Esas No
E. 2021/6705
Karar No
K. 2024/817
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/6705 E.  ,  2024/817 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasında görülen 10 yıllık süre içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar ve asli müdahiller vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir. Dava konusu Osmaniye ili Merkez ilçesi Fakıuşağı Köyü 270 ada 76 parsel (eski 180 parsel) tarla vasfıyla ... adına tapuda kayıtlıdır. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 22.03./2004-22.09.2004 tarihleri arasında ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamaları bulunmaktadır. Dava konusu taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/a maddesi çalışması 22.01.2015 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacılar ve asli müdahiller vekili; dava dilekçesi ve müdahale dilekçesi ile Fakıuşağı Mahallesi 180 parsel sayılı taşınmazın (22/a uygulaması sonucu 270 ada 76 parsel sayılı taşınmaz) 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonrasında davacılar murisi adına tespit edilip, 1960 yılında hükmen murisleri adına tapuya tescil edildiğini, daha sonrasında murisin ölümü ile davacılara intikal ettiğini, halen davacılar adına tapuda kayıtlı olan taşınmazın bulunduğu alanda 2004 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında taşınmazın kısmen orman alanında bırakıldığı belirtilerek Orman İşletme tarafından taşınmazın rızaen teslimini bildiren yazının gönderildiğini belirterek, taşınmazın orman kadastro sınırları içinde kalan kısmına ilişkin tahdidin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kabulüne, dava konusu taşınmaz olan 270 ada 76 parsel sayılı taşınmazın 15.06.2015 tarihli fen bilirkişisi rapor ve krokisinde davalı alan olarak gösterilen 76 nolu parselin 79 nolu Orman Kadastro Komisyonunca orman olarak yapılan tespitinin iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 10.05.2018 tarihli ve 2018/229 Esas, 2018/3649 Karar sayılı ilamı ile Mahkeme kararı bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı doğrultusunda yeniden keşfe gidilmiş, keşif sonrası düzenlenen 20.05.2019 tarihli fen bilirkişisi ve 13.05.2019 tarihli orman bilirkişi raporunda; Osmaniye ili Merkez ilçesi Fakıuşağı Mahallesi Köyiçi Mevkiinde bulunan 11683,76 m2 yüzölçüme sahip tarla vasıflı 270 ada 76 parsel sayılı taşınmazın Orman İşletme Müdürlüğünce 22.03.2004 tarihinde onaylanan orman kadastro dosyasında bulunan OS noktaları koordinat özet çizelgesine göre işleme konu dava konusu parselin koordinatları çizelgeye göre 3402 sayılı Kanun 22/a maddesi çalışması ile oluşan kadastro haritalarına işlenerek yeni oluşan 270 ada 76 sayılı parselin sınırları ile kesişmediği ve ayrıca bilirkişi tarafından yapılan ölçümle teyit edilen, kadastro dosyasındaki koordinatlar ile örtüştüğü ve orman sınırının kadastro sınırını kesmediğinin tespit edildiğinden dava konusu taşınmazın orman tahdidi dışında kalan yerlerden olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar ve asli müdahiller vekilince; davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği, bu nedenle yargılama giderleri ile vekalet ücretinde sorumlu tutulmamaları gerektiği gerekçesiyle temyiz isteminde bulunulmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ve asli müdahiller vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; davacılar ve asli müdahiller vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 14.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu 1086 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog