6. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/279
- Karar No
- 2012/14101
- Karar Tarihi
- 11.07.2012
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku - Malvarlığı
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
6. Ceza Dairesi 2012/279 E. , 2012/14101 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanık hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla CMUK'nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümler çıkarılarak yerine, “Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına,” cümlesi yazılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin incelenmesine gelince; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yakınan ... ...’e ait aracın, bozuk olması nedeniyle kilitlenemeyen kapısı açılmak suretiyle içinden yapılan teyp hırsızlığı suçunun TCY.nın 141/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulması;
2.Yakınanlar ... ve ...’a ait araçların, kilitli kapıları camları kırılmak suretiyle açılarak içeriden teyp ve başkaca eşyaların çalınması eyleminin TCY.nın 142/1. maddesinin (b) bendinde düzenlenen suçu oluşturduğu düşünülmeden, aynı fıkranın (e) bendi ile uygulama yapılması;
3.Dosya içerisinde sanığın eylemlerini saat kaçta gerçekleştirdiğine ilişkin bilgi bulunmaması ve ileri yaz saati uygulaması da dikkate alındığında güneşin 05.42 de doğduğu ve TCY.nın 6/1-e maddesine göre de gecenin 04.42 de bittiği olay günü, kolluk tarafından düzenlenen 9.6.2011 günlü “ihbar tutanağı”na göre sabah saat 05.50 de sanığın yakınan ...’a ait aracın camını kırdığı ve içinden hırsızlık yaptığı ihbarının yapıldığının anlaşılması karşısında, yakınan ...’a karşı eylemin gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştiği diğer yakınanlar ... ve ... ...’e karşı eyleminde gerçekleşme saatinin belirlenememesi nedeniyle gündüz gerçekleştiğinin kabul edilerek hükmolunan cezalarda TCY.nın 143. maddesinin uygulanmaması gerektiğinin gözetilmeden, fazla cezaya hükmolunması;
4.Sanığın, TCY’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması;
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile o yer C.Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğname gibi BOZULMASINA, 11.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.