6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2009/10354 E. , 2012/20055 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sarhoşluk suçu için yapılan incelemede:
Mahkemeler tarafından 5326 sayılı Kabahatler Kanununa aykırılık suçlarından hükmolunanan idari para cezalarına ilişkin kararlara karşı, anılan Yasanın 29. maddesine göre, itiraz yolu açık olup temyizi olanaklı bulunmadığından, gereği yapılmak için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II- Yağmaya kalkışma suçu için kurulan hükmün incelenmesinde:
Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yağmaya kalkışma suçunun, sanıklar tarafından gece vakti katılanın işyerinde işlendiği anlaşılıp kabul edildiğine göre, 5237 sayılı TCK’nın 149/1. madde ve fıkrasının (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (d) bendinin de uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi ve “149/1-c-h” olarak kabul edilen temel uygulama maddesinin, kısa kararda “140/1-c-h” olarak yazılması,
2.Sanıkların, kamu davasına konu olan 17.01.2004 tarihinde işlenen suçta, suç kasıtlarını bilinen değeri az olan bir ya da iki şişe biraya özgüledikleri ve somut olay mahkeme tarafından da bu şekilde kabul edildiği halde, 5237 sayılı TCK’nın 150/2. maddesi ile cezalarda indirim yapılabilmesinin olanaklı olduğu düşünülmeden, “Sanıkların amaçlarına ulaşamadan yakalanmaları sebebiyle anılan Yasa maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığının” kabul edilmesi suretiyle, yasal olmayan gerekçeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması,
3.5237 sayılı TCK’nın 7/3 maddesi gereğince, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6-7-8. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz hükümlerinin ve denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanamayacağının; kabule göre de, sanıkların adli sicil kayıtlarında yazılı olan mahkumiyet hükümlerinde yaş küçüklüğü nedeniyle 765 sayılı TCK’nın 55/3. maddesinin ya da 2253 sayılı Yasanın 12/2. maddesinin uygulanmış olması ve bazı cezaların adli (ağır) para cezası olup, miktarı itibariyle kesin olması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin 5. fıkrası ve 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 305. maddesi gereğince, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7-8. madde ve fıkralarının uygulama koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ceza süreleri itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesinin gözetilmesine, 12.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.