17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'ye ait ... Makinesi cinsi emtianın davalılar sorumluluğunda Türkiye'den Almanya aktarmalı olarak ...'e nakliyesinin gerçekleştirildiğini, davalılardan ... şirketine izafeten ... şirketinin konşimento belgesine istinaden Taşıyan sıfatının bulunduğunu, diğer davalı ... şirketinin yine konşimento kayıtlarına göre fiili taşıyan sıfatının bulunduğunu, taşımanın gerçekleşmesinden sonra emtianın hasarlı olarak teslim edildiğini, müvekkilinin sigortalısının 11.491,46.USD zararını tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tazmini için ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile başlatıldığını, ancak yetkisizlik kararı ile ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyası haline geldiğini, davalıların itirazı ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, ... İcra Müdürlüğünün 2020/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... Şirketine İzafeten ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, müvekkili ... A.Ş.'nin Mersen'de mukim acente olduğunu, müvekkilinin taşımaya aracılık ettiğini, müvekkilinin ... firmasının Türkiye acentesi olduğunu, müvekkilinin taraf olmadığını bu nedenle husumet itirazlarının bulunduğunu, Mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemelerin Hollanda Mahkemeleri olduğunu, yükün tahliye tutanağında alıcının hiçbir ihtirazı kayıt öne sürmeden yükü teslim aldığının ve yükün mülkiyetinin alıcıya geçtikten sonra kayıt düşüldüğünü, sigorta şirketinin ödeme yapmasının hatalı bir ödeme olduğunu, konteyner içi istifin ise gönderen sigortalı tarafından yapıldığını beyanla, öncelikle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise zamanaşımı ve yetki itirazlarının kabulü ile davanın reddine karar verilmesini ve nihayetinde davanın esastan reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, tarafların husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığı, davalılar tarafından ileri sürülen milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir.
TTK 105 vd. maddeleri ve Yargıtay İçtihatları uyarınca acentenin acente vasfıyla yaptığı işlemler, adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğuracaktır. Acentenin kendi adına navlun sözleşmesi düzenlemesi onun bu sıfatını değiştirmeyecektir. (Yargıtay 11. HD. 26.10.2020 tarihli 2020/277 E. 2020/4400 K.) ... nolu konişmento tahtında Derince limanından ... adlı gemi ile yapıldığı, konişmentonun 05.03.2019 tarihinde Purmerend (Hollanda) de düzenlendiği, nakliyeci ... adına acente olarak ... ... ... tarafından imza edildiği, Türk acente olan ...nun taşımaya aracılık ettiğine dair bulunmadığı bulunmadığı,
TTK 105 gereğince Türk acentenin aracılık ettiği sözleşmeler gereğince müvekkili adına dava açılabileceğinden ... ... ... şirketine izafeten ... taşımacılığa açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan usulden reddine dair karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 3.260,33.TL den karar harcı olan 269,80.TL nin mahsubu ile fazla alınan 2.990,53.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.600,00.-TL Arabuluculuk ücretinin iki davalı bulunduğu göz önünde bulundurularak 800,00.TL'sinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/09/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)