20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
.
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
.
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
.
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2021
NUMARASI :.....
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesİnce verilen 06/04/2021 tarih ve 2019/62 Esas - 2021/95 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili, müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "... ..." ibareli başvurusuna yaptıkları itirazlarının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun tescilinin istendiği 39. sınıf bir kısım hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuruyu oluşturan ibareler genel ve kapsayıcı ifadeler olduğundan, marka olarak tescil edilmelerinin mümkün bulunmadığını, ayrıca dava konusu başvuru kapsamında bırakılan hizmetler yönünden de tarafların markaları arasıbda iltibas koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, YİDK'ın ....sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, müvekkilinin ... ...’in kurucusu olduğunu, müvekkiline ait ... ...’in ülkenin en büyük şirketlerinden birisi olduğunu, ... .... firmasının yolcu kapasitesi ve taşıma ağı bakımından ...’nin lideri konumda olduğunu, müvekkilinin yalnızca davaya konu başvurunun değil buna benzer nitelikteki “...” esas unsurlu muhtelif markalarının mevcut ve tescilli olduğunu, dava konusu başvuru kapsamından bırakılan emtia yönünden markalar arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı adına tescilli "..." esas ibareli markalar ile davalının "... ..." ibareli markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan 39. hizmetlerin davacının itirazına mesnet markası kapsamında yer alan hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, tarafların markaları arasında, başvuru kapsamında bırakılan hizmetler yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, diğer taraftan davalının kazanılmış hak iddia ettiği markanın fiili olarak kullanıldığına ilişkin yeterli delil ibraz etmediği, ispat külfetinin yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'nın .... sayılı kararın iptaline, davalıya ait 2017/75623sayılı ve "... ..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru kapsamında bırakılan hizmetler yönünden, tarafların markları arasında iltibas koşullarının oluşmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, dava konusu başvuru sahibinin kazanılmış hak iddiasının ispatlanmadığı gerekçesizin yetersiz bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili, tarafların markaları arasında işitsel, görsel ve anlamsal açıdan benzerlik bulunmadığını, müvekkilin "..." ibareli 100' yakın markanın sahibi olduğunu, uyuşmazlık konusu 39. sınıf hizmetler bakımından kazanılmış hakkının bulunduğunu, markalarda "..." ibaresinin ortak olarak yer almasının iltibasa neden olmayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE
1.Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ..... sayılı ve "... istanbul" ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında bırakılan 39. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğu, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak yer aldığı, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, başvurudaki "..." ibaresinin markaya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, başvuruda davacı markalarından ayırt edilmesini sağlayacak başkaca bir unsurun da yer almadığı, öte yandan, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları uyarınca diğer şartlar yanında, müktesep hak iddiasına konu markanın uzun süreli kullanımının ispatlanması gerektiği, somut olayda davalı ...'ün, müktesep hak iddiasını dayandırdığı markalarını dava konusu hizmetler için çekişmesiz kullandığını ispatlayan herhangi bir delilin dosya kapsamında bulunmadığı, anlaşılmakla davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2.Ancak, dava dilekçesinde sadece YİDK'ın 2018-M-10861 sayılı kararının iptali talep edilmiş, bunun dışında dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep edilmemiştir. Dava dilekçesinin içeriğinde de dava konusu markanın hükümsüzlüğünün talep edildiğine dair bir açıklamaya yer verilmediği gibi iddianın genişletilmesinin mümkün olduğu cevaba cevap dilekçesinde de marka hükümsüzlüğü isteminde bulunulmamıştır. Bu durumda, davada marka hükümsüzlüğü istemi bulunmamasına rağmen ilk derece mahkemesinde HMK'nın 26. maddesine aykırı biçimde talep aşılarak davalı markasının hükümsüzlüğüne de karar verilmesi doğru görülmemiştir. Her ne kadar davalı ... vekili tarafından bu yönde açık bir istinaf itirazı ileri sürülmemişse de,
HMK'nın 26. maddesine aykırı olan hususun dava konusu marka sahibi olan davalı gerçek kişinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce resen incelenmesi gerekmiştir.
HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile infazda tereddüt oluşmaması adına ilk derece mahkemesinin YİDK kararının iptali istemi yönünden tesis ettiği hükme Dairemiz kararında da yer verilerek, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Ayrıca yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin dava konusu YİDK kararının iptali istemine yönelik olarak tesisi ettiği hükümde bir isabetsizlik bulunmayıp, davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının reddine karar verildiğinden ve kararı istinaf eden davalılar aleyhine hüküm kurulmayacağından Dairemizce ilk derece mahkemesinin karar tarihinde geçerli bulunan tarife hükümleri dikkate alınarak vekalet ücretine hükmedilmiştir.
1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2021 gün ve 2019/62 Esas - 2021/95 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Davanın KABULÜ ile, ... YİDK'nın.... sayılı kararının İPTALİNE,
4.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5.Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 5.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 164,95-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 29,80-TL tebligat giderinden oluşan 1.994,75-TL yargılama gideri ve 44,40-TL başvurma harcı, 44,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.083,55-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9.Davalı ...'den peşin olarak alınan 80,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde anılan davalıya iadesine,
10.Davalı ...'ndan Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davalı ...'ndan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
11.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/05/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2024
Başkan
.
Üye
.
Üye
.
Katip
.
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.