Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/164
Karar No
K. 2024/164
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/164 Esas - 2024/344

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2024/164 Esas
KARAR NO: 2024/344
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ...

Av. ...

DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 03/08/2023
KARAR TARİHİ: 04/06/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 12/06/2024

Sakarya Tüketici Mahkemesinin 05/03/2024 Tarih ve 2023/344 Esas 2023/425 Karar sayılı kesinleşmiş Görevsizlik kararı Mahkememize gelmiş olmakla, Mahkememizin 2024/164 Esas sayılı sırasına kaydı yapılmış ve Mahkememizde yapılıp bitirilen açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ile sigortalı davlı ... arasında ... poliçe numaralı Sarı Panjur Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, poliçe ile .. mah. .. Sok .. ..Blok Sitesi ... Blok .. ... adresinde bulunan konut 12/11/2021-12/11/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, sigortalıya ait konutta duş bataryası uzatma parçasının kopması sonucu sızan sular nedeniyle hasar meydana geldiğini hasar nedeniyle davacı sigorta şirketinin 20/06/2022 tarihinde ... TL tazminat bedelinin ödendiğini, davaya konu hasarın malzeme ve işçilik kusurundan kaynaklandığını, davacı şirket tarafından tesisatı yapan inşaat firması olan davalı şirkete rücu edilebileceğini, davalı şirketin yapı müteahhidi olarak oluşan hasar nedeniyle sorumluluğu bulunduğunu, hasarın tespiti için uzman eksper tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, yapılan ekspertiz incelemesi ile belirlenen 43.905,57 TL hasar tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiğini, vuku bulan hasar ile ilgili, davalının dava dışı sigortalıya karşı üretici olarak ayıptan kaynaklanan zarar nedeniyle davacı Sigorta şirketinin davalı sigorta şirketine rücu hakkı bulunmakta olduğunu belirterek davalı şirketin menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini aksi kanaatte olunması halinde ise ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Sakarya 2. İcra Dairesi 2022/16856 E. Sayılı dosyasına vaki itirazın ... TL alacak açısından iptali ile takibin 16.08.2022 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte devamını, davalı şirkete en az %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Sakarya 2. İcra Dairesinin 2022/16856 Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden ilgili dosya olarak eklenmiş ve bir sureti dosya arasına alınıp incelenmiştir.

Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava itirazın iptali talebinden ibarettir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu hasarın neden kaynaklandığı, oluşan zarardan davalının sorumlu olup olmadığı ve takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

28.11.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (TKHK) 2. maddesinde kanunun kapsamı “bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” şeklinde açıklanmıştır. Kanun'un “tanımlar” başlıklı 3. maddesinde ise tüketici işlemi, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder” biçiminde tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nun 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanun'un 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenlenme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.

TTK'nun “Halefiyet” başlığı altındaki 1472. maddesinde “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.

Satıcı; Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da, görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.

Açıklanan nedenlerle, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3 . ve 73. Hükümleri ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamı uyarınca dava dışı sigortalı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki bir tüketici işlemi ise, sigortacının açtığı rücu davasında görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. Dosya kapsamına göre, davaya konu taşınmaz Sakarya İli Serdivan ilçesi Aarabacıalanı Mahallesi ... ada ... parsel sayılı binanın J/-1 zemin+1+2. Kat 1'deki bağımsız bölüm olup, tapu kayıtlarına göre malikinin davacı sigorta sigortaslısı Burak Yılmaz olduğu tespit edilmiştir.

Serdivan Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün cevabi yazısına göre yapı ruhsatında yapı müteahhidinin davalı şirket olarak yazıldığı, Serdivan Tapu Müdürlüğü'nden verilen cevabi yazıya göre dava dışı sigortalının bağımsız bölümü davalı İnşaat Şirketinden satın alındığının tespit edildiği, bu durumda davacının sigortalısının satın alma işleminin tüketici işlemi olduğu ve halefiyet gereği davanın tüketici mahkemesinin görev alanına girdiği anlaşılmıştır. Bu nedenle görevsizlik kararı verilmiştir. (Emsal nitelikte Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 2021/1249 Esas ve 2022/779 Karar numaralı ilamı)

Mahkememiz ile Sakarya Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesi şeklinde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine,

2.Bu görevsizlik kararına karşı istinaf yoluna başvurulması ve istinaf dairesince verilecek red kararı ile görevsizlik kararının kesinleşmesi halinde, bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, mahkememize bir dilekçe ile başvurularak gönderme talep edilmesi halinde dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3.Yukarıda belirtilen yasal süre içinde göndermenin talep edilmemesi halinde dosyanın ele alınarak verilecek ek kararla davanın açılmamış sayılacağı ve yargılama giderlerine hükmedileceği hususunun ihtarına,

4.Mahkememiz ile Sakarya Tüketici Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıkmış olduğundan, kararın istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde, HMK'nın 21. maddesi gereği görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla dosyanın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesine resen gönderilmesine,

Dair; davacı vekilinin ve Davalı vekilinin yüzlerine karşı, verilen kararın gerekçeli kararının taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. Verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/06/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.