Esas No
E. 2017/433
Karar No
K. 2021/490
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2017/433 K. 2021/490 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2017/433, K. 2021/490, T. 23.12.2021
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2017/433
Karar No
2021/490
Karar Tarihi
23.12.2021
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)

ESAS NO: 2017/433 Esas
KARAR NO: 2021/490
DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/12/2017

İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 29/11/2018 TARİH ... ESAS ... KARAR SAYILI BİRLEŞME KARARINA KONU DOSYASI BİRLEŞEN DAVA:

DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 08/06/2018
KARAR TARİHİ: 23/12/2021

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11.01.2016 tarihli Lojistik Hizmet Sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu sözleşme ile müvekkilinin yurt dışındaki kuruluşlardan ithal edeceği emtiayı taşıma işini üstlendiğini, sözleşmeye göre, taşınacak yükün sevkiyat noktaları ve tarihleri konusunda taraflar mutabık kaldıktan sonra, davalı boş konteynerleri yükleme noktasına bırakacağı, yükün konteynerlere yüklenmesiyle konteynerler davalı tarafça tesilm alınarak gümrükleme sahasına götürüleceği ve gümrük işlemleri davalı tarafça, davalının sorumluluğunda gerçekleştirileceğini, gümrük işlemleri tamamlanan yükün bulunduğu konteynerlerin gemiye yüklenmesi işlemi, yine davalı tarafça icra edileceğini, taşımanın sözleşmenin ekinde yer alan örnek zaman çizelgesine uygun olarak çizelgede yer alan “ana hat“ üzerinden gerçekleştirileceğini, taşımanın hangi gemi ile gerçekleştirileceği müvekkili tarafından, kendisine verilen takvimden ihtiyacı dağrultusunda seçileceği ve davalı tarafça müvekkilinin talimatı doğrultusunda tutulacağını, davalının, bu hizmetleri karşılığında müvekkiline navlun faturası keseceğini, davalı sözleşme kapsamında 17x20' ... yükünün müvekkilinin İspanya'da bulunan fabrikası ...'den teslim alınarak Tükiye'de bulunan tesisine taşınması işini üstlendiğini, davalının taşıma için ... gemisini tuttuğu ve müvekkilinin bu doğrultuda bildirimde bulunduğunu, yükleyicinin, taşıma konusu yükü, zaman çizelgesinde belirtilen süre içerisinde yükleme limanına getirmiş olmasına rağmen (“...), gümrükleme işlemlerinin davalı tarafça süresi içinde tamamlanamaması sebebiyle konteynerlerin ... gemisine yüklenmesi gerçekleştirilemediği ve gemi müvekkilinin yükünü almadan limandan ayrıldığını, taşımanın ana hat üzerinden gerçekleştirilememesi halinde meydana gelebilecek gecikmeleri önleyebilmek için başvurulabilecek bir çok opsiyon hat olmasına rağmen, davalının yüklemeyi tam yedi gün sonra aynı limandan kalkacak olan ... ... gemisi ile gerçekleştirmeyi tercih ettiğini, müvekkiline geminin ... Limanından 02.08.2017 tarihinde kalkacağı ve ... Limanına 09.08.2017 tarihinde varacağının bildirildiğini, geminin bildirilen tarihte limandan kalkmadığını, ... Limanından iki günlük bir gecikmeyle 04.08.2017 tarihinde hareket ederek, ... Limanına 12.08.2017 tarihinde varabildiğini, müvekkilinin bir takım özel yüklerinin öncelikli olarak taşımasına ilişkin açık talimatına aykırı hareket ederek tüm konteynerleri aynı hat üzerindeki bir sonraki gemi ile taşıttığını, ... numaralı konteynerlerde bulunan bu özel ve öncelikli yüklerin, otomotiv ve beyaz eşya sektöründe üretim hatlarını besleyen ve bu sebeple teslimi son derece acil olan yükler olduğunu, bu yüklerin taahhüt edilen süre içinde teslim edilememiş olması nedeniyle müvekkilinin 500.000 - 1.000.000 Euro gibi meblağlardan başlayan büyük maddi ve ticari kayıplara uğrama ve önemli müşterilerini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin, sözleşme uyarınca bir sonraki gemi sevkiyatının teslimat süresini aksatacağını düşündüğü takdirde konteynerlerin karayolu ile teslimatını planlama hakkına sahip olduğunu, davalının, taşıma hususunda müvekkilinin talimatına uymadığı gibi, taşımada gerçekleşen aksaklıklara ilişkin olarak müvekkiline zamanında ve gerektiği gibi bilgi vermediğinden müvekkili fabrika ile iletişime geçerek teslimi acil olan ürünlerin tekrar üretilmesini de sağlayamadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca, dolu konteynerlerin gemiye yüklenmesi ve geminin yola çıkması davalının sorumluluğunda olup, davalı gemiye eksik yüklenen veya yüklenmeyen beher konteyner için günlük 500 Euro ceza bedeli ödemeyi kabul ettiğini, cezai şart bedelinin tahakkuk etmeye başlayacağı