Esas No
E. 2023/398
Karar No
K. 2024/877
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

SAKARYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/398

KARAR NO: 2024/877

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 13/12/2022

NUMARASI : 2022/632 Esas - 2022/1543 Karar

DAVACI: YEŞİLLER KURUYEMİŞ TİC. VE SAN. LTD. ŞTİ. - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ... - ...
DAVALI: ORIENT SİGORTA A.Ş. - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... - Av. ... - ...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/06/2022
KARAR TARİHİ: 17/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ: 03/06/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafın 10/08/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacının aracının pert olduğunu, davalı sigorta tarafından araç bedeli 184.000,00-TL belirlenerek sovtaj bedeli düşüldükten sonra 22/09/2022 tarihinde davacıya 35.770,00-TL bedel ödendiğini, davacının bedel ödenirken fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu, kasko şirketi olan davalının aracın rayiç değerini belirlerken düşük olarak belirlediğini, dolayısıyla davacının zararının daha fazla olduğunu, fark bedel için davalıya yapılan başvurunun olumsuz sonuçlandığını beyan ederek şimdilik 1.000,00-TL üzerinden aracın rayiç değer tazminatını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa kasko poliçesi kapsamında 184.000,00 TL rayiç bedel üzerinden sovtaj bedeli düşüldükten sonra 35.770,00-TL ödeme yapıldığını, bu kapsamda davacının ibraname verdiğini, ibranameye herhangi bir itirazının olmadığını dolayısıyla davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:

İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE, ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Bir özel hukuk sözleşmesi olan sigorta sözleşmesinde, sigortacının asli edim yükümlülüğü rizikoyu üstlenmek ve riziko meydana geldiğinde sigorta sözleşmesi kapsamında sigorta ettirenin zararını karşılamaktır, sigorta ettiren asli edim yükümlülüğü ise prim ödeme borcudur. Somut olaya bakıldığında müvekkilin kendisine düşen edimi yerine getirmişken davalı yan kendisine düşen sorumluluğa aykırı davranmıştır. Türk Ticaret Kanunun madde 1430'a göre, “Sigorta ettiren, sözleşmeyle kararlaştırılan primi ödemekle yükümlüdür. Aksine sözleşme yoksa sigorta primi peşin ödenir,” açıklanan sebeplere ve vakıalara bakıldığında müvekkilin açık bir mağduriyeti olduğu ortadadır. Zira kendisinden beklenmeyecek tecrübelere ve bilgilere sahip olmadığı için aracının değerinin çok altında bir pert total işlemine tabi tutulması sebebiyle zarara uğramıştır. İşbu sebeple ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu haksız kararın kaldırılması gerekmektedir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.

DELİLLER

Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi 13/12/2022 tarih, 2022/632 Esas - 2022/1543 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosyanın incelemesinde; davacıya ait olup davalı sigorta nezdinde sigortalı olan aracın 10/08/2021 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle pert işlemine tabi tutulduğu, davalı sigorta tarafından araç bedelinin 184.000,00-TL belirlenerek sovtaj bedeli düşüldükten sonra 22/09/2022 tarihinde davacıya 35.770,00-TL bedel ödendiği, kasko şirketi olan davalının aracın rayiç değerini düşük olarak belirlediği, bu nedenle de şimdilik 1.000,00-TL üzerinden aracın rayiç değerinin belirlenerek davalıdan tahsiline karar verilmesi için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olup, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya aittir.

Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.1.maddesinde “Sigorta Bedeli” düzenlenmiş olup, B.3.3.1.1.maddesinde; “Sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almıştır. Sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. " şeklinde düzenlenmiştir. 6102 Sayılı TTK 1409. Maddesine göre "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur." 6102 Sayılı TTK 1459.maddesine göre ise;" Sigortacı, sigortalının uğradığı zararı tazmin eder." 6102 sayılı TTK 1486/1 maddesine göre,

