7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/1269 E. , 2024/1582 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince; davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacılardan ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacılar, davalı adına kayıtlı olan ... Köyü, ... mezrasında bulunan 917 No.lu parselin 1956 tarihinden beri babalarının elinde bulunduğunu, babalarının vefatından sonra kendilerine intikal ettiğini, terörden dolayı 1992-1993 tarihinde köyün boşaltıldığını, valilik tarafından evlerinin ve ahırlarının davalıya verildiğini, taşınmaz üzerinde bulunan ev ve ahırın kendilerine ait olduğunun tespitini ve tapuya şerh yazılmasını talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin Tapulama Mahkemesi tarafından itiraz üzerine yapılan yargılama sonunda verilen hüküm ile 13.01.1988 tarihinde kesinleştiği, Kadastro Kanununun 12/3 maddesi gereğince kesinleşmeden itibaren 10 yıl geçtikten sonra davacıların evlerin kendilerine ait olduğuna, o dönem hazırlanan tutanakların hatalı olduğuna ilişkin açmış oldukları tespit davasında hak düşürücü sürenin geçmiş olduğundan ve artık hukuki yararları olmadığından, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan Abdurrezak Eyüboğlu ve ...
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılardan ... ve ... vekili istinaf başvurusunda, keşif yapılmaksızın karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1956 yılından itibaren müvekkilinin babalarının elinde olduğunu, babalarının vefatından sonra müvekkillerine geçtiğini, tespit kararı verilmesi ile müvekkillerinin bazı asli haklara sahip olacağını, Kadastro Kanunu 12/3 maddesinin bu uyuşmazlıkta uygulanamayacağını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hak düşürücü süre ve hukuki yarar kavramları farklı olup, hak düşürücü sürenin geçmiş olması hukuki yararın yokluğu anlamına gelmeyeceği, dosya kapsamından davalıların murisi ...'e dava konusu parsel ile ilgili “mal varlığına ulaşamama” nedeniyle dava konusu taşınmazdaki yapılarla ilgili tazminat ödenmiş olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın dava konusu yapıların kendisine ait olduğunu tespit ettirmesi halinde tazminat almaya hak kazanabilme ihtimalinin mevcut olduğu, bu nedenle davacıların dava açmakta hukuki yararının bulunduğu kanaatine varıldığı, öte yandan 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesine göre; kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağı, davaya konu muhdesatların kadastro tespitinden önce yapıldığının (dava dilekçesinde 1956 yılından beri var olduğunun) sabit olduğu, kadastro tespitinin 1988 yılında kesinleştiği, eldeki davanın da 2009 yılında açıldığı dikkate alındığında, davanın 3402 sayılı Kanun’un 12/3 maddesi uyarınca yalnızca hak düşürücü süreden reddi gerektiği belirtilerek, davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan Abdurrezak Eyüboğlu ve ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılardan ... ve ... vekili temyizinde, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin hatalı olduğunu, dava konusu yapılara Iğdır Valiliği ilgili Komisyon Başkanlığı tarafından 08.05.2009 tarihinde tazminat ödenmesi kararı alındığını ve davanın da 13.10.2009 tarihinde açıldığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.