10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2021/10456 E. , 2024/18019 K.
"İçtihat Metni"...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2021/10455 ve 2021/12001 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/391 Esas, 2016/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği özetle; usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hüküm,
A. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
sanığın ikametinde yapılan aramada, sanığın uyuşturucu madde kullanmakta faydalandığı değerlendirilen 5 adet alüminyum folyo ile 1 adet uyuşturucu madde kalıntısı bulunduğu değerlendirilen defter kağıdı ele geçirildiği olayda, dosya içerisinde hiçbir arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı, 117 nci ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak varsa aslı veya onaylı bir örneğinin getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilerek hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
B. İddianame içeriğinde, sanık hakkında daha önce işlediği aynı suçtan dolayı verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlal nedeniyle kaldırılarak iddianame ile kamu davası açıldığından bahisle, 23.04.2015 tarihli bu suç nedeniyle doğrudan kamu davası açıldığının belirtildiği; ancak daha önce işlediği 16.11.2014 tarihli suçla ilgili olarak Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/100 Esas, 2015/352 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile hak yoksunluklarına karar verildiği ve kararın Dairemizin 09.03.2020 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşılmakla,
Aralarındaki bağlantı nedeniyle incelemeye konu suça ilişkin dava dosyasının, Dairemizin 2019/4875 Esas sayılı dosyasına konu 16.11.2014 tarihli eyleme ilişkin Osmaniye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2015 tarihli ve 2015/100 Esas, 2015/352 Karar sayılı dava dosyası ile birleştirilmesi, Dairemizin 2019/4875 Esas sayılı dosyasına ilişkin bozma gerekçesine göre kamu davasını açma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenerek, sonucuna göre deliller birlikte tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre;
C. Ele geçen maddeye ilişkin ekspertiz raporu veya uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edildiğine ilişkin raporun fiziki olarak aslı ya da onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, diğer yönlerden incelenmeksizin Osmaniye 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararının 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2024 tarihinde karar verildi.