12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2021/7788 E. , 2024/2287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesinin kararını istinaf etmeyen ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine yeni bir karar verilmeyen davalının Bölge Adliye Mahkemesi kararını katılma yoluyla temyiz etme hakkı olmadığı belirlenmiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 147.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizine ilişkin talebinin reddine verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından reddi, davacının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız tutuklulukta geçen süre başka suç nedeniyle mahsup edilmiş olsa bile tazminata hükmedilmesi gerektiğini, ek kovuşturmaya yer olmadığına verilen karar ile dava açılan ve sonradan beraat kararı verilen suçun farklı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddi kararı verilmesine rağmen davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/149755 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.07.2017 tarihinde tutuklandığı, 19.09.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek bu suçtan 19.09.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın davacı asile 28.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas sayılı dosyası ile devam ettiği, tutuklama tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'a tabi olduğu, halen derdest olduğu, her ne kadar davacı 5271 sayılı CMK'nın 141 maddesi uyarınca haksız tutuklama sebebiyle manevi tazminat davası açmış ise de, davacının tutuklanmasına karar verildiği, soruşturmanın kamu davasına dönüştüğü ve davacının sanık sıfatı ile yargılamasının halen devam ettiği, yargılamada verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat hükmünün hali hazırda bulunmadığı, davacı hakkında her ne kadar Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verilmiş ise de tutuklama kararının suç vasfına yönelik değil eyleme yönelik bulunduğu, hakkında devam eden yargılama sonucunda terör örgütüne üyelik suçundan mahkumiyetine karar verilmesi halinde gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi uyarınca alabileceği olası mahkumiyet kararından mahsup edilebileceğinin şüphesiz olduğu, diğer taraftan davacının yargılama sonucunda beraat etmesi halinde beraat kararının kesinleştiğinin kendisine tebliğinden itibaren 3 ay, her halûkârda beraat kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde bulunduğu yer Ağır Ceza Mahkemesine CMK'nın 141 uyarınca tazminat davası açabileceği, bu aşamada manevi tazminat isteminin süre ve beraat kararı verilmiş olması hususu yönünden gerekli yasal şartları taşımadığı, sadece suçun vasıflandırılmasına yönelik veya birden fazla suç yönünden soruşturma yürütülen kişi hakkında suçlardan bir için Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilmesi tazminat hakkı doğurmayacağı kanaatine varılmakla henüz şartları gerçekleşmeyen manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
İlk Derece Mahkemesi kararını istinaf etmeyen ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından aleyhine yeni bir karar verilmeyen davalının, Bölge Adliye Mahkemesinin kararını katılma yoluyla temyiz hakkı bulunmadığından, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/149755 sayılı soruşturma dosyasında davacının anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 16.07.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 22.07.2017 tarihinde tutuklandığı, 19.09.2017 tarihinde anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçundan davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilerek bu suçtan 19.09.2017 tarihinde tahliyesine karar verildiği, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan ise Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/169 Esas sayılı dosyasına kamu davacı açıldığı, bu suçtan ise 22.11.2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda Dairemizce UYAP üzerinden yapılan kontrolde beraatine hükmedildiği, hükmün 04.04.2019 tarihinde kesinleştiği, tespit edilmiştir.
Bu kapsamda, tutuklandığı suçtan yapılan yargılama neticesinde beraat eden davacı hakkında 5271 sayılı Kanun'un 141/1-e maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmekle birlikte, davacı tarafından aynı konuya ilişkin Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/335 Esas sayılı dosyasında tazminat davası açıldığı anlaşılmakla, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasını yargıya bir görev olarak yükleyen Anayasanın 141/son maddesi hükmü uyarınca davaların birleştirilerek davacının tazminat talebinin değerlendirilmesi lüzumu, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.05.2024 tarihinde karar verildi.