tarih, boş konteynerlerin teslimat günü olarak belirlendiğini, müvekkili tarafından düzenlenen 05.10.2017 tarihli fatura ile davalıya toplam 17 konteyner için 21.07.2017 tarihinden baslayarak 04.08.2017 tarihine kadar geçen toplam 15 günlük gecikme süresine istinaden, 127.500 Euro (534.531,00 TL) tutarında cezai şart bedeli tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafça fatura bedelinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafça bu takibe haksız yere itiraz edildiğini beyanla ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, en az %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, avukatlık ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taşımaya ait .. ... no’lu konşimentonun ön yüzünde yer alan yetki şartı doğrultusunda, konşimento tahtında yapılan/yapılacak olan taşımalar ile ilgili uyuşmazlıklarda uygulanacak hukuk İngiliz Hukuku ve yetkili mahkemeler de Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olduğunu, bu nedenle işbu uyuşmazlık bakımından dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket tarafından, anlaşmaya uygun şekilde, 26.07.2017 tarihinde ... ... gemisine ... yapıldığını ve fakat ... Limanı'ndaki grev sebebiyle, emtianın nakliyesi, 02.08.2017 tarihli ... ile bir sonraki ... ... gemisi ile gerçekleşmek zorunda kaldığını, dava dilekçesinde yer alan ve gerçekleri yansıtmayan iddiaları külliyen reddettiklerini, liman gümrük personelinin yaptığı grev sebebiyle, emtianın ... Gümrük onayı yetişmediğini, emtianın bir sonraki ilk gemiye alınmak zorunda kalındığını, bu konuda da davacı tarafın onayı olduğunu, akabinde 02.08.2017 ... tarihli bir sonraki gemi ... ... dahi, yine grev sebebiyle 04.08.2017 tarihinde hareket edebildiğini, davacı tarafın tüm bu olgulara vakıf olmasına ve her aşamada gelişmelerden haberdar edilmesine rağmen, hiçbir şekilde müvekkili şirketin ihmal ve/veya kusurundan kaynaklanmayan bu vakıa sebebiyle, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin fahiş cezai şartını kötü niyetle işletmeye çalıştığını, ... yani ... Liman İşletmesi'nin yazısında, personel azlığından somut hadisede işlemin 35 saati aştığı, hatta gümrük yetkililerine karşı bu gecikmeler sebebiyle yasal işlem başlatıldığının da vurgulandığını, müvekkili şirketin hiçbir ihmal ve/veya kusurunun olmadığını, yükleme limanındaki grev sebebiyle ilgili yasal mevzuat uyarınca, grev engeli halinde, taşıyanın sorumlu tutulması mümkün olmadığını, dava dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca, müvekkili şirkete kara yoluyla taşıma talimatı da verildiği ve fakat mesnetsiz gerekçelerle yerine getirilmediğinin iddia edildiğini, bu iddiayı da tümüyle reddettiklerini, davacı tarafça da dava dosyasına, sözleşme ekinde sunulmuş yani davacı taraf uhdesinde en başından beri var olan, müvekkili şirkete ait İmza Sirküleri 2. maddesine göre, müvekkili şirket ...'nin 100.000.-USD ve üzeri bir miktar için şirket planlarının onayı yani borç/risk altına sokabilmek için müşterek imza ve yine sirkülerin 5. maddesi gereği, şirketle temsilen teklif hazırlamaya, sözleşme imzalamaya müşterek imza gerektiğini, sirkülerde müşterek imza için yetkilendirilen isimler arasında, davacı taraf ile akdedilen sözleşmeyi imzalayan ...'ın ismi olduğunu, fakat ...'ın, müvekkili şirket ...'yi bu tutarda risk altına sokmak ve ayrıca sözleşme akdetmek için sirkülerde yetkili bir başkasıyla müşterek imzasının bulunması zorunlu olduğunu, sözleşme ediminin ifa edilmiş olmasının ve sözleşmenin sair başkaca hükümlerinin geçerli olmasının, sözleşmedeki ceza şartının da geçerli olduğu anlamına gelmeyeceğinin izahtan vareste olduğunu, hiçbir şekilde genel itirazlara, cezai şart maddesinin geçersizliği hakkındaki itirazlara halel gelmemek ve kati surette davanın kabulü manasında olmamak kaydıyla taraflar arasında akdedilen sözleşme'nin "cezai şart maddesi" çok fahiş olup, müvekkili şirketin ekonomik olarak mahfına sebebiyet verecek mahiyette olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davanın reddine, yargılama ücretleri ile ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi olan ... ... A.