Esas No
E. 2009/9691
Karar No
K. 2011/569
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2009/9691 E.  ,  2011/569 K.

"İçtihat Metni"

Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınan eşya hakkında gece vakti hırsızlık, mala zarar verme, geceleyin konut dokunulmazlığını ihlâl suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143, 151,116/4 maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay, 4 ay ve 1 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-a, b, c, d, e bentlerinde yazılı haklardan yoksun bırakılmasına dair ÜMRANİYE 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2008 tarihli ve 2007/160 esas, 2008/443 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03/03/2009 gün ve 2009/2199/11583 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 30/03/2009 gün ve KYB.2009/64902 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 30/04/2009 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; Dosya kapsamına göre;

1.Suç tarihi itibarıyla 15-18 yas grubunda yer alan sanık ... hakkında hükmedilen cezalardan 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesinde,

2.Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezalarının 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasındaki tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiği gözetilmemesinde ve hüküm tarihi itibarıyla da 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,

3.Fiili islediği sırada onsekiz yasını doldurmamış olan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesinde yer alan "fiili islediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklindeki düzenleme karşısında, aynı Kanun'un 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceği dikkate alınmamasında, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Sanık hakkında Mahkemece verilen 24.4.2008 günlü hüküm sanık ... savunmanı Av. ... ...’a 27.10.2008 tarihinde tebliğ edilmesine karşın, temyiz yasa yoluna başvurulmadığı; ilkeleri, Ceza Genel Kurulunun 30.01.2007 gün ve 9-18 sayılı kararında açıklandığı üzere; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2, 5271 sayılı CMK.nun 34/2, 40/2, 231/2 ve 232/6. maddelerine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin belirtildiği; anılan kararda kanun yolu için öngörülen 7 günlük sürenin ne zaman başlayacağı, nereye ve ne biçimde başvurulacağının gösterilmediği; sanık savunmanına yapılan tebligatta da bu açıklamaların yer almadığı, bu nedenle yapılan tebliğin kendisine bağlanan sonucu doğurmayacağı ve kararın kesinleşmediğinin anlaşılması karşısında; Kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;

1.)Ümraniye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.04.2008 tarih ve 2007/160 – 2008/443 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE;

2.)Sanık ... savunmanına anılan kararın, yasa yolunun ne olduğunu, başvuru süresini, sürenin ne zaman başlayacağını, merciini, nereye ve şeklini gösterir biçimde açıklamalı olarak yöntemine göre tebliğ edilip, buna ilişkin belge ve sunarsa temyiz dilekçesi de eklendikten ve esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına İADESİNE; 26.01.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.