43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/01/2021
NUMARASI: 2018/865 Esas - 2021/28 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankanın Sincan Şubesi'nden 18.04.2018 tarihinde 700,000-TL, 4 yıl vadeli %18 faizli ticari kredi kullandığını, müvekkilin kredi tutarını tamamını ödeyerek 40 gün sonra 28.05.2018 tarihinde kapattığını, davalı banka kredi bedelinin %4 oranında erken kapatma komisyonu tahsil ettiğini, iş bu ücretin haksız olup müvekkiline iadesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı bankanın ticari kredilerde erken ödeme cezası/komisyonu ücreti olan, tüketici kredilerine uygulanan vadesi 36 aydan daha çok olan kredilere, kredi tutarının %2'sini geçmeyecek şekilde hesaplanan erken kapatma cezası/komisyonunu geçemeyeceğini, Yargıtay'ın emsal kararlarının da bu yönde olduğunu, dosyada yapılacak bilirkişi incelemesiyle haksız olan miktarın netleşeceğini, fazlaya ilişikin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL erken kapatma komisyonunun ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa girilmeksizin davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ile aralarında düzenledikleri Genel Kredi sözleşmesi çerçevesinde 700.000 bedelli taksitli kredinin 18.04.2018 tarihinde kullandırıldığını, davacının krediyi ödeme planında belirtilen vadeden önce kapatmak istediğini, davacıya erken kapatılma halinde maliyetinin olacağının bildirildiğini, erken ödeme komisyonu konusunda anlaşmaya varıldığını, davacının komisyonu ödemesi ile kredinin erken kapatıldığını, kredinin vadesinden önce erken kapatılmasının bankanın onayına tabi olduğunu, davacının erken ödeme komisyonunun kabul ederek para gönderdiğini, 29.400,00.-TL tahsilat yapıldığını, davacı ile imzalanan GKS erken ödeme başlıklı 11 maddesinde davacının erken kredi kapatabilmesinin kendisinin onayına bağlı olduğunun açıkça belirlendiğini, davalının haklılığını destekleyen çok sayada emsal Yargıtay kararları olduğunu, tahsil edilen erken kapama tutarının sözleşmeye ve hukuka uygun olmasının yanı sıra makul da olduğunu, işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın olmadığını davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " davalı bankanın kullanılan kredi sonrası davalıdan toplam 29.400,00.-TL tahsil ettiği, mahkememizce celp edilen Türk Banka Sisteminde faaliyette bulunan ticari bankalar tarafından gönderilmiş cevabi yazılarında 7 Banka ortalamasının erken kapama komisyonu ortalamasının %3-3,5 civarında olduğu, davalı banka tarafından %4,29 nispetindeki erken kapama komisyonu ücretinin makul düzeyin biraz üstünde bulunduğu ve davalı bankaca davacı şirketten tahsil edilmesi gereken makul ve hakkaniyete uygun erken kapama ücretinin %3 oranında uygulanması şeklinde 21.590,60.-TL olması gerektiği ve bu haliyle davalı tarafça tahsil edilen erken kapama komisyonu ücretinde 7.809,40.-TL tutarında fazlalık bulunduğu hususunda mahkememize tam kanaat geldiğinden, davalı bankanın kullandırdığı kredinin kaynağını oluşturan borçlanmanın detaylarını somut olarak ortaya koymadığı gibi davacının taleplerinin aksinin davalı tarafından somut bir delil, belge ve bilgi ile ispatlanamadığı anlaşılmakla ve bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile 7.809,40.-TL erken kapama komisyonu tutarının 100,00.-TL'si için 28/05/2018 tarihinden itibaren, kalan 7.709,40.