Ş ile davalı şirket arasında navlun akdi kurulduğunu ve müvekkillerine ait emtiaların taşınması işinin organizasyonunu üstlendiğini, taşıma işleminin ... - ... ... hattında gerçekleşmesine taşımaya konu emtiaların, alıcı adresine vasıl olması, teslim ve tahliyesi ile navlun alacağının yasal olarak muaccel hale gelmiş olmasına karşın, davalı tarafından müvekkili şirketin navlun ücretlerine ilişkin fatura bedelleri, emtialar da alıcı adresine tam ve tekmil şekilde teslim edilmesine ve hiçbir ihmal ve / veya kusur bulunmamasına rağmen ödenmediğini, basiretli bir tacir gibi ve iyi niyetli davranan müvekkili tarafından , davalı ile ödenmeyen faturalar bedelini ödemesi bakımından bir takım görüşmeler yapılmış ancak bugüne kadar taraflar arasında hiçbir netice alınamamış olduğunu, davalı tarafından faturalar bedelinin ödenmemesi neticesinde müvekkili alacağının ve takip tarihine kadar işlemiş faizinin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyası tahtında, toplam 95.106,82- TL tutarında ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak takibin davalının haksız, mesnetsiz ve kötü niyeti ile durduğun belirterek açıklanan nedenlerle davalının haksız ve mesnetsiz tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme yönünden itirazları bulunduğunu, işbu uyuşmazlığın halli bakımından mahkemenin yetkili olmadığını, bu nedenle işbu davanın yetki yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup müvekkili şirkete husumet tevcihinin hatalı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından , anlaşmaya uygun şekilde 26/07/2017 tarihinde ... ... gemisine ... yapılmış ve fakat ... Limanındaki grev sebebiyle emtianın nakliyesinin 02/08/2017 tarihli ... ile bir sonraki ... ... gemisi ile gerçekleştirilmek zorunda kaldığını, dava dilekçesinde yer alan ve gerçekleri yansıtmayan iddiaları reddettiklerini belirterek açıklanan nedenlerle, dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak hukukun İngiliz Hukuku olması ve yetkili mahkemelerin de Londra Yüksek Adalet Mahkemesi olması nedeniyle davanın yetki yönünden usulden reddine, her halükarda taraflar arasındaki sözleşme'nin ceza şartının muteber olması sebebiyle davanın esastan reddine, yargılama ücretleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Asıl dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tahsiline ilişkin takibe itirazın iptali, birleşen davada navlunın alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Bilirkişi heyetince sunulan 02/05/2019 tarihli raporda; Gerek e-posta yazışmalarının içeriği, gerek yükün yüklenmesinin kararlaştırıldığı ilk gemi olan ...'ın yanaşıp gecikmeli de olsa kalkması ve bir hafta sonrası için diğer geminin ayarlanabilmesi, gerekse resmi bir grev olduğu yönünde dosyada bir belge ya da bilgi bulunmaması karşısında, gecikmenin grevden kaynaklandığı hususunun ispatlanamadığı, aksine dosya içeriğinden, gümrükteki personel eksikliğinden ileri geldiği sonucuna varıldığını, e-posta yazışmalarından ve dosya içeriğinden, gümrük işlemlerinin yaz dönemindeki personel eksikliği nedeniyle uzun sürdüğü hususunun bilindiği, gecikmenin önlenmesi ya da gecikme meydana geldikten sonra davacının zarara uğramasının önlenmesi için için davalının üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine ulaşıldığı, bir sözleşmenin hiç veya gereği ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılabileceği, alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerektiği, tacir sıfatını haiz borçlu, aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini isteyemeyeceği, ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebileceği, dava konusu olayda gümrük işlemlerindeki gecikmenin telafi edilebilmesi için gereken özenin gösterilmemesi söz konusu olduğu, sözleşme koşulları arasında yer alan “konteynerlerin ... firmasından kaynaklanmayan ve hangi nedenle olursa olsun gemiye eksik yüklenmesi veya yüklenmemesi durumu” da dava konusu olay bakımından söz konusu olmadığını, konteynerlerin eksik yüklenmesi ya da hiç yüklenmemesi değil; gümrük işlemlerinin planlanandan ve olması gerekenden uzun sürmesi nedeniyle konteynerlerin yüklenmesi gereken geminin hareket etmiş olması söz konusu olduğu, cezai şart talep etmenin gerek yasal gerekse sözleşmesel koşullarının oluştuğu, sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde, boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününden başlayarak bir sonraki geminin yola çıktığı güne kadar ... numaralı konişmento muhteviyatı toplam 17 adet konteyner için konteyner başına günlük 500 Euro cezai şart talep edilebileceği, boş konteyner teslimat günü dosya içeriğinden tespit edilemediğinden hesaplama yapılamadığı, davacının beyan ettiği tarih esas alınırsa 127.500 Euro'nun cezai şart olarak talep edilebileceği kanaatine ulaşılmıştır.

Tarafların itirazları üzerine yeni bir bilirkişi heyetince sunulan 11/11/2020 tarihli raporda; Taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalının grevden söz ettiği görülmekle birlikte, davalı tarafından sunulan resmi belgelerde ve dosya içeriğinde ... Limanı'nda grev olduğu iddiasının ispatlanamadığı konusunda önceki bilirkişi raporunda ver verilen gerekçelere heyet olarak katıldıkları, gecikmenin grevden kaynaklı olmadığı, yaz dönemi ve gümrük personeli eksikliğinden kaynaklandığı, durumun bir kaç aydır sürdüğü, durumun öngörülebilir olduğu, davalının mevcut sözleşme ile hat üzerinde sıklıkla taşıma yaptığı ve bu sebeple yaşanacak gecikmelerin önüne geçilebileceğinin değerlendirildiği, davalının gümrük işlemleri gecikme durumunu öngörerek en azından 15 konteynerin belgelerinin tamamlanarak ilk gemi “...” ile gönderilmesi yollarını araması gerektiği, bunun yapılmadığı, “...” gemisine yüklenemeyen konteynerlerin, davacı tarafından talep edilmesine rağmen sözleşme ekinde yer alan çizelgede görülen aynı hat üzerinde taşıma yapan diğer taşıyanlar ile taşınması konusunda bir çabasının bulunmadığı ve gecikmeden kendi kusuru ile sorumlu olduğunun değerlendirildiği, yükün gecikmesinin eşyanın taşıyan sıfatına sahip davalının hakimiyetine bulunduğu sırada ve davalının kusurundan kaynaklandığı, buna bağlı olarak söz konusu gecikmeden kaynaklı zararlardan, davalı taşıyanın sorumlu olduğunu, dava konusu olayda “grev” gibi bir mücbir sebep olmadığı değerlendirildiğini, davalının gecikmeden kusurlu olduğu kanaati ile geminin kaçırılması durumunda, cezai şartın başlangıç tarihi olarak “boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat günü esas alınacaktır” hükmünde yüklenmeyen konteyner başına günlük 500 Euro ceza bedeli ödeneceğinin görüldüğünü, 17 konteyner için gecikmeden kaynaklı ceza 134.000,00 Euro olarak hesap edildiği, ancak davacının talebine konu fatura bedelinin 127.500,00 Euro olduğunun görüldüğü, davacının, cezai şartı 21.07.2017 tarihinden başlatarak, 17 Konteyner X 15 Gün X 500 Euro= 127.500,00 Euro talep ettiği, talebinin hesaplanan bedelden 6.500,00 Euro daha az olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konularının başında gelen ve cezai şart açısından kanaatlerinin dosyada mevcut diğer bilirkişi raporu ile aynı yönde olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Bilirkişi heyetince sunulan 21/04/2021 tarihli raporda; Davacı-karşı davalı ve davalı-davacı tarafın dava konusu döneme ait ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak yapılmış olduğu, taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davacı-karşı davalının şirketin, davalı-karşı davacı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2017 yılı defter kayıtlarına işlediği, yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden sonra oluşan 31.12.2017 tarihi itibari ile 85.215,17 TL defter ve kayıtlarında davalıya navlun borcu gözüktüğü, ancak davacının şüpheli ticari alacaklar hesabına kaydetmiş olduğu cezai şart bedeli faturasından kaynaklı 534.531,00 TL davalı karşı davacıdan alacağı gözüktüğü, davalı-karşı davacı şirketin, davacı-karşı davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2017 yılı defter kayıtlarına işlediği, yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalar ve ödemelerden sonra oluşan 31.12.2017 tarihi itibari ile 85.215,17 TL defter ve kayıtlarında davacı-karşı davalıdan navlun alacağı gözüktüğü, icra takibine konu cezai şart bedeli faturasının 524,531 TL karşılığı düzenlendiği, cezai şart miktarının bilirkişi heyet üyeleri tarafından taleple bağlılık ilkesi gereği 127.500 Euro olduğu, icra takibinde cezai şart bedelinin 534.531 TL tutar üzerinden talep edildiği, davalı-karşı davacı toplam 90.305,52 TL alacağa + 4.801,30 TL ....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası ile 22.02.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacağına %9,75 değişen oranlardaki ticari faizi ile birlikte talep ettiği, davacı-karşı davalı toplam 534.531,00 TL alacağa + 999,50 TL işlemiş faiz, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası ile 23.10.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, alacağına %9,75 değişen oranlardaki ticari faizi ile birlikte talep ettiği, yapılan inceleme ve tespitler neticesinde davalı-karşı davacının navlun alacağının defter ve kayıtlarda 85.215,17 TL olarak tespit edildiği, cezai şart alacağının 534.531,00 TL olarak tespit edildiği, faturaların belirlenen ödeme vadelerinden icra takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının ve davacı kalan alacağının Cezai Şart-Navlun Alacağı=447.267,46 TL olduğu, ... Limanı'nda grev olduğu iddiasının ispatlanamadığı konusundaki kanaatlerinde bir değişiklik bulunmadığı, çift imza sınırlaması gerekçesiyle taraflar arasındaki sözleşmenin ve keza bu sözleşmede yer alan cezai şartın geçersizliğinden bahsedilemeyeceği, davalı-karşı davacının navlun alacağı hakkına sahipken bahse konu navlun sözleşmesinin taşıtanı sıfatına haiz davacı-karşı davalının da söz konusu 85.215,17 TL navlun ücretinden dolayı borçlu olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Muhasip bilirkişi tarafından sunulan 13/12/2021 tarihli raporda; Asıl dava yönünden; asıl alacak yönünden davacı-karşı davalının alacağının 534.531,00 TL alacak + 999,50 TL işlemiş faizi ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 23/10/2017 tarihinde icra takibine başlatıldığı, davalı-karşı davacı tarafın ise bu icra takibine itiraz ettiği, asıl davada tespit edilen 534.531,00 TL davacı-karşı davalı alacağını ....Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnamesiyle 10/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarda verilen ödeme süresinin 7 gün olduğu, temerrüt tarihinin ise 10/10/2017 olarak tespit edildiğini, ihtar tarihi olan 10/10/2017 ilaveten 7 gün ödeme süresi ile 18/10/2017 temerrüt tarihi, icra takip tarihinin 23/10/2017 olduğu, ... esas sayılı birleşen dava yönünden; davalı-karşı davacı alacağının 90.305,52 TL alacak + 4.801,30 TL işlemiş faize ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davacı-karşı davalı tarafın ise bu icra takibine itiraz ettiğini, defter ve kayıtlarda 85.215,17 TL nakliye alacağı tespit edildiğini, birleşen davada tespit edilen 85.215,17 TL davalı-karşı davacı alacağını ....Noterliği tarafından düzenlenen ihtarnamesiyle 18.10.2017 tarihinde tebliği edildiğinin görüldüğünü, ihtarda verilen ödeme süresinin 7 gün olduğu, temerrüt tarihinin 26/10/2017 olarak tespit edildiği, ihtar tarihi olan 18/10/2017 ilaveten 7 gün ödeme süresi ile 26/10/2017 temerrüt tarihi, icra takip tarihinin 22/02/2018 olduğu, asıl alacak dava yönünden davacı-karşı davalının temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar cezai şart alacağının toplam 535.244,93 TL, birleşen dava yönünden davalı-karşı davacının temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar nakliye alacağının toplam 87.923,36 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Asıl ve Birleşen dava, tarafların kabulünde olan 11.01.2016 tarihli taşıma sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl dosyada davacı taraf, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, 17 adet konteyner yükünün davacının İspanyada ki fabrikasından teslim alınarak Türkiye'de bulunan tesisine taşınmasının davalı ... tarafından üstlenildiği, taşımayı yapacak ... gemisinin önceden belirlenen tarihte yükleme limanında hazır edildiğini, sözleşme gereğince gümrük işlemlerinin de davalı tarafından yerine getirilmesi gerektiği, ancak gümrük işlemleri tamamlanmadığından konteynerlerin gemiye yüklenemediğini, böylelikle geminin yükü almadan limandan ayrıldığını, eşyanın gecikmeden taşınması için bir çok opsiyon hat olmasının yanı sıramüvekkili tarafından özel yüklerin bir an önce ulaştırılması için kara yolu ile taşınması talimatını verildiği halde bu talimatın da yerine getirilmediğini, davalının taşımayı 7 gün sonra kalkacak olan ... ... gemisi ile yapmayı planladığını, ... ... gemisinin de kalkış için davacıya bildirilen tarihten iki gün sonra ... Limanından hareket ettiğini, bu şekilde davalıdan kaynaklanan nedenlerle yükün taşınmasında 15 günlük gecikme yaşandığı ileri sürülerek, toplam nedeniyle sözleşmede kabul edilen günlük 500 USD cezai şart bedeli üzerinden tespit edilen cezai şart alacağının tahsili için icra takibi başlatıldığı ileri sürülmektedir.

