20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/625 - 2024/928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2021
NUMARASI : 2020/59 E. - 2021/357 K.
ASIL DAVADA
GEREKÇE
1.Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, ticaret unvanının terkini, manevi tazminat ve hükümsüzlük istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarının asli unsurunun "..." ibaresinden oluştuğu, yine kapsamlarındaki 41 ve 43.sınıf hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğu, dava konusu davalı markalarının tescil tarihlerinin üzerinden beş yıllık süre geçmediğinden hükümsüzlük davası açılması için gereken hak düşürücü sürenin dolmadığı, dolayısıyla marka hükümsüzlüğüne karar verilmesi bakımından yasal şartların oluştuğu, davacının, davalının ticaret unvanının tescil edildiği 18.09.2013 tarihinde, "..." ibaresi üzerinde, tescilli markadan (marka başvuru tarihi 21.02.2014) ve/veya bir başka sınai haktan kaynaklı üstün ve öncelikli bir hakkı bulunmadığından unvan terkini talebinin reddinin usul ve yasaya uygun olduğu, davalının "... Eğitim Kurumları Limited Şirketi" ibareli ticaret unvanının 18.09.2013 tarihinde tescil edildiği ve ticaret unvanının, markasal kullanımı aranmaksızın tescil edildiği biçimde kullanılmasının dahi davalı yönünden önceki tarihli kullanım sayılacağı, bunun yanında davalının 25/09/2013 tarihli "anaokulu faaliyetlerinde kullanılmak üzere" yaptığı kira sözleşmesini ve faturaları ticaret unvanı ile imzaladığı, davalı tarafından www...com alan adının 24.12.2013 tarihinde alındığı, yine MEB Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün 15.07.2014 tarihli ve 2989794 sayılı yazısı ile davalı şirkete "..." ismiyle 2013-2014 yıllarında anasınıfı ve ilkokul açma izni verildiği gözetildiğinde, davalının "..." ibaresi üzerindeki kullanımının davacının marka başvurusundan önceye dayandığı, kaldı ki bir an için aksi düşünülse dahi Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.06.2012 tarih, 2010/8788 Esas, 2012/10516 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, marka hakkı sahibinin, hareket tarzı ile hakkın ihlaline zımnen müsaade ettiği hallerde, markayı uzunca bir süre izinsiz kullanan kişinin bu kullanımına artık karşı çıkamayacağı, hukuka aykırı davranışın önlenmesine veya hukuka aykırı duruma son verilmesine ilişkin talebin kullanılmasını çok geciktiren kimsenin MK'nun 2. maddesinde anlamını bulan dürüstlüğe aykırı davranıp davranmadığının değerlendirilmesi gerektiği, zira, haklı başka bir gerekçe olmadığı sürece, uzun süre tecavüze sessiz kalarak üçüncü kişiler nezdinde güven yaratan kişilere dava açma hakkının tanınmaması gerektiği, buna göre somut olayda davalı şirketin 2014/40774 sayılı markasının başvuru tarihinin 14/05/2014, 2014/67197 sayılı markasının başvuru tarihinin 14/08/2014 olduğu, ...'nun 2014 yılında açıldığı, davacının ilk kez 31/08/2016 tarihli ihtarnameyi keşide ederek davalıdan marka kullanımına son verilmesini istediği, bu ihtardan sonra 19/02/2020 tarihinde işbu dava açılana kadar davacının davalıyı marka kullanımından men etmediği, davalı ile aynı sektörde faaliyet gösteren tacir sıfatını haiz davacının daha önce davalı markalarından haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı ve davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğradığına ilişkin mahkeme gerekçesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2.Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gelince;
HMK'nın 110. maddesi uyarınca davacının, aynı davalıya karşı birden fazla asli talebini, aynı dava dilekçesinde ileri sürmesi mümkün olup bu duruma davaların yığılması (objektif dava birleşmesi) denilmektedir. Böyle hallerde, her bir asli talep yönünden ayrı ayrı yargılama giderlerinin ve bu kapsamda vekalet ücretinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda da marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, ticaret unvanı terkini, manevi tazminat ile ayrıca davalı markalarının hükümsüzlüğü talep edilmiş olup, kural olarak vekille temsil olunan davalı yararına reddedilen her bir asli talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, mahkemece tek vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda Dairemizce, ilk derece mahkemesince kurulan hükmün esasına ilişkin bir değişiklik yapılmayıp, sadece feri nitelikteki vekalet ücretine ilişkin kısım için yeniden hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesinin kararının verildiği tarihte geçerli bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınmış ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm, asıl ve birleşen davada davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2020 tarih ve 2019/207 Esas - 2020/199 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Asıl davanın KISMEN KABULÜNE,
4.Davalı adına tescilli 2018/77258, 2016/26493, 2014/40774, 2014/67197 sayılı markaların 41. ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
5.Davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve kaldırılması yönündeki taleplerinin reddine,
6.Davacının davalıya ait ticaret unvanının terkini yönündeki talebinin reddine,
7.Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
8.Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 170,78.TL harcın mahsubu ile bakiye 256,82.TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
9.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre hükümsüzlük davası yönünden 5.900,00-TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen maddi olmayan talepler yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre 5.900,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen manevi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre 5.900,00- TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
12.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 5.100,00.TL bilirkişi ücreti, 269,50.TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 151,00.TL tebligat ve posta masrafı, 220,70 istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 5.741,20.TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek 2.870,60.TL.'ye 170,78.TL peşin harç, 54,40.TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 3.095,78.TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
13.Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 750,00.TL bilirkişi ücreti istinaf aşamasında yapılan 68,40 TL posta ve tebligat masrafı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.039,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 519,55 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
14.Birleşen davanın KABULÜNE,
15.2018/77265, 2018/77250 sayılı markaların 41. ve 43. sınıf mal ve hizmetler yönünden ayrı ayrı hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine,
16.İşbu dava dosyası mahkemenin 2020/59 esas sayılı dosyasından tefrik edilip yine aynı dosya ile birleştirildiğinden ve asıl dosyada vekalet ücreti takdir edildiğinden tekrar vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
17.Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20.TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
18.Birleşen dava yönünden davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yatırılan 54,40.TL peşin harç, 54,40.TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 108,80.TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
19.Birleşen dava yönünden davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına
20.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
21.Davalıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
22.Davacıdan alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
23.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/05/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.