Esas No
E. 2023/2334
Karar No
K. 2024/2745
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/2334 E.  ,  2024/2745 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1311 E., 2022/2842 K.
DAVA TARİHİ: 09.10.2020
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/343 E., 2022/45 K.

Taraflar arasındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; davalının, dava dışı ... aleyhine icra takibi başlattığını ve ...'ın taşınmazları üzerine haciz konulduğunu, davacı şirketlerden ... Mühendislik Mimarlık İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonucunda 15639 ada 2 parsel 8 No.lu bağımsız bölümün iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğini, aynı şekilde diğer davacı şirket ... İnşaat Taahhüt ve Ticaret Ltd. Şti. ile ... arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında da 21064 ada 16 parsel 1 No.lu bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verildiğini, bu kararlar ile birlikte icra dosyası borçlusu ... adına yapılan tescillerin iptal edildiğini dolayısıyla bu tescillerin baştan itibaren hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle ...'ın konulmasına sebebiyet verdiği tüm hacizler, ipotekler ve şerhlerin dayanaksız kaldığını, söz konusu hacizlerin kaldırılması için davalı Kuruma talepte bulunduklarını ancak davalı tarafından cevap verilmediğini belirterek; dava konusu taşınmazlar üzerinde yer alan davalı Kuruma ait hacizlerin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevsizlik taleplerinin bulunduğunu, davalı Kurum tarafından dava dışı ...'ın sahibi taşınmazlar üzerine dava dışı ...'ın ödemesi gereken ve vadesi geçmiş bulunan vergi borcundan dolayı haciz şerhi konulduğunu, davalı dairelerince konulan haczin hukuka uygun olduğunu, davalı dairenin tesis ettiği haciz işleminde tapu kaydını esas aldığını ve henüz tapu kaydına yansımayan tapu değişikliğini bilinmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın hacizlerin kaldırılması talebine karşı Kurumca cevap verildiğini ve taşınmaz mülkiyetinin geçiş hallerinden olan mahkeme kararının bulunması durumunda taşınmaz mülkiyetinin mahkeme kararının verildiği tarihte değil kesinleştiği tarihte kazanıldığının belirtilerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eldeki davanın 09.10.2020 tarihinde açıldığı, yargılama esnasında, her iki bağımsız bölüm üzerinde bulunan hacizlerin 19.08.2021 tarihinde terkin edildiği, bu durumda Mahkemece çözüme kavuşturulacak uyuşmazlık kalmadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığında dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkil lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini belirterek bu yönden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava açıldıktan sonra davalı ... tarafından tapu kayıtlarındaki hacizlerin terkin edilmesiyle davanın konusuz kaldığı; ancak davacıların dava açmakta haklı oldukları, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin davacılar yararına yargılama giderlerine hükmetmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, şerhin terkini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 331 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesi.

3.Değerlendirme

1.Dava, vergi borcu nedeniyle konulan kamu haczi şerhlerinin terkini istemine ilişkin olup, yargılama sırasında hacizlerin kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

2.Uyuşmazlık, konusuz kalan davada, yargılama giderlerinden kimin sorumlu olması gerektiği noktasında toplanmaktadır.

3.6100 sayılı Kanun’un 331 inci maddesinin birinci fıkrasına göre; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.

4.Eldeki davada; dava konusu kamu haciz şerhinin usulsüz konulup konulmadığının tespiti bakımından üzerinde durulması gereken sorun, davalı haciz lehtarının iyi niyetli olup olmadığının saptanmasıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse iyi niyetten maksat “hakkın doğumuna engel olacak bir hususun hak iktisap edilirken kusursuz olarak bilinmemesidir.”

5.Belirtilen ilke, Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesinde aynen, "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı nitelikteki 1024 üncü maddede, "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken üçüncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde vurgulanmıştır.

6.Öte yandan, 08.11.1991 tarihli ve 4/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; tapuda kayıtlı bir taşınmazı kazanan kimseye karşı, Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesinde öngörülen iyi niyet kurallarına aykırılık nedeniyle açılan tapu iptali davalarında, dava açma iradesinin kazanımın kötü niyete dayalı olduğu iddiasını da taşıdığı, kaldı ki öyle olmasa bile buradaki kötü niyet iddiasının hukuki niteliği itibarıyla itiraz niteliğinde bulunduğu ve bu nedenle de yargılama sona erinceye kadar iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına tabi olmadan ileri sürülebileceği kabul edildiğinden, bu durumun hakim tarafından re'sen nazara alınması ve kazanmanın kötü niyetle vuku bulup bulunmadığının tartışılması, davacıya bu konudaki delilleri sorulması ve toplanması gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023 üncü maddesine dayanan kazanmayı re'sen dikkate alacak olan hâkim, dosyadan anlaşılıyorsa iyi niyet şartının gerçekleşmediğini de re'sen dikkate almalıdır.

7.Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında: dosya içeriğinden, kamu hacizlerinin, dava dışı eski malik ...'ın borcu nedeniyle 24.02.2009 tarihinde tapuya şerh edildiği, davacılar tarafından tapu iptali ve tescil davalarının ise 2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.

8.Bu durumda Mahkemece, dava konusu taşınmazlar hakkında davacıların açtığı tapu iptali ve tescil davalarından çok daha önce konulan haciz şerhleri yönünden, Türk Medeni Kanunu'nun 3 ve 1023 üncü maddeleri gereği haciz lehtarlarının iyi niyetli olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, başka bir anlatımla davanın açıldığı tarihte davacıların haklı olmadığı gözetilerek yargılama giderlerinden davacıların sorumlu tutulması yönünde karar verilmesi doğru görülememiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.