-TL'si için ıslah tarihi olan 18/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararının dayanağı hazırlanan bilirkişi raporu olup Bilirkişi raporuna yapılan ciddi ve haklı itirazlarının değerlendirilmeden karar verildiğini, erken kapama komisyonunun banka sisteminde uygulanmakta olan ücretlerle mukayese edildiğinde borçlunun mahvına neden olabilecek kadar fahiş olmaması gerektiği belirtilmesine ve davalı Banka tarafından uygulanan %4,29 oranın da sadece ortalamanın biraz üzerinde olarak değerlendirilmesine, diğer bir anlatımla fahiş olmadığı kabul edilmesine rağmen, ortalama %3 üzerinden hesaplama yapılması haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada mübrez müzekkere cevaplarında %3,43 erken kapama komisyon oranı bulunmuşken, bilirkişi raporunda %3 oran üzerinden hesaplama yapıldığını, dosya kapsamına aykırı şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyon ücretinin fahiş/fazla olmadığı yüksek mahkeme kararı gereğince %7 oranında alınan erken kapama ücretinin dahi makul olduğuna hükmedilmiş iken %4 oranında erken kapama ücretinin fahiş olmaktan çok uzak olduğu açık olmakla emsal uyuşmazlıklarda Yargıtay tarafından %5,25 ve %5 gibi oranların makul kabul edilmiş olması karşısında somut uyuşmazlıkta %4,29 olan oranın fahiş olmadığı her türlü izahtan vareste olup davacı bankanın taraf olduğu ticari kredi erken kapama davasında yargıtay hukuk genel kurulunun 20.02.2020 tarihli kararındaki "ilkeler" doğrultusunda inceleme yapılması gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın sunulan Hukuk Genel Kurulu çerçevesinde incelenmesini ve ilgili bankalara yeniden müzekkere yazılarak dava konusu kredinin vadesi, tutarı, erken kapama tarihi, faiz oranı, taksit tutarına göre erken kapama maliyetinin hesaplanarak belirlenecek tutarın bildirilmesi, piyasa ortalaması hesabı yapıldığından, müzekkerede sabit oran ve tutar bildirilmemesinin özellikle belirtilmesini, hukuk genel kurulu kararında belirtildiği üzere ilgili bankalardan gelecek dava konusu krediler ile aynı özellikteki (kullanım tarihi, vade tarihi, taksit ödeme aralığı, miktarı, erken kapama tarihi) kredilerin erken kapatılması hâlinde alacakları erken kapama ücretlerini bildirir müzekkere cevaplarına uygun olarak Hukuk Genel Kurulu kararındaki aykırı işbu hususların giderilmesi için yeniden rapor alınması gerektiğini, erken kapama ücretinin makul olup olmadığı, kapanan kredinin özelliklerine ve piyasa koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, bunun için ayrı bir fiyatlama ve hesaplama yapılması gerekmekte olup diğer bankaların ortalaması ile hareket etmenin doğru sonuç vermeyeceğini, diğer bankaların bildirdiği oranların ortalaması hatalı olarak hesaplanmış olmakla davadaki kredinin kapatılması durumunda alınacak erken kapama komisyon tutarlarının sorulması gerektiğini, ..., ..., ... Bankası'nın müzekkere cevaplarında çelişkiler bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının 4 yıllık kredi bedelini 40 gün içinde ödemiş olduğu nazara alındığında Davalı Bankanın kredi maliyetinin oldukça düşük olduğunu, Kredi kullanılarak bankaya para kazandırılmış, çekilen kredinin kapatılmasına kadar faizi ile ödediğini, Davalı Banka bu sürede kar elde etmiş olup davacının kalan süredeki tutarı erken kapatmak istediğini, kullanmadığı kısım için erken kapatma cezası/komisyonu alınması hakkaniyet ile bağdaşmayacağını taraflar arasındaki sözleşme tip sözleşmeler olarak kabul görüp bu sözleşmede, davacı yan aleyhine konulan erken kapama komisyonu ücreti yazılmamış sayılması gerektiğini, dolayısıyla bu yazılmamış sayılan kalemlerin davalı bankaca tahsil edilmiş olması genel işlem şartına açıkça aykırı kabul edilerek iadesi gerektiğini, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin erken kapatılması nedeniyle alınan erken kapama ücretinin iadesi davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı banka tarafından alınan erken kapama ücretinin fahiş olup olmadığı noktasındadır.Taraflar arasında 18/04/2018 tarihinde imzalanan 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi kapsamında davacıya 700.000,00 TL kredi kullandırılmış ve bu kredinin 40 gün sonra erken kapatılacağının davalıya bildirilmesi üzerine 28/05/2018 tarihinde 29.400,00 TL erken kapama ücreti tahsil edilmiştir.
