17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe davalı yan ile kurulan sözleşme tahtında taşıma muamelesi organize edildiğini, ifası tamamlandığını, davalının almış olduğu hizmet karşılığı navlun bedelini ödemesi gerektiğini, davalı yanca taşımaya konu yükün serbest süresi dahilinde tesellüm edilmemiş olması sebebi ile demuraj tahakkuk edilidğini, müvekkili şirketçe bahse konu demuraj bedeli fiili taşıyan acentesine ödendiğini, müvekkili şirketçe arasındaki sözleşme tahtında taşıtan olan davalının müvekkili şirketin katlanılmak zorunda kaldığı demuraj bedelini tazmin etme yükümlülüğü olduğunu, davalı yan borca itiraz dilekçesinde yükün gemide çıkan yangında hasar gördüğü iddia edildiğini, ikrar teşkil etmemek kaydıyla yükün hasara uğramasının müvekkili şirketin alacağına halel getirmeyecek olması bir yana, aksini kabulde dahi yangın sonucu oluşan hasar durumunda taşıyanın sadece kendi kusurunun varlığı halinde sorumlu olacağını, kusurun varlığını ispat külfetinin ise iddia eden olan davalı üzerinde olduğunu, müvekkili şirket sorumluluğunun taşıma işleri komisyoncusunun sorumluluğu ile sınırlı olduğunu, davalı borçlu tarafından müvekkili şirketçe tanzim ve tebliğ edilen faturalara hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, söz konusu fatura içeriklerinin davalı borçlu tarafından açıkça kabul edildiğini, faturaya dayalı navlun ve demuraj borcunun davalı borçlu yanca ödenmemesi üzerine taraflarınca .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosya nezdinde davalı borçlu yan aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ilişkin olarak yapılan itiraz neticesinde işbu davayı ikame ettiklerini, Mahkemece re’sen dikkate alınacak diğer sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak ve ikrar teşkil etmemek kaydı ile davanın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davanın ... ... .'ye izafeten ve asaleten ... A.Ş.'ye ihbarına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... San. A. Ş.'nin ... Anonim Şirket'i ile ... IMO numaralı ... gemisi ile 1080 paket aktif karbon ve 20 paket 20 inch UDF (filtre)'nin ... Çin'den ... Türkiye Limanı'na taşınması hususunda mutabık kaldıklarını, dava dışı üçüncü şirket ... 'nin müvekkili ile davacı arasındaki taşıma işinin üstlenen ve fiili taşımayı gerçekleştiren firma olduğunu, 20 Haziran 2022 tarihinde ... Terminali R3/2 sahasında tahliye işlemlerinin yapılması sırasında taraflarınca bilinmeyen bir sebepten dolayı gemide yangın çıktığı ve tüm yükün zayi olduğunun anlaşıldığını, söz konusu yangının itfaiye tarafından karadan yapılan yoğun söndürme ve soğutma çalışmaları ile denizden yapılan söndürme ve soğutma çalışmaları sonucunda yangın kontrol altına alınsa da müvekkiline ait aktif karbon ve filtre karbon cinsi eşyaların tamamının tuzlu su aldığı ve zayi olduğunun görüldüğünü, yaşanan hadise sebebiyle söndürülmek amacı ile kullanılan tuzlu sudan zayi olan müvekkiline ait konteyner içindeki ürünün miktarının tespiti ve ayrıca bu yükün ne kadarının tamamen zayi olduğu ile hasarının tespiti amacıyla 04/07/2022 tarihinde Mahkememizden delil tespiti talep edildiğini, Mahkememizin 2022/ ... Değişik İş sayılı dosyası tahtında gerçekleştirilen delil tespiti neticesinde bilirkişiler tarafından yerinde yapılan keşif ile yükün tamamının (1080 paket aktif karbon, brüt 28.108 kg) ıslanarak hasarlandığını, ıslak olan aktif karbon ve UDF filtrenin tekrar aynı amaçla kullanılması mümkün olmadığını, kömür kaynaklı aktif karbon ıslak olduğu için yüksek nem içeriğinden dolayı yakma sistemlerinde yakıt olarak kullanılması mümkün olmadığının tespit edilerek taşınan yükün tam zayi olduğu ve sovtaj bedelinin de olmadığının sübuta erdiğini, Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası tahtında yükün tamamının ıslanarak hasarlanması ile ıslak olan aktif karbon ve ... filtrenin tekrar aynı amaçla kullanılması mümkün olmadığı ve bu çerçevede yükün tam zayi olduğunu, sovtaj bedelinin de olmadığı gerekçesiyle doğan zararın tazmini amacıyla alacak davası ikame edildiğini, navlun faturası düzenleyen davacının söz konusu zararın meydana gelmesinde taşıma işini organize eden freight forwarder yani kanundaki tanımı ile taşıma işleri komisyoncusu aynı zamanda TTK 921, 926 ve 928 ve devamı hükümleri uyarınca akdi taşıyan gibi sorumlu olduğunu, yükteki hasarın freight forwarder olarak tanımlanan davacı taşıyanın sorumluluğunda bulunduğu sürede meydana geldiğini, bu sebeple dava konusu uyuşmazlıkta davacının taşıyan sıfatına haiz olduğunu, fiilen taşımanın dava dışı ... tarafından ... numaralı fiili taşıyan konşimentosu tahtında gerçekleştirildiğini, davacının TTK'nun 1141. ve 1178. maddeleri uyarınca geminin yola elverişli olmamasından ve eşyanın tam kaybından kaynaklı zararlardan sorumluluğunun bulunduğunu, davacı taşıyanın taşıma işinin gerektirdiği dikkat ve özen külfetini yerine getiremediğini, tüm yükün zayi olması nedeni ile navlun talep edemeyeceğini, davacının yangınla mücadelede basiretsizlik gösterdiğini, mürettebatın görevini dağılıma uygun yerine getirip getirmediğini gösterir röle cetvelinin sunulmadığını, geminin uluslararası yeterlilik belgelerinin tam olup olmadığına bakılmaksızın yangınla mücadelede basiretli hareket ettiğini, mürettebatın yangın söndürmede dikkat ve özen gösterdiğini ispat külfeti davacı taşıyan üzerinde olduğunu, geminin saat 08.00'da Mersin'e geri dönmeye başladığını ve yangınla mücadelede teknik yetersizliği nedeniyle yangın söndürme römorkörlerinin refakatinin talep edildiğini, 20 saat sonra saat 21.00'da ancak tam teşekküllü yangın söndürme ekibinin ambara girdiğini, yangının devam etmesi üzerine ambara su basılmaya başlandığını, müvekkiline ait emtiaların yandığını, geminin yangınla mücadelesindeki basiretsizliği ile yükün tamamen kaybı arasında uygun illiyet bağının bulunduğunu, bunun nedeninin ise yangının söndürülememesinden veya söndürülme biçimden gemi mürettebatının yangınla mücadelede basiretsiz davranmış olmalarından olduğunu, mürettebatın görevini dağılıma uygun yerine getirmediğini dava dışı ... 'nin mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesinde ikrar ettiğini, yükün tamamının ıslanarak hasarlandığını, ıslak olan aktif karbon ve UDF filtrenin tekrar aynı amaçla kullanılmasının mümkün olmadığını, kömür kaynaklı aktif karbonun ıslak vaziyette olduğunu, yüksek nem içeriğinden dolayı yakma sistemlerinde yakıt olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, zayi olan yük tamamı ile atık niteliğinde olduğunu, sovtaj bedelinin olmadığını, müvekkilinin ticari hayatının sekteye uğradığını, yaptığı sözleşmelerin zarara uğradığını, müvekkilinin hiçbir şekilde navlun ücretini ödemesinin beklenemeyeceğini, davalıların ifa yükümlülüğünü yerine getiremediklerini, taşıyanın malların yükletilmesi, istifi, taşınması, elden geçirilmesi ve boşaltmasında tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamını göstermekle yükümlü olduğunu, yükü taşımak üzere teslim aldığı andan teslim edinceye kadar geçen sürede malların zıyaı veya hasarı yüzünden doğacak zararlardan sorumlu bulunduğunu, ancak zıya veya hasarın tedbirli bir taşıyanın dikkat ve ihtimamı ile dahi önüne geçilemeyecek sebeplerden ileri gelmiş olması halinde sorumlu tutulamayacağını, taşıyanın kendi adamlarının ve gemi adamlarının kusurlarından kendi kusuru gibi mesul olacağını, zararın geminin sevkine veya başkaca teknik idaresine ait bir hareketin veya yangının neticesi olması halinde taşıyanın yalnız kendi kusurundan sorumlu olacağı hükmünün düzenlendiğini, taşıyanın yükle ilgili olanlara karşı geminin denize, yola veya yüke elverişli olmamasından doğan zararlardan mesul olduğunu, özen borcunun gereği gibi yapılmamasından doğacak zararlardan taşıyıcının sorumlu olacağını, müvekkiline ait yükleri taşıma noktasında sorumluluğu çerçevesinde ifasını yerine getiremeyen taşıyan davacının navlun talep edebilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın esastan reddine, mahkemenin ... esas sayılı dosyasının sonuçlanmasına kadar yargılamanın bekletilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki taşıma ilişkisi kapsamında navlun ve demuraj bedellerinin tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın taşımanın taraflar arasındaki sözleşme uyarınca gereği gibi ifa edilip edilmediği, davalıya ait emtianın zayi olması nedeni ile davacının navluna ve demuraj bedeline hak kazanıp kazanmadığı ile netice varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 06/03/2023 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 12/03/2023 tarihinde e-tebliğ marifeti ile tebliği üzerine, davalı borçlunun 07/03/2023 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 18/08/2023 tarihinde İİK 67. maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 7155 sayılı Kanun'un 20'nci maddesi ile eklenen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 5/A-1 maddesinde, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, 7155 sayılı Kanun'un 23'ncü maddesi ile eklenen 6325 sy m.18/A-2 maddesinde ise, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husustur.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde arabuluculuk yoluna başvurulduğuna dair arabuluculuk başvuru evrakı ile 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi uyarınca anlaşamamaya ilişkin son tutanak aslı yahut onaylı bir örneği de dosyaya ibraz edilmemiştir.
Mahkememizce tensip tutanağı düzenlenmesi aşamasında sehven bu hususta bir ara karar kurulmamış olduğu ve mahkememizin 23/11/2023 tarihli duruşma zaptında "6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi gereğince anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dosyaya ibraz edildiği görüldü" denilmişse de bu hususun sehven duruşma zaptına yazılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından 04/12/2023 tarihli beyan dilekçesi ile birlikte 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi gereğince Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağının dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.
Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve mahkemece celp edilen Arabuluculuk evrakları incelendiğinde, davacı vekili tarafından arabuluculuk yoluna, mahkememizce tensip zaptının düzenlenmesi hatta öninceleme duruşmasının icra edilmesi sonrasında ancak 23/11/2023 tarihinde başvuru yapıldığı tespit olunmuştur.
Davanın 18/08/2023 tarihinde açıldığı, arabulucuya 23/11/2023 tarihinde başvurulduğu, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu ve davacı tarafça dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna gidilmediği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı (bu yönde bknz. Yargıtay 11. HD 14/09/2023 tarihli 2022/1249E. 2023/4992.K. ) ve usul ekonomisi gözetilerek HMK 'nun 114/son, 6102 sayılı TTK 'nun 5/A maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
1.Arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile davanın USULDEN REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 5.950,56 TL'den karar harcı olan 427,60 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 5.522,96 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
4.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)