Asıl davaya konu olan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında, ... Endüstri Ürünleri Tic. Ltd. Şti tarafından 534.531,00 TL cezai şart alacağı ile 999,50 TL işlemiş faizden oluşan toplam 535.530,50 TL alacağın, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmek suretiyle tahsili için ... ... şirketi aleyhine 23/10/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, birleşen davaya konu olan ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında da birleşen dosya davacısı ... ... şirketinin 90.305,50 TL navlun alacağı ile 4.801,30 TL işlemiş faizden oluşan toplam 95.106,82 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsili için 21.02.2018 tarihinde ... Endüstri Ürünleri Tic. Ltd. Şti hakkında icra takibi başlatıldığı, her iki dosyada da icra takibine yapılan itirazın süresinde olup itirazın iptali davalarının İİK 67.Maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.

Davalı birleşen dosya davacısı ... ... vekili ise, konişimentoda ki yetki klozuna göre Londra Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunduktan sonra İspanya'da Gümrük Personelinin grevde olması sebebiyle taşınacak yük için gümrük onayı alınamadığını, bu nedenle emtianın bir sonraki gemi ile taşınmasının planlandığını, davacının da buna onay verdiğini, grev sebebiyle sonraki geminin de iki gün gecikmeyle hareket edebildiğini, ... Limanında grev yaşandığının elektronik posta yoluyla karşı yana iletildiğini, grevin taşıyan açısından sorumsuzluk sebebi oluşturmasının yanı sıra sözleşmenin 5/2.maddesine göre de mücbir sebep teşkil ettiğini, bundan dolayı taşıtanın tazminat talep etme hakkı bulunmadığını iddia ederek asıl davanın bu nedenle reddi ile taşımadan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için başlatılan takibe karşı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmesi istenmektedir.

Asıl davada, davalı ... vekili tarafından konişimentoda ki yetki şartına dayanarak miletlerarası yetki itirazında bulunulmuş ise de, taraflar arasında düzenlenmiş olan lojistik hizmet sözleşmesinin 2.1 maddesinde uyuşmazlıkların çözümü için İstanbul Mahkemeleri yetkili kılındığından, sözkonusu yetki şartına göre mahkememiz yetkili olduğundan, davalı vekilinin yetki itirazının reddi ile davanın esastan incelenmesine geçilmiştir.

Taraflar arasında akdedilen 11.01.2016 tarihli lojistik hizmet sözleşmesinde ...'nin şirketinin, ... şirketi tarafından yurt dışından ithal edilecek emtianın fabrikadan teslim alınarak alıcının tesislerine veya belirlediği yere kadar taşınmasını üstlendiği, buna göre ...'nin uygulamada ... olarak tanımlanan taşıma işleri komisyoncusu konumunda olduğu sözleşmede forwarderin yapmakla yükümlü olduğu işlerin ayrıntılı olarak düzenlendiği, buna göre boş konteynerlerin yükleme noktasına bırakılmasından sonra doldurulması ve zamanında hazır edilmesinin ... Endüstri Ürünleri Ticaret Ltd şirketinin sorumluluğunda olduğu, forwarderin dolu konteynerleri teslim alarak gümrük sahasına götüreceği, gümrük işlemleri ile konteynerlerin gemiye yüklenmesinin forwarderin sorumluluğunda olduğu, geminin limandan ayrılmasından sonra yükleme bilgisinin ... firmasına bildirileceğine dair hükümlerin yer aldığı, buna göre deniz nakliyesine ait işlemlerin ... firması olan ...'ye bırakıldığı, konteynerin fabrikadan alınması, evrak işlemleri, limana getirilmesi masrafları, tahliye limanında ki kara nakliyesi masraflarının ...'ne ödenecek olan navlun ücretine dahil olduğu, ... ...'ten kaynaklanan sebeplerle geminin kaçırılması durumunda, taşımadaki gecikme süresi için günlük 500 Euro cezai şart ödeneceği, cazai şartın başlangıç tarihi olarak boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününün esas alınacağının kabul edildiği görülmektedir.