TTK 1459. madde hükmüne aykırı yapılan sözleşmelerin geçersiz olduğu düzenlenmiştir.Poliçe ve riziko tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427/2. maddesi hükmüne göre; "Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur." Kaza tarihinde yürürlükte olan Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesini getirmiştir. Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. (6098 sayılı TBK’nın 132.maddesi) 2918 sayılı KTK'nin hem işletenleri, hem de onların hukuki sorumluluğunu üzerine alan zorunlu mali sorumluluk sigortalarını bağlayan emredici nitelikteki 111. maddesinin 1. fıkrasında bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmaların geçersiz olduğu belirtilmiş 2. fıkrasında ise "Tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir" hükmüne yer verilmiş bulunmaktadır. Görüldüğü gibi madde, ibranamenin iptali için zarar görene yetersizlik, zarar verene de fahişlik iddiası ile iptal hakkı tanımış, iptal sebebi olarak da objektif bir unsur olarak bu yetersizliğin veya fahişliğin açıkça belli olması halini kabul etmiştir. Bu durumdan anlaşılacağı gibi, maddede aşırı yararlanmayı düzenleyen BK'nin 28. maddesinde öngörülen zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmış olması gibi halleri aranmamış diğer bir deyişle sübjektif unsurlara yer verilmemiş, BK’de öngörülen aşırı yararlanmanın şartları aranmaksızın sadece açıkça yetersizlik veya fahişlik objektif unsurunun yeterli olacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, davacı tarafından dava dilekçesinde BK.28. maddeye de dayanılmamıştır. KTK.111. maddenin kasko sözleşmelerinde uygulanamayacağı, davacı tarafından, dava dilekçesinde BK'nin 28. maddesine de dayanılmadığı hususu da dikkate alınarak mutabakatname gereği yapılan ödeme kabul edilirken davacı tarafından herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülüp sürülmediğinin araştırılarak ihtirazi kayıt ileri sürülmediyse davanın reddine karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2016/14093 esas – 2017/6940 karar sayılı ilamı) (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2017 tarih 2016/15159 Esas 2017/8079 Karar sayılı içtihatı, Ankara BAM 21 Hukuk Dairesinin 2020/1467 esas- 2022/907 karar sayılı ilamı)

Eldeki davada; davacı yanca, davalı sigorta şirketince ödenen hasar bedelinin pert total işlemine tabi tutulan sigortalı aracın piyasa değerinin altında kaldığı ve bu nedenle eksik ödeme yapıldığı, ödeme alınırken fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu iddia edilmiş ise de, taraflar arasında imzalanan varlığı inkar edilmeyen 03.09.2021 tarihli "Mutabakatname"de açıkça sigortalı aracın piyasa güncel değerinin 184.000,00 TL olduğu yönünde tarafların mutabık kaldığı, davacının mutabakatnamede yazılı miktarın kendisine ödenmesi kaydıyla davalı şirketi ibra ettiği, aracını hasarlı hali ile sigorta şirketine terk etmek suretiyle aracın satış ve devrini sağlayacak belgeleri ibraz ederek davalı şirkete aracı hasarlı hali ile terk ettiği ve aracın ağır hasarlı olarak işlem görmesini talep ettiği yazılmıştır. Mutabakatnamede tazminat bedelinin nakden ve tamamen ödendiğinin belirtildiği halde araç bedelinin 22.09.2021 tarihinde ödendiği, yapılan ödemeler sırasında davacının herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği dosyadaki evraklardan ve davacı vekilinin 24.10.2022 tarihli yazılı beyanından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen 03.09.2021 tarihli mutabakatname içeriği itibariyle TBK'nın 132.maddesi uyarınca tam bir ibradır. ZMMS kapsamında düzenlenen ibraname olmadığından KTK'nın 111.maddesi uygulanmayacaktır.

Davacı taraf kayıtsız şartsız şekilde ibranameyi imzalamış olup, davacı yanca eldeki davada TBK'nın 28.maddesinde düzenlenen aşırı yararlanma hükümlerine dayanılmamış, zararın tamamının karşılanmadığından bahisle bakiye tazminat talebinde bulunulmuştur. Esasen ödemeyi kabul edip ibraname veren sigortalının müzayaka halinde olduğu da kabul edilemez. Bu durumda açıklanan tüm bu neden ve gerekçelerle yerel mahkemece borcu doğuran sebeplerden olan ödeme ve ibraname uyarınca davanın reddine şeklinde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, hukuki değerlendirme ve varılan sonucun yerleşik Yargıtay İçtihatlarına ve Daire'mizin uygulamalarına da uygun olduğu, yapılan tahkikatın yeterli ve ilk derece mahkemesi gerekçesinin davacının istinaf nedenlerini karşılar nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davacının istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2017 tarih 2016/15159 Esas 2017/8079 Karar sayılı içtihatı). Gerekçeli karar başlığında; davalı vekili adresinin yazılmaması 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir.

Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,

3.Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile kalan 346,90-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

4.İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

5.İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,

6.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

7.6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

8.Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/05/2024 ... Başkan ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Üye ...

(e-imzalıdır)

...

Katip ...

(e-imzalıdır)

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.