17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı borçlu yana gönderilen 23.02.2017 tarih ve ... no'lu ihtarnameye ilişkin borcun ödenmemesi üzerine açılan takibe davalının haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini; bunun üzerine ... E. sayılı dosyası ile İtirazın iptali davası açıldığını; ancak davanın esas konusunu oluşturan olay gereği "konşimento asıllarının davacı tarafa hiç gönderilmemesi" nedeniyle yetki klozunun davacı tarafça öğrenilmesinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla İzmir'de açılan davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddedildiğini; ancak davanın asıl konusunun davalı şirketin, davacı müvekkili şirkete konşimento asıllarının tüm taleplerine rağmen hiçbir zaman göndermemesi sebebiyle davacı şirketin uğramış olduğu zararın tazminine ilişkin olduğunu, davacının ...LTD. ile akdedilmiş olan ... sözleşmesine binaen belirlenen ücretin %85'i peşin %15'i malın tesliminden sonra ödenmesi şeklinde anlaşıldığını, bu ticari iş ilişkisinde ... Uluslararası Nak. ve Tic. Ltd. Şti.'nin forwarder konumunda olduğunu; bu sözleşmeye binaen belirlenen ücretin %85'inin peşin olarak ödendiğini ve malın alıcıya eksiksiz olarak gönderildiğini, ancak sözleşme ile kararlaştırılan malın tesliminden sonra ödenecek %l 5'lik kısmının ... Şirketinin hukuka aykırı işlemlerinden dolayı alınamadığını, davacı ile ...arasında düzenlenen konşimentodan anlaşılacağı üzere bu konşimentonun onaylandığı, davacı şirket çalışanının ... çalışanına gönderdiği 19 Ekim 2016 tarihli mail içeriğinden de anlaşılacağını, sözleşme gereği konşimentonun orijinallerinin davacıya gönderilmesi gerektiği halde gönderilmediğini, konşimentonun sözleşme gereği %15'lik ödemenin yapılmasından sonra alıcı firmaya verilebilmesi ve alıcı firmanın da konşimentoyu gemiye sunarak malı teslim alabilmesi için konşimento asıllarının ... tarafından davacıya ulaştırılması gerektiğini, ancak davacının onayı olmadan, alıcıya gönderilen emtiaların ... (orijinal konşimento olmadan malzemenin teslimini sağlayan bildirim) ile gümrüğe geldiği gün alıcı tarafından teslim alındığını, dolayısıyla ... firmasının %15'lik ödeme karşılığı olan 13.608,00 USD tutarındaki ödemeyi almadan malı teslim ettiğini, bu olayın öğrenilmesinin hemen ardından davacı firma çalışanının bir mail ile ... çalışanını işlemin yasal olmadığı noktasında uyardığını, davacıya hiçbir evrakın aslı gönderilmeksizin hukuka aykırı bir şekilde malın alıcı tarafından teslim alındığını, TTK m. 886/6 ve TTK m. 872/3 hükümleri gereğince ... firmasının davacının menfaatlerini korumakla ve davacının talimatlarına uymakla yükümlü olduğunu ve bu nedenle eşyanın teslim edilmesindeki sözleşmeye ve hukuka aykırılıklardan sorumlu olduğunu, ... firmasının ... olduğunu ve ... ilişkisinin karşılıklı güven unsuru ve özen borcu ve tarafların her zaman bu ilişkiye son verebilmeleri açısından vekalet sözleşmesine benzediğini, bu nedenle doğan zarardan davalının da sorumlu olduğunu, sorumlu olunan borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine geçildiğini, davalının yetki ve borca itirazı üzerine dosyasının ...
İcra Müdürlüğüne gönderildiğini ve burada dosyanın... Esas sayılı dosyası halinde geldiğini beyanla ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapılmış olan itirazın iptali ile %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşımaya ilişkin malın 20.11.2016 tarihinde alıcısına teslim edildiğini, bu davanın ise 21.03.2019 tarihinde açıldığını; TTK m.l 189'de düzenlenen, "(0 Eşyanın ziyaı veya hasarı İle geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer" hükmü uyarınca bu tazminat davasının 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve bu sürenin aşıldığını, davacının, taşıyıcı konumunda bulunan davalıya verdiği taşıma belgelerinde, malın teslimi sırasında bakiye %15'lik kısmının ödenmesi gerektiği konusunda alıcıyla yapılan anlaşmaya ilişkin herhangi bir talimat veya şerh düşmediğini, bu nedenle alıcı ile satıcı arasındaki sözleşmenin, taşıyıcı konumundaki davalı müvekkili açısından bir yükümlülük doğurmadığını, davacının (satıcının) satış bedelinden kalan %15'lik alacağını tahsil edememesinin davalı firma (forwarder) ile bir ilgisinin olmadığını; alıcının bu yöndeki talebini dava dışı alıcıya yöneltmesi gerektiğini, nitekim mal mukabili olan bu bölümün, malın satış faturasında yer alan %55'lik "..." yani "Vesaik mukabili" olan kısım için malın alıcısının ödeme yaptığını, alıcı tarafından ödenmediği iddia edilen mal mukabili olan %15'lik kısmın göndericinin en başından beri riski olduğunu, davacının dava dilekçesinin ekinde sunduğu 19.10.2016 tarihli mail içeriğinin ilk dört satırının tercüme edilmeyen mail içeriğinde davalı müvekkilinin davacıya sorduğu ve cevap alamadığı konşimento ile ilgili önemli gerçeklerin mevcut olduğunu; bu kısmın tcrcüme edilmemesinin kabul edilemez olduğunu, davalının haricen öğrendiği bilgiye göre, alıcının %15'lik kısmı ödememesinin sebebinin malların islenen kalitede olmaması olduğunu, malın bölünebilen bir mal olmadığını; alıcının mal bedelinin %85'ini ödemişken ve taşıyıcıya tahsilat talimatı verilmemişken, taşıyıcının alıcıya malın %15'lik bakiyesini ödemediği takdirde malt teslim etmeme hakkı ve yetkisi bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davalı tarafça konşimentosuz mal teslimi yapılıp yapılmadığı, konşimentosuz teslim nedeni ile davacı zararının bulunup bulunmadığı, davacının zararı var ise bu nedenle davalının kusur ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı ve buna göre varsa davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından borçlu ... Uluslararası Nak. Ve Tic. A.Ş. aleyhine 12/03/2017 tarihinde toplam 51.116,08.TL 'nin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçluya ödeme emrinin 21/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 23/03/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu, ve borçlu vekilinin yetki itirazında bulunduğu, alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul etmesi üzerine dosyanın ...
İcra Müdürlüğüne tevdi edildiği, ödeme emrinin ... İcra Müdürlüğü dosyasından borçluya 12/07/2018 yeniden tebliğ edildiği ve iş bu davanın 21/03/2019 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen02/07/2021 tarihli raporda, Taşıyan sıfatını haiz davalı tarafından seawaybill karşılığında yükün teslimin geçerli ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu, Taşıyanın teslim borcunu gereği gibi ifa ettiği belirtilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere, huzurdaki davaya konu uyuşmazlık davacı ile davalı arasında akdedilen deniz yolu ile taşıma (navlun) sözleşmesinden kaynaklanmakta ve iş bu sözleşme uyarınca, davacı tarafın taşıtan ve (her ne kadar davacı forwerder olarak nitelendirse de) davalı tarafın da taşıyan sıfatını haiz olduğu dosyada mevcut ... numaralı konişmento kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Davalı vekilince her ne kadar TTK 1188 maddesi kapsamında, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı savunulmuşsa da; uyuşmazlığa konu emtiaların 20/11/2016 tarihinde dava dışı alıcıya teslim edildiği, davaya konu takibin ise evvela yetkisiz ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası tahtında takibe konulduğu, davalı borçlunun takibe ve icra dairesine yönelik itirazı sonrasında .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı 08/03/2018 tarihli kararı ile icra dairesi yetkisizliği nedeni ile davanın reddi kararı sonrası, 03/05/2018 tarihli müdürlük kararı ile dosyanın davaya konu ... İcra Müdürlüğünün... Esasını aldığı anlaşılmıştır.
Bu kapsamda davaya konu uyuşmazlık bakımından TTK 1188 maddesinin uygulanması hukuken mümkün olmamakla birlikte, davanın süresi içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilerek davalının hak düşürücü süre itirazı yerinde görülmemiştir.
