Esas No
E. 2024/1831
Karar No
K. 2024/4024
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2024/1831 E.  ,  2024/4024 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2016/91 E., 2023/344 K.
KARAR: Kısmen Kabul

Taraflar arasında Mahkemede görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; asgari işçilik uygulamasından doğan yasal ödemelerinin eksik çıkarıldığını ve bu bağlamda kendilerinden mükerrer prim istendiğini beyan ederek yapılan işlemin iptal edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurumca işin geçici kabulünün 31.12.1999 tarihinde kusursuz ve noksansız yapıldığını, gerekli ihale makamı İĞDAŞ ve gerekse Kurum müfettişi raporundan bu durumun anlaşıldığını, geçici kabul tarihi olan 31.12.1999'dan sonraki beyanların işçilik hesaplamasına dikkate alınamayacağını, işin noksansız bitmiş olduğunu, işin yapıldığı 1999.01.12 devresi içinde 21.742.894.000 TL işçilik beyanında bulunulmuş iken 2000/01-05 devresinde 29.607.550.000 TL dönemden çok daha fazla işçiliğin bildirilmiş olmasının da salt işçilik oranına uluşmak için yapıldığını gösterdiğini, Kurumun yaptığı işlemin hukuka uygun olduğunu beyan ederek davacının açmış olduğu davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 05.03.2010 tarihli ve 2003/1505 Esas, 2010/136 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile işçi çalıştırılmamış olması nedeniyle davacının işçilik ödemelerine ilişkin 29.607,55 TL nin davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. 1. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 28./02/2012 tarih, 2010/6811 Esas, 2012/2599 Karar sayılı bozma kararında; dava konusu işle ilgili teknik bilgilere sahip ve işçilik saptamasını bilen inşaat mühendisi ile iş ve sosyal güvenlik konularında uzman aktüerya hesap bilirkişilerinden oluşacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden özellikle konuyla ilgili müfettiş raporu ile bu rapor üzerine Kurumca yapılan tahakkuka esas tüm belgeler ve kayıtlar ile işverenin bu iş ile ilgili yaptığı işçilik ödemeleri, işyerinin ticari defter ve kayıtları ile Kurum kayıtlarından da karşılaştırılarak, yasal iş bitim tarihi olan 31.12.1999 tarihine kadar davacının Kuruma eksik işçilik bildirimi olup olmadığını, işte uygulanması gereken işçilik oranının ne olduğu, davacıdan istenilen ve ihtirazi kayıtla Kuruma yatırılan fark işçilik tahakkuk işleminin, yerinde olup olmadığının tespiti için rapor almak ve alınacak rapor gereğince bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B- Mahkemenin Bozma ilamına uyarak verdiği 13.05.2015 tarihli ve 2013/637 Esas, 2015/182 Karar sayılı kararıyla; Açılan davanın kısmen kabulü ile 6.956.00 TL'nin davalı Kurumdan alınarak yasal faizi ile birlikte davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

C- 2. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin, 04.02.2016 tarih, 2015/14678 Esas, 2016/1126 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının ve davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine, Mahkemece, bozma ilamına uygun inceleme ve araştırma yapılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunun asgari işçilik uygulamasının usul ve esaslarına uygun olmadığı;

a)Uyuşmazlığın yargı önüne gelmesi nedeniyle işverenin malzemeli ve salt işçilikli ödemeleri de gözetilerek gerçek bir asgari işçilik uygulaması yapılması gerekeceğinden, bu aşamadan sonra asgari işçilik oranının % 25 eksiği ile nazara alınması mümkün olmadığı halde bilirkişinin % 10 asgari işçilik oranının % 25 eksiği olan % 7,5 oranı üzerinden fark işçilik hesabı yapması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni,

b)Bilirkişi kurulunun, “ilişiksizlik belgesi” raporunda bahsi geçen faturaları ve ticari defterleri inceleyerek, tespit edilecek malzemeli ve salt işçilik faturalarının her birisinin hangi gerekçe ile malzemeli veya salt işçilikli faturası olarak kabul edildiğini veya kabul edilmediğini açıklayan, denetime elverişli ve doyurucu rapor sunması gerektiği gözetilmeden bu hususlara dair sağlıklı inceleme ve araştırma yapılmadan sunulan bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni,

c)Kurum, 27.10.2003 tarihli fark işçilik tebliğine dair yazısında asgari işçilik oranını % 7,5 almış iken bilirkişi kurulu % 10 kabul etmiştir. Bilirkişi kurulunun, Kurumca asgari işçilik oranının % 7,5 olarak kabulüne esas belge ve kararlar getirtilmeden, asgari işçilik oranının hangi hukuki ve bilimsel nedenlerle yerinde olmadığını açıklamayan ve ilgili tebliğlerdeki karşılığını belgeleri ile göstermeyen bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni,