Dava dosyasında, gümrük işlemlerinin tamamlanamaması sebebiyle ... gemisiyle yapılması planlanan taşımanın gerçekleştirilemeyip, eşyanın ... ... gemisiyle taşınmasından dolayı taşımada gecikme olduğu konusunda bir ihtilaf bulunmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlık taşımadaki gecikmenin hangi sebepten meydana geldiği hususunda toplanmaktadır. Davacı ... gecikmeye sebep olarak davalı ...'nin üzerine düşen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmemesi olarak bildirirken, davalı ise grev nedeni ile gecikme yaşandığını ileri sürmektedir.

Grev TTK'nın 1182. Maddesinde taşıyan açısından sorumsuzluk sebebi olarak düzenlenmiştir. Sözleşmenin “MÜCBİR SEBEP" başlıklı 6. Maddesinde bu konuya ilişkin olarak, “Eğer mücbir sebeplerden dolayı bu sözleşmedeki yükümlülükler yerine getirilemezse veya kısmen yerine getirilemezse veya yerine getirmede gecikmeler söz konusu olursa, sözleşme tarafları sözleşmeye aykırı davranmış veya herhangi bir şekilde diğer tarafa karşı sorumlu olmaz” koşulu bulunmaktadır.Yine sözleşme içinde Mücbir Sebepler “doğal afetler, her türlü yasaya, iş emrine, kurallara ve devlet merciilerinin veya diğer resmi dairelerin yönetmeliklerine göre yasalara aykırı eylemler, savaş, ayaklanmalar, devlet içi karışıklıklar, terör saldırıları, yangın, patlama, deprem, sel, kötü hava koşulları, salgın hastalıklar, lokavt, grev ve sonu belli olmayan diğer iş anlaşmazlıkları” olarak sayılmıştır. Devamında ise “eğer mücbir sebepler .... firmasının sözleşmeyi yerine getirmesini etkiliyorsa, mücbir sebeplerin belli olmasından sonra mümkünse ... firması bunu diğer sözleşme tarafına yazılı mücbir sebeplerin türünü ve kapsamını da tarif ederek bildirmelidir. ..., Mücbir sebeplerin bu sözleşmede belirlenmiş yükümlülükleri yerine getirmeyi etkilemesini azaltmak için mümkün olan her şeyi yapmalıdır.” düzenlemesi yer almaktadır. 2822 sayılı TİSGLK'nin 25. maddesinde kanuni grev, “Toplu iş sözleşmesinin yapılması sırasında uyuşmazlık çıkması halinde işçilerin iktisadi ve sosyal durumlarıyla çalışma şartlarını korumak veya düzeltmek amacıyla, bu kanun hükümlerine uygun olarak yapılan greve kanuni grev denilir” şeklinde ifade edilmiştir.

Grevin, tanımı ve unsurları bakımından her ülkede hemen hemen aynı olduğu bilirkişi raporunda belirtilmiştir.

Taraflar arasında yapılan yazışmalarda davalının grevden söz ettiği görülmekle birlikte, dosyada alınan bilirkişi raporlarında bu konuya ilişkin olarak, gecikmenin grevden kaynaklı olmadığı, yaz dönemi ve gümrük personeli eksikliğinden kaynaklandığı, durumun bir kaç aydır sürdüğü, durumun öngörülebilir olduğu, davalının mevcut sözleşme ile hat üzerinde sıklıkla taşıma yaptığı ve bu sebeple yaşanacak gecikmelerin önüne geçilebilecek olduğu değerlendirilmiştir.

Dosyada, Taşımayla ilgili taraflar arasında yapılan e-posta yazışmalarının içeriği; gerek yükün yüklenmesinin kararlaştırıldığı ilk gemi olan ...'ın yanaşıp gecikmeli de olsa kalkması ve bir hafta sonrası olan 02.08.2017 tarihinde diğer geminin ayarlanabilmesi, gerekse resmi bir grev olduğu yönünde dosyada resmi bir merciden alınan belge ya da bilgi (gazete haberi vs.) bulunmaması karşısında, gecikmenin grevden kaynaklandığı hususunun ispatlanamadığı; aksine dosya içeriğinden, gümrükteki personel eksikliğinden ileri geldiği sonucuna varılmıştır. Ancak e-posta yazışmalarının içerikleri ile ve dosya kapsamından, gümrük işlemlerinin yaz dönemindeki personel eksikliği nedeniyle uzun sürdüğü hususunun bilinen bir durum olduğu, bu nedenle meydana gelecek gecikmenin önlenmesi ya da gecikme meydana geldikten sonra davacının zarara uğramasının önlenmesi için için davalı ...'in üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirmediği kanaatine ulaşılmıştır.

Taraflar arasındaki ilişkinin deniz yolu ile eşya taşımadan kaynaklanmasına nedeniyle, taşıyanın sorumluluğun da TTK’nın bu yöndeki düzenlemelerine göre tayin edilmesi gerekmektedir.

