Esas No
E. 2011/14456
Karar No
K. 2013/16951
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2011/14456 E.  ,  2013/16951 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/06/2011 tarih ve 2009/792-2011/415 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve borcu üstlenen TMSF vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/09/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalı fer'i müdahil TMSF vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin 27.10.1999 tarihinde Yurtbank AŞ'nin İzmir ... Şubesi'nde açtıkları hesaba 17.500 TL yatırdıklarını, banka çalışanlarının yönlendirmesi ile bu parayı off shore hesabında değerlendirmeye karar verdiklerini, vade sonunda yatırılan paranın 21.869,72 TL'ye ulaştığını, daha sonra bankanın yönetimine el konulduğunu, müvekkillerinin alacaklarının ödenmediğini, taraflarınca paranın tahsili için başlatılan icra takibi sonucu off shore bankası hakkında borç ödemeden aciz vesikası aldıklarını, söz konusu off-shore bankasının davalı bankanın hakim hissedarları tarafından kurulmuş paravan bir banka olarak kullanıldığını, off-shore bankası adına toplanan paraların KKTC'ye gönderilmeyerek davalı bankanın merkez şubesindeki hesaplarda biriktirildiğini ve muhasebeleştirilmesinin davalı bankaca yapıldığını, davalı bankanın yöneticileri ve hissedarlarının toplanan paraları kendi kurdukları paravan şirketlere bir daha ödenmemek üzere kredi olarak aktardıklarını, banka yöneticileri hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açıldığını ve mahkumiyetle sonuçlandığını ileri sürerek, 21.869,72 TL nin 02.02.2000 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin off shore bankasından ayrı bir tüzel kişiliği olduğundan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacıların daha fazla faiz elde etmek için kendi iradeleriyle off shore bankasında hesap açtıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından davalı bankaya yatırılan paranın, off shore bankasına havale edilmediği, havale görüntüsü altında toplanan mevduatın yurt içinde kullanıldığı, off-shore bankasının tabela bankası olduğu ve tüm işlemlerin davalı banka nezdinde yürütüldüğü, davalı bankanın TTK'nun 20/2, BK'nun 99, 100 ve TMK'nun 2.maddelerine aykırı hareket ettiği, off-shore bankasının bankacılık lisansının iptal edildiği, kayda değer hiçbir mal varlığının bulunmadığı, alacağın aciz vesikasına bağlanmış olması nedeniyle davacıların alacaklarını dava dışı Yurt Bank Security Off Shore Ltd. Şti’den tahsil etme imkanlarının bulunmadığı, güven ve itibar kurumu olan bankaların, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorunda oldukları, objektif özen borcunun gereği olarak hafif kusurlardan dahi sorumlu bulundukları, ayrıca 4389 sayılı Bankalar Kanunu'nun 10/3.madde hükmü uyarınca "mevduat sahiplerinin mevduatlarını geri alma hakları hiçbir suretle sınırlandırılamaz" şeklindeki açık hükmü gereği davalı bankanın davacıların mevduatını koruma borcu altında olduğu, davalının hesaa yatırılan parayı iade etmesinin gerektiği, vade sonuna kadar işleyen faiz ile sorumlu bulunmadığı, kişilik haklarına saldırı olmaması nedeniyle manevi tazminat isteme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 17.500 TL'nin 02.02.2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili ve borcu üstlenen sıfatıyla TMSF vekili temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm, borcu üstlenen vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Ancak, davacılar vekili müvekkillerine karşı davalı tarafından dolandırıcılık suçunun işlendiği iddiası ile her bir davacı yönünden ayrı ayrı 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davada, tek bir dava dilekçesi ile aynı nedene dayalı olarak birden fazla davacı için ayrı ayrı manevi tazminat isteminde bulunulmuş olmakla davacılar arasında 1086 sayılı HUMK’nun 43/2. maddesi anlamında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır. İhtiyari dava arkadaşlığı bulunan hallerde, her bir dava yönünden yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu durumda, her iki davacının da manevi tazminat talepleri reddedildiğinden, davalı yararına ayrı ayrı iki vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değilse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK.’nın 438/7. maddesi uyarınca, kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm, borcu üstlenen vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, borcu üstlenen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm kısmının davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin 5 nolu bendinin hükümden çıkarılarak yerine “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden 1.100 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talepleri tamamen reddedildiğinden her bir davacı yönünden ayrı ayrı 1.100 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 27/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.