Esas No
E. 2024/141
Karar No
K. 2024/2356
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/141 E.  ,  2024/2356 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/1542 E., 2023/2272 K.
KARAR: Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. İş Mahkemesi

SAYISI: 2022/119 E., 2023/142 K.

Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının (1) gün süre ile 01.04.1993 tarihinde çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, hizmet tespiti davası olduğunu ve Kurumun fer'i müdahil olarak gösterilmesi gerekirken hatalı ve kanuna aykırı olarak davalı sıfatıyla gösterildiğini, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının çalışmanın varlığına karine olmadığını, eylemli çalışmanın hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek ölçüde ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, müvekkili Kurumda davacıya ait herhangi bir kayıt, bilgi ve belgenin mevcut olmadığını, davanın Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü aleyhine değil davacının görev yaptığını iddia ettiği Kurum aleyhine açılması gerektiğinden davalı Kurum yönünden husumet itirazlarının Mahkemece dikkate alınmasını talep ettiklerini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, "...Somut olayda, 1000801 sicil numaralı işyerinden dava konusu dönemde bildirimi bulunan kişilerin Mahkememizce beyanlarının alındığı, dava konusu tarihteki dönem bordro kayıtlarında adı geçen ..., ..., ... ve ...’nin davacının eylemli çalışmasının varlığı konusunda beyanda bulunduğu, aradan geçen süre dikkate alındığında tanık ...’in davacıyı hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, dolayısıyla tanık anlatımlarının çelişkili olmadığı, yine işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 1000801 sicil numaralı ... Sanayi İşyerleri Sayım Komitesi Başkanlığı işyerinde 01.04.1993 tarihinde günün asgari ücreti üzerinden 1(bir) gün sigortalı olarak çalıştığının ve davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1993 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili, hak düşürücü süre itirazlarının dikkate alınmadığını, davalı Kurumda davacıya ait herhangi bir kayıt, bilgi ve belgenin mevcut olmadığı halde salt tanık beyanı esas alınarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, resme yazılı belge vasfında belgeler olan Kurum kayıtlarının aksinin aynı nitelikte belgelerle ispatlanabileceğini, husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, davanın ispatlanamadığını beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.İstinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK Başkanlığı vekili, hak düşürücü süre itirazlarının dinlenmediğini, fiili çalışma olgusunun yazılı delillerle ispatlanamadığını, dosyada dinlenen tanıkların her birinin davalı işveren ve Kurum aleyhine hizmet tespiti davası bulunduğundan beyanlarına itibar edilemeyeceğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacı adına 02.01.1990 tarihli işe giriş bildirgesinin kuruma verildiği, işyerinin 1990-1994 tarihleri arası kanun kapsamında bulunduğu, dönem bordrolarının getirtildiği, dinlenen bordro tanıklarının fiili çalışmayı doğruladıkları anlaşılmaktadır. Somut olayda, fiili çalışmayı doğrulayan bordro tanıklarının beyanları dikkate alınarak, mahkemece verilen karar yerinde olmuştur..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekilleri, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 01.04.1993 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 inci, 9 uncu,79 'uncu,108 inci maddesi hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Mahkemece davanın kabulü yönündeki kararı yerinde görülmekle birlikte sigorta başlangıcının tespiti istemine yönelik dava Kurum işleminin iptali niteliğinde olup işverene husumet yöneltilmesi zorunlu olmayıp bu tür davalarda yasal hasım Sosyal Güvenlik Kurumu'dur.

2.Öte yandan dava ile ilgili olarak taraf ehliyeti ve husumet konusuna değinilmesi gerekir. Taraf ehliyeti, Medeni Hukuktaki medeni haklardan istifade (hak) ehliyetinin Medeni Usul hukukunda büründüğü şekildir. Kimlerin taraf ehliyetine sahip bulunduğu Medeni Kanuna göre belirlenir (HUMK m.38, HMK m.50, TMK m.8 ve m.48). Buna göre, medeni haklardan istifade (hak) ehliyeti bulunan her gerçek (TMK m.

8.ve tüzel (TMK m.48) kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.12.2007 tarih ve 2007/5-972 Esas, 2007/972 Karar sayılı ilamı) Bu yönde, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu'nun 3 ve devamı maddelerine göre ilde Devletin ve Hükümetin temsilcisi ve ayrı ayrı her Bakanın mümessili ve bunların idari ve siyasi yürütme vasıtası olan Valilik, Devlet tüzel kişiliğine (içişleri Bakanlığına) bağlı olup, ayrı tüzel kişiliği bulunmadığı için davada taraf ehliyetine sahip değildir. Hal böyle olunca Valiliğe karşı açılacak davaların Valiliğin bağlı bulunduğu İçişleri Bakanlığına karşı açılması gerekir. Bu nedenlerle tüzel kişiliği olmayan ...'ne husumet düşmeyeceğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmektedir.

3.Ne var ki bu konunun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine;

2.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3.Davalılar vekillerinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ilamında,

1.Hükmün (2) no.lu bendinin silinerek yerine " Davalı SGK harçtan muaf olduğundan davacı tarafça yatırılan 80,70 TL başvurma harcının ve 80,70 TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılmasına,

2.Hükmün (3) no.lu bendinin silinerek yerine " Davacı tarafından yapılan 255,50 TL posta ve tebligat ücreti, 250,00 TL tanık ücreti olmak üzere toplam 505,50 TL yargılama giderinin davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine "ibaresinin yazılmasına,

3.Hükmün (4) no.lu bendinin silinerek yerine "Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı SGK'dan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.