d)Mahkemece, hüküm altına alınan 6.042,91 TL, ek raporda hesaplanan fark prim borcu olup iadesi gereken gecikme zammına dair hesaplama yapılmamış ve hüküm kurulmamıştır. Bilirkişi kurulunca, davacıya iadesi gereken prim ve gecikme zammı ayrı ayrı hesaplanmadan yalnızca iadesi gereken prim miktarı ile yetinilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni,

e)Bilirkişi kurulunca prim oranı % 35,5 olarak kabul edilmiş ise de Kurum hesaplamasında % 36 kabul edilmiştir. Mahkemece, eksik işçiliğin mal edildiği aya ait prim oranı (eksik işçiliğe dayalı re'sen prim tahakkuku yapılacağı bildirilerek) Kurumdan sorularak ve bu oran üzerinden bilirkişilere prim, gecikme cezası ve gecikme zammını hesaplattırarak sonuca gidilmesi gerekirken, prim oranına dair çelişki giderilmeden yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedeni olup

Kabule göre de prim ve gecikme zammından iadesi gereken miktar ve buna göre kabul/ret oranı doğru belirlenmeden, davacı ve davalı yararına hatalı miktarlarda avukatlık ücreti belirlenmesinin de doğru bulunmadığından bahisle karar bozulmuştur. D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar

Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dava konusunun, ek prim ve gecikme cezasının tahakkukuna dayalı Kurum işleminin dayandığı 04.03.2003 tarih ve 14 sayılı müfettiş raporu olduğu, mezkur rapor gereğince, davacı şirketin yapımını üstlendiği ve İGDAŞ'dan ihale ile alınan dogalgaz yapım hattı işinde, işverenin Kuruma bildirdiği ve işin bitim tarihi olan 31.12.1999 tarihine kadar olan süreye ilişkin işçilik tutarının % 7,5 işçilik oranı üzerinden değil de daha az oranda bildirilmesi nedeniyle, fark işçilik olarak hesaplanan 12.998 TL prim ile 27.10.2003 tarihi itibariyle hesaplanan 38.735,94 TL gecikme zammı toplamı 51.744,58 TL fark işçilik borcunun işverenden tahsiline ilişkin Kurum işleminin olduğu, son bozma ilamından sonra, dosyanın ilk olarak mali müşavir bilirkişiye, akabinde 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bozma ilamında bahsi geçen "asgari işçilik oranının %7,5 olarak kabulüne esas belge ve kararlar" ile "eksik işçiliğin mal edildiği aya ait prim oranı"nın celbi için davalı Kuruma müzekkere yazıldığı, Unkapanı SGM'ye yazılan 26.05.2016 tarihli müzekkere ve bu müzekkereye verilen 23.06.2016 tarihli cevabi yazı ilgi tutularak, Kurum hesaplamasına göre %36 olan prim oranı yönünden, eksik işçiliğin mal edildiği aya ait prim oranının, eksik işçiliğe dayalı re'sen prim tahakkuku yapılacağı bildirilerek yeniden sorulmasına ve tüm dosya kapsamı gözetilip dava konusu talep hakkında, gerekirse davacıya ait ticari defter ve kayıtların yerinde incelenerek ve önceki raporlar arasındaki çelişki giderilerek rapor tanzim edilmesi için dosyanın daha önce rapor sunmayan bir mali müşavir bilirkişi, iki iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman hesap bilirkişi, bir kamu ihale mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplamalar alanında uzman hesap bilirkişi, bir inşaat mühendisi bilirkişiden oluşan beş kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor tanzim edilmesinin istenildiği, Kuruma yazılan yazı cevapları gelmesine müteakip bozma ilamında; a, b, c, ç ve d alt bentlerinde toplam beş başlık altında bozma gerekçeleri bildirilerek bilirkişi heyetinden rapor alındığı, dosyaya ibraz olunan 03.11.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile 24.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporundaki tespit, değerlendirme ve hesaplamanın, dosyadaki bilgi ve belgeler ile uyumlu, hükme esas almak için yeterli ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile dava konusu Kurum işleminin kısmen iptal edilerek, davacıdan asıl alacak ve gecikme zammı olarak fazladan tahsil edilen 2.899,38-TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; davanın tam kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. Davalı Kurum vekili; bilirkişi hesaplamalarını kabul etmediklerini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5510 sayılı Kanun'un 85 inci maddesinin fıkrası ve 17.04.2008 tarihli 5754 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ile değişik 86 ncı maddesinin 7 nci fıkrası

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve Kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.