TTK'nın 1178/2 maddesine göre, taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olmasın şartıyla sorumludur. Davaya konu olayda da, mail yazışmalarından da anlaşıldığı üzere, yükün gecikmesinin eşyanın taşıyan sıfatına sahip davalının hakimiyetine bulunduğu sırada ve davalının kusurundan kaynaklandığı saptanmış olduğundan buna bağlı olarak söz konusu gecikmeden kaynaklı zararlardan, davalı taşıyanın sorumlu olması gerektiği değerlendirilmiştir.

Taşıma sözleşmesinde, taşımada gecikme meydana gelmesi halinde gecikilen her gün için ... 500 Euro gecikme cezası ödeyeceği şeklinde cezai şart koşulunun kabul edildiği belirli olup asıl davada istenilen cezai şart alacağı sözkonusu sözleşme maddesine dayanmaktadır. TBK m. 179/f.1'de "bir sözleşmenin hiç veya gereği ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılabileceği" kabul edilmiştir. TBK m.180/f.1'e göre, alacaklı hiçbir zarara uğramamış olsa bile kararlaştırılan cezanın ifası gerekir. TTK m. 22 uyarınca tacir sıfatını haiz borçlu, aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla sözleşme cezasının indirilmesini isteyemez. TBK m. 179/2 uyarınca ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir. Dosya içeriğinde bulunan, ... yetkilisi Y... tarafından ... yetkilisi ...'a gönderilen 11.8.2017 Cuma tarihli e-postada cezai şart talep edileceği açıkça belirtilmiş olup, bu çerçevede davacı ... bakımından ifanın çekincesiz kabulü söz konusu değildir. Dosyada bulunan taraflar arasındaki sözleşmenin “Ek: 5 ... Yükümlülükleri ve Cezai İşlemler” bölümünde, “... planlanan tarihlerde bir aksama olduğu takdirde aksaklığın planlanan teslimat süresini etkilemesi durumunda aşağıda yer alan ceza şartlarını kabul eder” hükmü yer almaktadır. Ceza şartlarından biri, “gümrükleme işlemleri esnasında oluşacak gecikme sebebi ... kaynaklı ise teslimat süresindeki gecikme ve bununla ilgili ceza işlemleri forwarderin sorunluluğundadır” şeklinde tarif edilmiştir. Dava konusu olayda gümrük işlemlerindeki gecikme ... konumundaki ... ...'ten kaynaklanmadığından bu sözleşme koşulunun kapsamına girmemiş olsada dava konusu olayda gümrük işlemlerindeki gecikmenin telafi edilebilmesi için gereken özenin gösterilmemesi söz konusudur. Bu nedenle davalının eylemi sözleşme koşullarından “yapılan takviyelere rağmen forwarderdan kaynaklanan sebeplerle geminin kaçırılması durumunda ... bir sonraki maddede yer alan ceza şartlarını kabul eder” şartının kapsamına girmektedir. Zira ilk gemi gümrük işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle kaçırılmıştır. Gümrük işlemlerinde aksamalar olduğu bilindiği halde buna yönelik bir önlem alınmamıştır.

Davacı tarafından dosyaya sunulan irsaliye tarihlerinin, 2 adet konteyner için 24.07.2017, diğer 15 konteyner için ise 18.07.2017 ile 21.07.2017 arasında değiştiği görülmektedir. Davalının gümrük işlemleri gecikme durumunu öngörerek en azından 15 konteynerin belgelerinin tamamlanarak ilk gemi “...” ile gönderilmesi yollarının aranması konusunda gereken yapılmamıştır. ilk gemi kaçırıldıktan sonra, bir hafta beklenmeden, daha kısa bir sürede başka bir gemi bulunmaya çalışılmamış; davacının ısrarlı taleplerine ve sözleşmede bu konuda,“... bir sonraki gemi sevkiyatının teslimal süresini aksatacağını düşündüğü takdirde konteynerlerin karayolu ile teslimatını planlama hakkına sahiptir” şeklinde açık hüküm bulunmasına rağmen taşımanın karayolu ile gerçekleştirilmesi için somut bir çaba harcanmadığı dosya kapsamından anlaşıldığından gecikmenin önlenmesi, telafi edilmesi, sürenin daha fazla uzamaması için davalı tarafından gereken özenin gösterilmediği sonucuna varılmış olup dosyada alınan bilirkişi raporlarında da bu yönde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Yukarıda yapılan değerlendirmeler sonucunda, yükün taşınmasında gecikilen zaman için cezai şart talep etmenin gerek yasal gerekse sözleşmesel koşullarının oluştuğu, sözleşmenin ilgili hükümleri çerçevesinde, asıl dosya davacısı ... Endüstri Ürünleri Tic. Ltd Şti'nin, boş konteynerlerin önceden belirlenen teslimat gününden başlayarak bir sonraki geminin yola çıktığı 4.8.2017 tarihine kadar ... nolu konişmento muhteviyatı toplam 17 adet konteyner için, sözleşmedeki hüküm gereğince konteyner başına günlük 500 Euro cezai şart talep edilebileceği kabul edilmiştir.

