Esas No
E. 2021/22070
Karar No
K. 2024/6413
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2021/22070 E.  ,  2024/6413 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2017/463 E., 2019/192 K.
SUÇ: Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2013/352 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.03.2013 tarihli ve 2012/1347 Esas, 2013/352 Karar sayılı kararının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin, 05.06.2017 tarihli ve 2017/1026 Esas, 2017/13097 Karar sayılı kararıyla özetle; sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi zorunluluğu nedeniyle bozulmasına ve 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.

3.Şanlıurfa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2017 tarihli ve 2017/763 Esas, 2017/624 Karar sayılı kararıyla, sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (L) bendi kapsamında kalma ihtimaline binaen delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 5235 sayılı Kanun’un 11 inci ve 12 nci maddeleri ile 5271 sayılı Kanun'un 3 üncü, 4 üncü ve 5 inci maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.

4.Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.10.2017 tarihli ve 2017/615 Esas, 2017/337 Karar sayılı kararıyla suç yerinin İzmir ili Karşıyaka ilçesi olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yetkisizlik kararı verilerek dava dosyası Karşıyaka Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.

5.Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2017/463 Esas, 2019/192 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ...'nin Temyiz Sebepleri Katılanın zararını giderip uzlaşmak istediğine ilişkindir.
B. Sanık ...'ın Temyiz Sebepleri Cezanın isabetsiz olduğuna, hükmü temyiz etmek istediğine ilişkindir.
C. Sanıklar ..., ...

ve ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Sanıklar sabıkasız oldukları hâlde temel cezanın teşdiden belirlenmesinin hakkaniyete uygun olmadığına, katılanın zararı giderildiği hâlde sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, gerekçeli kararda deliller ile sanıkların eylemleri arasında bağ kurulmadığına, mahkûmiyete yeter delil bulunmadığına, sanıklar hakkında beraat kararları verilmesi ya da lehe hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Sanıkların dolandırıcılık suçunu işlemek amacıyla bir araya geldikleri, 14.09.2012 günü katılanı telefonla arayıp kendilerini polis olarak tanıttıkları ve katılana hesaplarına girilip paralarının çekildiğini, bu şahısları takip ettiklerini belirten hileli sözler söyleyerek katılanı kandırıp bankadan çektiği paraları PTT aracılığıyla göndermesini istedikleri, bu kişilerin polis olduklarına inanan katılanın önce 5.000,00 TL'yi, uzlaşma nedeniyle hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilen temyiz dışı sanık ... ’in TC kimlik numarası üzerinden Şanlıurfa PTT'sine havale ettiği, yine sanıkların yönlendirmesiyle 20.000,00 TL’yi hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilen temyiz dışı sanık ...'un TC kimlik numarası üzerinden Şanlıurfa PTT'sine havale ettiği, sanıkların tekrar katılanı yönlendirmeleri neticesinde temyiz dışı sanık ... adına 10.000,00 TL daha göndermesini sağladıkları, katılanın bu şekilde sanıklara 35.000,00 TL para gönderdiği, temyiz dışı sanık ... ’in katılanın gönderdiği 5.000,00 TL'yi aynı gün çekip sanık ...'a verdiği, sanık ...'ın ise parayı sanık ...'a verdiği, İzmir'den dolandırıcılık suçunu işlemek için Şanlıurfa'ya gelen sanık ...'un adına gelen 20.000,00 TL’yi aynı gün Yenişehir PTT müdürlüğünden çekip sanık ...'ın yönlendirmesiyle tanımadığı bir şahsa verdiği, ...’in Yenişehir PTT Müdürlüğünde katılan tarafından adına gönderilen 10.000,00 TL’yi çekemeden başka bir olay nedeniyle yakalandığı anlaşılmıştır.

2.Sanıklar ... ve ...'ın inkâra dayalı savunma yaptıkları, sanık ... ile temyiz dışı sanıklar ... ve ...’ın savunmalarının hem kendileri açısından hem de inkâra yönelik savunma yapan sanıklar açısından kabule uygun olduğu belirlenmiştir.

3.Sanık ...'ın, diğer sanık ...’ı teşhis ettiğine dair Teşhis Tutanağı ve temyiz dışı sanık ... 'in katılan tarafından gönderilen 5.000,00 TL'yi çekip sanık ...'a verdiğini, ...'ın da kendisine 100,00 TL para verdiğini belirtip 100 TL'yi kolluk güçlerine verdiğine ilişkin kolluk tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

4.Katılanın aşamalardaki anlatımları istikrarlıdır.

5.Mahkemece taraflar arasında 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereği uzlaştırma yoluna gidildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, dava dosyasında bulunan Uzlaştırma Raporu'ndan anlaşılmıştır.

6.Sanıkların güncel adlî sicil kayıtları, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak denetlenmiştir. IV. GEREKÇE

1.Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezalarının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğine karar verilmiş ise de adlî para cezasının ödenmemesi halinde izlenecek yöntemin, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 23.01.2018 tarihli ve 2017/12-463 Esas, 2018/20 Karar sayılı kararı uyarınca da bu hususların infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2017/463 Esas, 2019/192 Karar sayılı kararında sanıklar ... ve ... ile sanıklar ..., ... ve ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.05.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.