11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/3044 E. , 2011/14648 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/12/2009 tarih ve 2009/226-2009/526 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerin davalı bankanın Adana/Koruköprü Şubesi’ndeki iki ayrı hesaplarından internet bankacılığı yoluyla işlem yaptıklarını, 16.02.2005 günü hesaba girmek istediklerinde şifrenin yanlış olduğu bilgisini aldıklarını, banka görevlilerini arayıp yeni bir şifre alıp hesapları kontrol ettiklerinde hesaptaki tüm döviz, fon ve hazine bonolarının ...Caddesi Şubesi’ndeki tanımadıkları ...adlı kişinin hesabına havale yapıldığını öğrendiklerini, banka ile irtibata geçilerek 100.000 TL’nin ilgilinin hesabında bloke edildiğini, 57.000 TL’nin ise Selahattin Çıtak hesabına aktarıldığının anlaşılması üzerine de bu kişinin hesabındaki 47.000 TL’nın bloke edildiğini, hesaptan transfer edilen 197.000 TL’den halen 43.500 TL’nin ödenmediğini, müvekkillerinin internet bankacılığı yolu ile havale limitinin 25.000 TL ile sınırlı olmasına rağmen ...adlı kişiye ödeme yapılırken havalenin kimden yapıldığının sorulmadığını, işlemin başka bir IP numarası ile gerçekleştirildiğini, davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek 43.500 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma yürütüldüğünü ve sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacıların 17.02.2005 tarihli belge ile yapılan işlemlerden dolayı bankayı ibra ettiklerini, bankanın sisteminin yeterli güvenlik unsurlarına sahip olduğunu, ayrıca güvenlikle ilgili olarak sürekli müşterilere bilgi verildiğini, kişisel bilgilerin 3. kişilere deşifre edilmesinden kaynaklanan zarardan davacıların sorumlu olduklarını, havale öncesi müvekkili bankanın telefonla aranarak işlem limitinin artırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; Dairemizce verilen bozmaya uyularak, davacıların davalı bankanın Adana K. Köprü şubesindeki hesaplarından interaktif bankacılık üzerinden girilmek suretiyle 16.02.2005 tarihinde TL, döviz, hazine bonosu ve fon bozdurma suretiyle 197.000,00 TL'sinin başka şahısların hesaplarına aktarıldığı, davacıların hesabından aktarılan paradan 43.500,00 TL'nin davacılara iade edilmediği, usulsüz olduğu iddia edilen işlemlerin, davacıların katılımı olmaksızın yapılması olasılığının çok zayıf olduğu, zira dava konusu işlemlerin yapılabilmesi için internet + call center bilgilerinin banka sistemi üzerinden değil ... ve ... üzerinden kendi katılım veya kusurları sonucu temin edilmesi ile gerçekleştirilebileceği, davacıların da kusurlu olduğu, davalı bankanın ise SMS yolu ile cep telefonuna tek kullanımlık şifre gönderilmesi sistemine olay tarihinde sahip olmadığı, bu durumda davacıların ve davalı bankanın %50'şer oranında kusurlu ve sorumlu oldukları gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 21.750,00 TL alacağın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak anılan bedelin 19.250,00 TL'sinin davacı ...'ya, kalan 2.500 TL'sinin ise davacı ...'e verilmesine fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.