Davacı vekili 26.06.2020 tarihli dilekçesinde boş konteynerlerin teslimat tarihini açıklayarak, buna ilişkin irsaliyele örneklerini tercümeleri ile birlikte dosyaya ibraz etmiştir. Sunulan belgelerden, 17 adet konteynerden 2 adedinin 18.07.2017, 4 adedinin 19.07.2017,5 adedinin 20.07.2017, 4 adedinin 21.07.2017 ve 2 adedinin 24.07.2017 tarihinde boş olarak teslim edildiği saptanmıştır. İkinci bilirkişi heyetinin düzenlemiş olduğu 22.10.2021 tarihli Ek raporda, uyuşmazlık konusu 17 adet konteyner bakımından tespit edilen gecikme süresi için cezai şart miktarı toplam 134.000,00 Euro olarak tespit edilmiştir. Davacı cezai şart alacağı için 05.10.2017 tarihli 534. 531, 00 TL üzerinden fatura düzenleyerek, faturayı 999, 50 TL işlemiş faiz alacağı ile birlikte takibe koymuştur.

Bilirkişi raporunda saptanan134.000,00 Euro cezai şart tutarı, 22.10.2021 olan fatura tarihinde geçerli olan kurdan (4.2103x 134.000) 564.180,20 TLye karşılık gelmektedir. İcra takibinde talep edilen 534.531,00 TL cezai şart şart alacağı bu tutardan daha az olduğundan asıl davada hüküm altına alacak asıl alacak miktarı 534.531,00 TL'dir. Davacı ... tarafından borcun ödenmesi konusunda Kartal ...Noterliğinden çekilen ihtarname 10.10.2017 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. İhtarda ödeme için verilen süre 7 günlük olduğundan davalı 18.10.2017 tarihinde temerrüde düşmüş olacaktır.14.12.2021 tarihli ek raporda temerrüt tarihinden takip tarihine kadarki süre için işlemiş faiz tuturı 713, 93 TL olarak hesaplandığından, 534.531,00 TL cezai şart alacağı için istenebilecek işlemiş faizin,713, 93 TL olduğu tespit edilmiştir.

Birleşen dava, her iki dosya bakımından uyuşmazlık konusu olan taşımadan kaynaklanan navlun alacağına ilişkindir. Birleşen dosya davacısı ... ..., ....İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyasında ... hakkında başlattığı icra takibinde, 90.305,52 TL asıl alacak ile 4.801,30 TL işlemiş faiz alağının tahsilini talep etmektedir. Muhasip bilirkişinin tarafların ticari defterleri üzerinde yaptığı inceleme ile, birleşen dosya davacısı ... şirketinin ... adına düzenlediği navlun faturalarının her iki yanın defterlerinde de kayıtlı olduğu,17.07.2017tarihli .... Nolu faturadan kalan 5.394,68 TL bakiye alacak ile, 11.08.2017 tarihli ... nolu 79.380,23 TL bedelli ve 14.08.2017 tarihli ... nolu 5530,29 TL bedelli navlun faturalarından dolayı ...'nin, ...'den toplam 90.305,20 TL alacaklı olduğu, 18.09.2017 tarihinde yapılan 5.089,63 TL ödeme mahsup edildikten sonra bakiye alacak miktarı 85.215,17 TL olarak tespit edilmiştir.

Davalı ..., bu alacak nedeniyle Beşiktaş ...Noterliğinden çekilen ihtarname ile 26.10.2017 tarihinde temerrüde düşmüş olup 14.12.2021 tarihli ek raporda icra takip tarihine kadarki işleyen faiz alacağı 2.708,79 TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda birleşen davaya konu icra takibinde 85.215,17 TL asıl alacak ile 2.708,79 TL işlemiş faize yönelik itirazın haksız olduğu değerlendirilmiştir.

Yapılan yargılama neticesinde, yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmelere göre, asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazınınKISMEN İPTALİNE,takibin 534.531,00 TL asıl alacak ve 713.93 TL işlemiş faizden oluşan toplam 535.244,93 TL alacağın, bu tutar içerisinde ki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA,Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 85.215,17 TL asıl alacak, 2.708,79 TL işlemiş faizden oluşan toplam 87.923,36 TL alacağın bu tutar içerisinde ki asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, her iki dava yönünden kabul edilen alacak belirlenebilir ve likit olduğundan takdiren %20 oran üzerinden hesap edilen icra inkar tazminatının davalılardan tahsili yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, A-ASIL DAVADA

1.Asıl davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 534.531,00 TL asıl alacak ve 713.93 TL işlemiş faizden oluşan toplam 535.244,93 TL alacağın, bu tutar içerisinde ki asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Takdiren %20 oran üzerinden hesap edilen 106.906,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 36.513,81 TL karar harcından 6.467,88 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 30.045,93 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3.Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 43.776,55 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 31,40 TL başvurma harcı, 330,00 TL posta gideri, 19.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.361,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 19.325,26 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6.Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, B-BİRLEŞEN DAVADA

1.Birleşen davanın KISMEN KABULÜ ile davalının ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 85.215,17 TL asıl alacak, 2.708,79 TL işlemiş faizden oluşan toplam 87.923,36 TL alacağın bu tutar içerisinde ki asıl alacağın takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili için icra takibinin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

Takdiren %20 oran üzerinden hesap edilen 17.043,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, koşulları oluşmadığından davalının reddedilen kısma ilişkin kötüniyet tazminatına ilişkin talebinin REDDİNE,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 5.821,04 TL karar harcından 1.148,66 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.672,38 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,

3.Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 11.877,97 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 35,90 TL başvurma harcı, 40,50 TL posta gideri, 19.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.076,40 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 17.092,34 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

6.Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2021 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TTK md.1178/2 İİK md.67 TTK md.1182 K2822 md.25
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog