11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3905 E. , 2011/14714 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 4/06/2009 tarih ve 2008/1440-2009/634 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olup dava konusu meblağ 14.200 TL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek dava dosyası için Tetkik Hakimi .... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...Ş.'nin 1997 yılında kurulduğunu, tek imza yetkilisinin diğer davalı ...olduğunu, Jetpa grubunun Almanya’da dava dışı şirketler kurduğunu ve bu şirketlerinde tek imza yetkilisinin de ...olduğunu, yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu bulunan davalı şirkete aktarılmasında kullanıldığını, Almanya ve Liechtenstein’da kurulu şirketler aracılığıyla yatırılan paraların tamamının geri ödenebileceği ve karşılığında yüksek oranlarda faiz verileceği güvenceleri ile milyonlarca DM para toplandığını, davacının da Jetpa International Marketıng and Tradıng AG’ye ortak olmak üzere 5.000 DM tutarında ödeme yaptığını ve kar payı ortaklık sertifikası talep formu adı altında bir belge verildiğini, sonrasında ise ortaklık sözleşmesi isimli bir belge verilmek suretiyle istenildiğinde kar payı ile birlikte geri ödeneceğinin vaat edildiğini, ihtarnameye rağmen paranın davacı tarafa ödenmediğini, yurt dışında paravan şirketler tarafından toplanan paraların Türkiye’de davalıların hesaplarına aktarıldığını, sebepsiz zenginleşen davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, ...hakkında açılan ceza davasında mahkumiyet kararı verildiğini ileri sürerek, toplam 5.000 DM karşılığı 5.463,15 TL’nın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının dava dışı Jetpa International Marketing and Tradıng AG ‘ye sessiz ortak olduğunu ve bu şirkete para verdiğini iddia etmesi nedeniyle davacı ile davalılar arısında ticari yada hukuki ilişki bulunmadığından davalılara husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece ,iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkete para yatırmadığı, ödemeyi yaptığı Jetpa AG firmasından talepte bulunabileceği gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalı ...’ün tek imza ile yetkilisi olduğu Jetpa Grubu’nun Almanya’da Jetpa International Marketing and Trading GmbH’ni, Liechtenstein’da Jetpa International Marketing and Trading AG’ni kurduğunu, adı geçen şirketler aracılığı ile yurt dışında toplanan paraların Türkiye’de kurulu olan davalı ... AŞ’ne aktarılmak suretiyle davalıların şahsi hesaplarına aktarıldığını, davacıdan da aynı usulle Jetpa International Marketing and Trading GmbH tarafından tahsilat makbuzu isimli belge ile alınan paranın ihtarnameye rağmen iade edilmediğini iddia ederek, taraflar arasındaki mevzuata aykırı kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne, 5.000 DM karşılığı olan 5.463,15 TL’nın avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, sanıklar arasından davalı ...’ün de bulunduğu Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinde 2002/614 E numarası ile açılan davada adı geçen sanığın mahkûmiyetine karar verildiğini iddia ederek, ceza mahkemesi kararını, yargılama sırasında da o dosyada alınan bilirkişi raporunu dosyaya sunmuştur. Bakırköy 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/614 E, 2006/359 K sayılı dosyasında, “Jetpa Holding AŞ’ne ait hisselerin büyük kısmına Jetpa GmbH’nin sahip olduğu, Jetpa AG’nin de Jetpa GmbH’nin hisselerinin büyük kısmına sahip olduğu” tespitinden sonra “sanık ...’ün yurt dışındaki Jetpa GmbH şirketinin sessiz ortaklarından topladığı paraları, ortak olduğu Jetpa Holding AŞ’ne sermaye taahhüdünü yerine getirmek için Türkiye’ye aktardığı, Jetpa Holding AŞ’nin de bu paraların hisse alımından dolayı borçlu göründüğü ... ve ...’a borçlarını ödemek üzere kullandırıldığı, ...’ün yurt dışından topladığı ve çeşitli hesaplar yardımı ile yurt içinde Holding hesabına geçirdiği paraların bir kısmını değişik şirketlerine kullandırdığı ve bir kısım paraları da şahsi hesaplarına geçirdiği, tüm bu şirketlerin tek imza yetkilisinin sanık ... olduğu, Jetpa AG’nin tasfiye işleminin başladığı ve mahkemece iflasının kabul edildiği, Jetpa GmbH şirketinden Türkiye’ye büyük oranda döviz getirdiğinin belirlendiği, sanık ...’ün broşürler ve ortaklara yazdığı mektuplarla hileli, milli ve dini duyguları kullanarak aldatıcı hareketlerde bulunduğu, ilk başlarda müştekilere kâr payı şeklinde yapılan ödemelerin de bir aldatmaca olduğu, gerçekte müştekilere kâr payı ödemediği, sanık eyleminin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu” gerekçesiyle sanık ...’ün mahkumiyetine karar verildiği, ancak kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. İşbu dava dosyası içine sunulan Dairemiz kararlarında bahsi geçen ceza mahkemesi kararı ve bilirkişi raporu mahkemece tartışılmamıştır. Tarihsiz, tahsilat makbuzu isimli belge ile 5.000 DM tutarın dava dışı Jetpa International Marketing and Trading GmbH firmasına yatırıldığı, anılan şirketin ticaret sicil kaydının terkin edildiği, diğer Jetpa AG firmasının ise iflasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının davalı ile davalı şirkete ödemede bulunmadığı, dava dışı şirketle sessiz ortaklık diye nitelendirilen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu, davalılarla ortaklık ilişkisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumetten reddine karar verilmiş ise de davacının akdi ilişki kurduğu şirkete müracaat edilmesinin sonuçsuz kalacağının bilinebilecek olması durumunda, davacının doğrudan davalılar aleyhinde dava açmasını kabul etmek gerekir. Mahkemece, BK’nun 53.maddesi gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi vakıaların hukuk hakimini de bağlayacağı gözetilerek, ceza mahkemesi tarafından verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşmesi halinde, tespit edilen maddi vakıaların neler olduğu; ceza mahkemesi kararının kesinleşmemesi halinde, taraf vekillerine kanıtlarını sunması için süre verilerek, sunulacak kanıtlar ile ceza mahkemesi dosyasındaki tüm belgeler birlikte incelenmek ve gerektiğinde uzman kişilerden oluşan heyetten bilirkişi raporu alınarak, davacının uğradığını iddia ettiği zarardan davalıların sorumlu olup olmayacağının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.