Bununla birlikte uyuşmazlık konusu ise, yükün konişmentosuz teslim edilmiş olması iddiasıdır. Ancak bu noktada ifade etmek isteriz ki, davacı taraf her ne kadar yükün konişmentosuz teslim edildiğini iddia etse de, bu yönde hakkı bulunmasına mukabil, davalı taşıyana yükün teslim edilmemesi yönünde bir talimatı olmadığı gibi; aksine seawaybill aracılığı ile teslim edilmiş olmasını da kabul ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Şu halde huzurdaki davada tespit gereken temel husus, taşıyanın yükü teslim borcunun kapsam ve/veya şeklidir. Bu noktada dikkate alınması gereken hükümlerin de TTK 1230, 1236 ve 1242 maddeleridir. Zira Kanun 1230/1 'de "Konişmentonun meşru hamili, eşyayı teslim almaya yetkilidir." Hükmünü havi olup; söz konusu hükmün mefhumu muhalifinden, taşıyanın eşyanı konişmentonun meşru hamiline teslim etmekle, teslim borcunu gereği gibi ifa etmiş sayılmaktadır. Diğer taraftan kanun, I230 maddesindeki düzenlemesine paralel olarak/onu tamamlamak suretiyle 1236. maddesinde de, eşyanın ancak konişmentonun taşıyana ibrazı karşılığında teslim edileceğini/edilmesi gerektiğini düzenleme altına almıştır. Şu halde bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kıymetli evrak niteliği gereği, eşyayı temsil eden konişmentonun teslimi karşılığında yükün teslimi taşıyanın teslim borcunu sona erdirmekle birlikte; aksi, yani yükün konişmentosuz teslimi halinde ise, taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklanan teslim borcunu gereği gibi ifa etmediği söylenebilecektir. Bununla birlikle Kanun koyucu deniz ticaretinde, bu yönde ortaya çıkan gereksinim sebebiyle ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak ileride ortaya çıkabilecek uygulama değişikliklerine uyum düşüncesiyle konişmento dışında bir ispat belgesi daha öngörmüş ve "Diğer denizde taşıma senetleri" başlıklı 1242. maddesinde, bu amaçlara hizmet edecek bir düzenleme öngörmüştür. Nitekim söz konusu hükümde aynen "Taşıyan taşınacak eşyayı lesiim aldığını göstermek üzere düzenlediği konşimentodan başka her türlü senet, taşıma sözleşmesini yapılmış ve eşyanın senette yazılı olduğu gibi taşıyan tarafından teslim alınmış olduğuna karine oluşturur; ancak bu karinenin aksi ispat edilebilir." düzenlemesi yer almaktadır. Görüldüğü üzere, her ne kadar kıymetli evrak niteliği arz etmese de, diğer denizde taşıma senetleri de, ki bunun en yaygın örneği, davaya konu uyuşmazlıkta da olduğu gibi seawaybilldir, eşyayı temsil etmekte ve ibrazı karşılığında yükün teslimi hakkı vermektedir. Dolayısıyla, özellikle kıymetli evrak niteliğini haiz olmamasından ötürü, aksi taşıyanca ispat edilmedikçe ve/veya huzurdaki uyuşmazlıkta da olduğu üzere, taşıyanın yükün teslim edilmemesi yönünde bir talimatı olmadıkça, seawaybill'e dayanılarak yapılan teslim halinde de, taşıyanın navlun sözleşmesinden kaynaklı yükün teslimi borcunu gereği gibi ifa ettiğinin kabulünün gerekeceği bilirkişilerce belirtilmiştir.
Ayrıca dosyaya sunulan mal faturası incelendiğinde dava değeri olan ve faturanın %15 lik kısmını oluşturan bedelin davacı ile dava dışı alıcı arasında mal mukabili ödenmesinin kararlaştırıldığı anlaşılmakla, Gümrükten malları çekmek için ihracatçı tarafından adına veya emrine düzenlenmiş konişmentoyu ibraz etmesinin yeterli olduğu, satıcının, malların bedelini almadan malları gönderdiği için riskli konumda olduğu, dolayısıyla, uyuşmazlıkta mal mukabili ödeme kararlaştırıldığı için konişmento davacıya teslim edilsin edilmesin, davacının satış ilişkisi kapsamında konişmentoyu dava-dışı alıcıya göndereceği ve alıcı henüz malın parasını ödemeden eşyayı teslim alabileceği hususları da gözetilerek Taşıyan sıfatını haiz davalı tarafından seawaybill karşılığında yükün teslimin geçerli ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu; taşıyanın teslim borcunu gereği gibi ifa ettiği; dolayısıyla, davaya konu zarar sebebiyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
1.Davanın REDDİNE,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 613,57 TL den karar harcı olan 59,30 TL nin mahsubu ile fazla alınan 554,27 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davalı vekili için takdir edilen 7.416,21 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp avalıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2021 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)