Davacı tarafça, erken kapama ücretinin fahiş olduğundan bahisle fazla alınan tutarın iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6098 sayılı TBK'nın 96/1. maddesinde, sözleşmenin hükümlerinden veya özelliğinden ya da durumun gereğinden tarafların aksini kastettikleri anlaşılmadıkça borçlunun, edimini sürenin sona ermesinden önce ifa edebileceği düzenlenmiş olup, erken ödemeye konu kredi borcu taksitli ticari krediden kaynaklandığından kredi sözleşmesinin özelliği gereği davalı bankanın erken ödemeyi kabul zorunluluğu bulunmaması karşısında davalı bankanın erken ödeme nedeniyle oluşacak faiz kaybı nedeniyle bir bedel karşılığı erken ödemeyi kabul etmesi bankacılık uygulamalarına uygundur. Bunun gibi 6100 sayılı TTK'nın 20. Maddesine göre de, tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkündür.Genel kredi sözleşmesinin I-11.maddesinde kredinin erken kapatılması halinde bankanın o gün itibariyle katlanmak zorunda kalacağı maliyetler çerçevesinde belirleyeceği miktarda erken kapatma ücreti tahsil edileceği düzenlenmiş bulunmaktadır. Davalı banka tarafından kredinin erken kapatılması nedeniyle kredi tutarının %4'üne tekabül eden 28.000,00 TL tutarında erken kapama ücreti ve bunun %5'ine tekabül eden 1.400,00 TL BSMV'si olmak üzere toplam 29.400,00 TL davacıdan tahsil edilmiştir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 144. maddesi ile, Bakanlar Kuruluna verilen, kredilerle ilgili olarak faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarını belirleme yetkisi 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 Bakanlar Kurulu Kararı ile Merkez Bankasına devredilmiş, buna istinaden 09/12/2006 Tarih ve 26371 Sayılı Resmi Gazete yayımlanarak 09/12/2006 tarihinde yürürlüğe giren ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen Merkez Bankasının Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları İle Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı tebliğin 4/1. Maddesinde, Bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir. Tebliğin 6/2. maddesine göre ise; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli; sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar varsa yine bu oran aşılmamak kaydıyla, diğer bankaların uygulamaları üzerinden belirlenecek oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, davalı banka tarafından yapılan kesinti miktarının uygun olup olmadığı veya ne miktarda olduğu, dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekmektedir (Yargıtay 11.HD'nin 26/06/2018 tarih, 2016/11653 E. 2018/4811 K. ve 2017/276 E. 2018/5662 K. sayılı ilamları).Mahkemece yapılan emsal banka uygulamaları araştırmasına göre bankalar tarafından %2 ile %10 arasında erken kapatma komisyonu alındığı tespit edilmiştir. Her ne kadar bankacı bilirkişi diğer bankalarca bildirilen komisyon oranlarını toplayarak aritmetik ortalamasını almış ise de, komisyon oranının makul olup olmadığının tespiti için aritmetik ortalamanın alınmasının gerekli değildir. Zira mahkemece sorulan banka sayısına göre aritmetik ortalamanın değişme ihtimalinin bulunduğundan esasen alınan komisyon oranının makul olup olmadığı hususunun tespitinde davalı bankanın almış olduğu komisyon oranının diğer banka uygulamalarına göre fahiş olup olmadığının belirlenmesi gerekli ve yeterlidir. Davalı bankanın davacı müşterisinden %4 oranında erken kapama ücreti alması ve bu oranın... Bankası'nın %4, ...bank'ın %10 oranında erken kapama ücreti aldığı nazara alındığında diğer bankalarca alınan erken kapama oranları dahilinde kalması nedeni ile davalı bankanın davacı müşterisine kullandırdığı kredi üzerinden alınan erken kapama ücreti makul ve bankacılık mevzuatına uygundur. Ayrıca BDDK kararı uyarınca tarafların serbest iradeleri ile alınacak ücretlere ilişkin düzenleme yapabilecekleri gibi sözleşmede oran belirtilmemesi halinde bu oranların emsal banka uygulamalarına göre tespiti gerekir. Buna göre davalı bankanın aldığı komisyon ve erken kapama ücretinin makul ve bankacılık mevzuatına uygundur. Dolayısıyla mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince; davalı bankanın kullandırdığı kredinin kaynağını oluşturan borçlanmanın detaylarını somut olarak ortaya koymadığı gibi davacının taleplerinin aksinin davalı tarafından somut bir delil belge ve bilgi ile ispatlanamadığından bahisle bahisle davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 35,90 TL karar ve ilam ile 104,80-TLıslah harcının işin hitamında ödenmesi gereken 427,60 TL harçtan mahsubu ile kalan 286,90- TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,6-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 7.809,40 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine,8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 31,50 TL olmak üzere toplam 193,6 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 16/05/2024