Esas No
E. 2024/2344
Karar No
K. 2024/2265
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

10. Hukuk Dairesi         2024/2344 E.  ,  2024/2265 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI: 2023/145 E., 2023/272 K.
KARAR: Karar verilmesine yer olmadığına

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı SGK Başkanlığı dava dilekçesinde özetle; sigortalısının 13.05.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, ... sigortalının hak sahiplerine cenaze yardımı ödemesi ve iş kazası ölüm geliri bağlandığını, 5510 sayılı Kanun'un 21 inci ve 76 ncı maddesi, 4857 sayılı İş Kanunu 2 ve 61 inci maddeleri uyarınca Kurum zararının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz ve görevsiz Mahkemede açıldığını, Bakanlık aleyhine kusur atfedilebilecek herhangi bir karar bulunmadığından husumet nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, ödeme ve zararın mahiyetinin belli olmadığını, 5510 sayılı Kanun'da müteselsil sorumluluğa ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından kısmi borcun bulunduğu sonucuna varılması gerektiğini, 3213 sayılı Kanun'a göre herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, Soma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından aldırılan bilirkişi raporundaki tespitlerin çelişkili olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının HMK'ya aykırı olduğunu, davaya konu olayda müvekkili Kurumun herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, diğer davalı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. ile aralarında asıl-alt işverenlik ilişkisinin bulunmadığını, sigortalının müvekkillerinin Kurumun işçisi olmadığını, ihale makamı olduklarını, 4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesindeki şartların gerçekleşmediğini, husumet itirazlarının bulunduğunu, davacı Kurumun ilgili Kuruluşu olduğu Bakanlığın da kusurlu bulunmasına rağmen bütün ödemelerin davalılardan istenmesinin müteselsil borçluluk ilkelerine aykırı olduğunu öne sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı Soma Kömürleri A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava ve belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava açıldığı tarih itibari ile davacı Kurumun PSD miktarının belli olduğunu, bunun dava dilekçesinde de belirtildiğini, davalıların kusur oranı nedeniyle ne miktardan sorumlu olunacağı kısmı da yaptırdıkları bilirkişi raporu ile sabit olduğunu bu rapor davacı tarafından alındığı için hükme esas alınamayacağını hukuki gerçeği ileri sürülecek olursa bu raporu kabul etmediklerini, davacının en azından belirleyebildiği kadar miktarda alacağını belirli hale getirmesi gerektiğini yoksa şimdilik kaydıyla farazi bir miktar gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davanın öncelikle dava şartı yokluğundan reddini, kömür ocağında gerekli tüm denetimlerin kamu kurumlarınca yapıldığını, ocakta herhangi bir eksiklik bulunmadığının bu kurumlarca tanzim edilen raporlar ile sabit hale geldiğini, bu husus da müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını bu nedenle davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2020 tarihli ve 2019/140 E., 2020/742 K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ...

ve davalılardan Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.01.2021 tarihli ve 2020/2036 E., 2021/104 K.

sayılı kararıyla istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılardan Enerji ve Tabi kaynaklar Bakanlığı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü ile Türkiye Kömür İşletmeleri Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunun araştırılması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri aynı zamanda 331 inci Maddesi ile birlikte 5510 sayılı Kanun 21 inci maddesi ve 7256 sayılı Kanun'un ilgili hükümleridir.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.