Esas No
E. 2024/2084
Karar No
K. 2024/2840
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2024/2084 E.  ,  2024/2840 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/96 E., 2023/67 K.
DAVA TARİHİ: 18.01.2006
KARAR: Davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına

Taraflar arasındaki tapu iptal ve yayla olarak sınırlandırılması davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; Pozantı ilçesi, Akçatekir Beldesinde bulunan 323 ada 23 parsel sayılı taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, Akçatekir mevkiinde bulunan taşınmazların Hukuk Genel Kurulunun 31.01.2001 tarih ve 2000/8-1836 Esas ve 2001/13 Karar sayılı ilamına göre yaylak niteliğinde olduğunu, özel mülkiyete konu olmayıp zilyetlik ile kazanılan yerlerden sayılamayacağını belirterek tapu kaydının iptaline, yayla vasfı ile Hazine adına özel siciline yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI: Mahkemenin 13.06.2006 tarihli ve 2006/246 Esas, 2006/2636 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 13.06.2006 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarih ve 2016/18566 Esas, 2020/7153 Karar sayılı ilamında; somut olayda, 4342 sayılı Mera Kanununun Geçici madde 3, birinci ve ikinci fıkra hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının inceleme ve araştırma konusu yapılması, davalıya taşınmazın emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısını depo ettirilerek Hazinenin bu bedel karşılığı davadan kanun gereği vazgeçmesi gerekip gerekmediği yönü üzerinde durulması gerektiği gerekçeleriyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu taşınmazın yayla niteliğinde olduğu, davaya konu taşınmaz başında yapılan keşif ve alınan bilirkişi heyeti raporuna göre 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3 üncü maddesi gereğince davaya konu taşınmazın belediye-mücavir alan sınırları ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edildiği, yaylak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yer olduğunun tespit edildiği, ayrıca davaya konu taşınmazın tespit edilen emlak ve rayiç bedeli toplamının yarısının depo edildiği gerekçesiyle davacının davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen bedelin Hazineye ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hukuk Genel Kurul kararı uyarınca davaya konu taşınmazın yayla vasfında olduğunu, geçici 3 üncü madde uygulamasının hatalı olduğunu, davanın kabulünün gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tapu iptal ve yayla olarak sınırlandırılması istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2.4342 sayılı Mera Kanunu'nun 3 üncü ve geçici 3 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Hükmün Kapsamı" başlıklı 297 nci maddesinin ikinci fıkrası "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde düzenlenmiştir.

3.4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, "....Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin, ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir..." denilmiştir.

4.Somut olayda, mahkemece davaya konu edilen taşınmazın yayla vasfında olduğu kabul edilerek taşınmazın rayiç bedelinin belirlendiği, davalılar tarafından taşınmazın rayiç bedelinin yarısının depo edildiği ve bunun üzerine Mahkemece davacının davasından vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği anlaşılmış, fakat hükmün HMK'nın 297 nci maddesi uyarınca açık olmadığı, tereddüt uyandıracak nitelikte olduğu görülmüştür. Şöyle ki, hükme esas alınan 4342 sayılı Mera Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinde, davanın çözümüne ilişkin yöntem açıklanmış, ne yönde hüküm kurulacağına yer verilmemiştir. Mahkemece, bahsi geçen düzenleme esas alınarak davacının davadan vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görülmüştür. Bu husus bozma nedeni olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Yukarıda V.C.3.1 inci paragrafında açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Yukarıda V.C.3.2 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm sonucunun 1 numaralı bendindeki "Davacının davasının, 20.06.2007 Tarih ve 26558 Sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 Sayılı Kanunla 4342 Sayılı Mera Kanununun Geçici 3.Maddesinde yapılan değişiklik gereğince davacı hazinenin bu davasından kanun gereğince vazgeçmiş sayılmasına, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 78.597,52 TL'nin Hazineye ödenmesine" cümlesinin çıkarılarak yerine "Davacının davasının, 20.06.2007 Tarih ve 26558 Sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan 03.06.2007 tarihli 5685 Sayılı Kanunla 4342 Sayılı Mera Kanununun Geçici 3.Maddesinde yapılan değişiklik gereğince reddine, yasaya uygun biçimde belirlenmiş olan ve depo edilen 78.597,52 TL'nin Hazineye ödenmesine" yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

22.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.