11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/72 E. , 2024/3681 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şarkışla Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Sarkışla İcra Dairesinde 2019/637 E. sayılı dosya ile davalı ... Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine icra takibi başlattığını ve ilgili takibin kesinleştiğini, bunun üzerine davalı tarafından haciz işlemlerine başlandığını ve halen devam ettiğini, ... süt ürünleri bu kapsamda müvekkiline davalı şirkete herhangi bir borcunun mevcut olması halinde ilgili miktarın dava dışı borçlu yerine dosyaya ödenmesi hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 89 uncu maddenin 1, 2 ve 3 gereği ihbarnameler gönderdiğini, ilgili icra dairesinden gönderilmiş olan haciz ihbarnamelerinin tebligatların usulsüz olması ve içerik itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ve İcra İflas Kanunu Yönetmeliğinin 42, 43 ve 44 üncü maddelerine aykırı olmalarından dolayı geçersiz olduğunu, bu konu hakkında da Sarkışla İcra Hukuk Mahkemesinde 2020/39 E. sayılı dava açıldığını, ancak Sarkışla İcra Dairesi tarafından taraflarına tekrardan 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrası tebliğ edildiği ve 15 günlük süre içerisinde menfi tespit davası açılmasını, aksi takdirde takibin devam edeceğini ihtar ettiğini bu nedenle işbu menfi tespit davasını açma gereği hasıl olduğunu, davacının davalı şirkete karşı herhangi bir borcunun mevcut olmadığını ileri sürerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Şarkışla İcra Müdürlüğü tarafından 09.11.2020 tarihli karar tensip tutanağı uyarınca davacı vekiline 2004 sayılı Kanun kapsamında 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiği, ihbarname 14.11.2020 tarihinde tebliğ edildiği, 16.11.2020 tarihinde eldeki davanın açıldığı, bu haliyle davanın 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen 15 günlük yasal süre içerisinde açıldığı 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca menfi tespit davasının üçüncü kişi tarafından takip alacaklısına karşı açılacağı, eldeki davanın davalısının ise takip borçlusu olduğu gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dışı ... Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından Sarkışla İcra Dairesinde 2019/637 E. sayılı dosya ile davalı ... Tarım Hayvancılık Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine icra takibi başlatıldığını ve ilgili takibin kesinleştiğini, bunun üzerine davalı tarafından haciz işlemlerine başlandığını ve halen devam ettiğini, ... süt ürünleri bu kapsamda müvekkiline, davalı şirkete herhangi bir borcunun mevcut olması halinde ilgili miktarın dava dışı borçlu yerine dosyaya ödenmesi hakkında 89/1, 2 ve 3 gereği ihbarnameler gönderdiğini, ... Süt ürünleri tarafından ilgili icra dairesinden gönderilmiş olan haciz ihbarnamelerinin tebligatların usulsüz olması ve içerik itibariyle 2004 sayılı Kanun'un 89 ve Yönetmeliğin 42, 43 ve 44 üncü maddelerine aykırı olmalarından dolayı geçersiz olduğunu, nitekim bu konu hakkında da Sarkışla İcra Hukuk Mahkemesinde 2020/39 E. sayılı dava açıldığını, ancak Sarkışla icra dairesi tarafından taraflarına tekrardan 89/3 ihbarnamesinin tebliğ edildiğini ve 15 günlük süre içerisinde menfi tespit davası açılmasını, aksi takdirde takibin devam edeceğini ihtar ettiğini, müvekkilinin davalı şirkete karşı herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, müvekkilinin ve davalı şirketin defter ve kayıtları incelendiğinde bu durumun açıkça tespit edilebileceğini, her ne kadar ikame etmiş oldukları davanın pasif husumet yokluğundan reddedilmiş ise de açılan menfi tespit davasının sonucu ile işbu dava ile yapılacak olan tahkikat neticesinde ortaya çıkan sonuç birbirleriyle aynı olacağından davanın reddine karar verilmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, kaldı ki kanunun lafzına göre yorum yapıldığında 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu madde metninde işbu davanın takip alacaklısına karşı açılacağına dair herhangi bir zorunluluk düzenlenmediğinden Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiş olmasının yerinde olmadığını, Yerel Yahkemece yapılacak olan tahkikat ve tahkikat sonucunda ortaya çıkacak olan sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddedilmiş olmasının kanunun lafzına aykırı olduğunu, dava konusuna ilişkin hukuki nitelendirmeyi yanlış yapmış olduğunu, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi uyarınca borç zimmetinde sayılan üçüncü kişi borcu ödemekten kurtulmak için on beş gün içinde icra takibinin yapıldığını veya yerleşim yerinin bulunduğu Asliye Hukuk Mahkemesinde menfi tespit davası açabileceğini, bu davanın davacısı üçüncü kişinin, davasını takip borçlusuna ve takip alacaklısına karşı ikame edebileceğini, nitekim üçüncü kişinin buradaki amacı takip borçlusuna borcunun olmadığını ispat ettiğini ileri sürerek istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün kaldırılmasını, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecbur olduğu, gönderilen 1 ve 2 inci haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz etmeyen davacı üçüncü kişi zimmetinde sayılan bu borcu ödemeden kurtulmak için takip alacaklısına karşı, takip borçlusunun kendisinden böyle bir alacağı olmadığını tespit için menfi tespit davası açabileceği, 2004 sayılı Kanun'un 89/3 maddesi gereği açılan bu menfi tespit davasının davacısı yürütülen icra takibinin borçlusu olmayan üçüncü kişi olduğu, dava dilekçesindeki açıklamalar ve davanın dayandırıldığı vakıalar da davacının isteminin bu yönde olduğunu gösterdiği, 2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin özel bir düzenleme olduğu, buna dayandırılan menfi tespit davası açılabilmesinin koşullarının belirtildiği, davacının haciz ihbarnamesinin kendisine tebliği üzerine takip borçlusuna karşı eldeki davayı açtığı, eldeki davanın takip alacaklısına karşı açılması gerektiği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasından kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.