.2017 tarihli ihtarnamesi ile bildirildiğini, ihtarnamenin müvekkiline 24.10.2017 tarihinde ulaştığını ileri sürerek müvekkilinin ön alım hakkı nedeniyle davalıya ait taşınmaz hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiş, 19.04.2018 tarihli dilekçesi ile dava sebepleri yönünden dava dilekçesini ıslah ederek, gerçek satış bedelinin 150.000,00 TL olduğunu, bu bedelin depo edilmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ederek bedelde muvazaa yapıldığını ileri sürmüştür.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu parselin değerinin tapu kayıtları ile belli olduğunu, satış değeri ile tapu harç ve masraflarının davacı tarafça depo edilmesi halinde taşınmazdaki davalıya ait hisseyi devretmeye hazır olduklarını, davayı kabul eden müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediği için masraf ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu kayıtları incelendiğinde taşınmaz üzerinde paylı mülkiyet bulunduğu ve davalının satış işlemi sonucunda hisse sahibi olduğu, bu durumda davacının yasal önalım hakkının doğduğu, bilirkişilerce belirlenen değerin satış bedeli ile uyumlu olduğu, dinlenen tanık beyanlarının görgüye dayalı olmadığı gibi duyuma dayalı ve çelişkili olduğu, davacının bu delillerle bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne; dava konusu taşınmazın davalı ...'a ait 2657/3600 payın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tesciline, mahkeme veznesine depo edilen 408.000,00 TL nin kararın kesinleşmesi ile davalıya verilmesine, depo edilen bedelin vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
1.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dinlenilen tüm tanıkların satışın muvazaalı olduğunu, bedelin yüksek gösterildiğini beyan ettiklerini, dosyaya sunulan dekontların taşınmazların toplam alım bedellerinin oldukça altında olduğunu, keşif sonrası hisse bedeli 415.402,00 TL olarak belirtilmiş ise de keşfe ve rapora itirazlarının bulunduğunu, taşınmazdaki m² çekmeleri düşünüldüğünde hesaplamanın çok yüksek olduğunun ortaya çıkacağını, yeniden rapor alınmasını talep etmiş iseler de talepleri oluşmadan hüküm kurulduğunu, müvekkilinin satışla ilgili olarak savcılık dosyası da bulunmakla birlikte savcılık dosyasının incelenmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının bu taşınmazı daha dava açarken veya davayı açtıktan kısa süre sonra ... adlı kişiye sattığını, yatırılan 408.000,00 TL'yi bu kişiden aldığını, davacının geri alacağı payı dava sonuçlanmadan ... adlı kişiye satarak aslında önalım hakkının kendisine sağladığı bu hakkı kötüye kullanarak hukuki amacı dışında davrandığını, davacının hukuki yararının taşınmazı devrettiği, devir için protokol yaptığı anda sona erdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve görgüye dayalı olmayan tanık beyanları ile bedelde muvazaa iddiası ispatlanamadığı, tapu kayıtlarının incelenmesinde davacının dava konusu taşınmazdaki paydaşlığının devam ettiği, böylelikle dava açmakta aktif husumet ehliyetinin ve hukuki yararının bulunduğu, istinaf kanun yoluna başvuranların dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak hükmün bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde yer alan nedenlere dayanarak hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurularının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.