Esas No
E. 2023/1775
Karar No
K. 2024/4734
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2023/1775 E.  ,  2024/4734 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/748 Esas, 2023/80 Karar
HÜKÜM: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/160 E., 2019/126 K.

Taraflar arasındaki markaya tecavüzün men'i, unvan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıların ''...'' markasıyla tanınmış olduğunu, geniş bir ürün yelpazesi bulunduğunu, davalı firmanın ise 2000-2016 döneminde bayii olarak ticari ilişki kurduğunu, Denizli bölgesinde bayilik üstendiğini, 31.01.2016 tarihinde bayilik ilişkinin fesih edildiğini, davalının buna rağmen ticari unvanında kılavuz sözcük kullandığını, uyarıya rağmen ... işaretini kullanmaya devam ettiğini, kendisine verilen izni bayilik kapsamında verildiğini ve sonradan geri alındığını, 07.01.2000 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı şirketin 29.12.1999 tarihinde korunmasından sonra imzaladığını, sicilde 06.01.2000 da ilan edildiğini, dolayısıyla davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkillerinin ''...'' seri markalarının bulunduğunu, davalının internet sitesinde reklam ve tanıtımlarında ''P ... GIDA'' ibaresini müvekkillerinin markalarına benzeterek renk seçimi, kaligrafi ile kullandığını, yanaşmaya çalıştığını, eylemlerinin ihlal olduğunu, haksız rekabet oluşturduğunu belirterek marka tecavüzü ve haksız rekabetinin durdurulmasını, bundan böyle önlenmesini, sicilden ticaret unvanın terkinini (değiştirilmesini) unvan kullanımının dürüstlüğe aykırı olduğunun tespiti ile yasaklanmasını ve ilân edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; esasen davacı iddialarının doğru olmadığını, davacılardan ......A.Ş.'nin adına tescilli marka olmadığından davanın adı geçen davalı yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, salt bayilik amacıyla kurulmadıklarını, kullanılan unvan veya reklam malzemelerinin bayilik yada davacı markasıyla ilgili olmadığını ve tecavüzde bulunulmadığını, davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini istediğini, ayrıca müvekkilinin 20 yıl önce kurulduğunu, o günden bu yana aynı unvan ve işaretleri kullanarak aynı sektörde faal olduğunu, 20 yıl sonra dava açılması nedeniyle zamanaşımı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." unsurlu çok sayıda markasının olduğu, 2004/10216 no.lu markasının 5, 16, 21, 35, 41 inci sınıflarda "..." ibaresiyle kayıtlı bulunduğu, davacının 2011/40770 no.lu markasının ise 5, 29, 30, 35, 38, 41 inci sınıflarda "YAŞAM ..." ibaresiyle kayıtlı olduğu, markanın birçok gıda ürünü bakımından, üretim ve satış hakları sağlamakta olduğu, davacının 1997/017503 sayılı "... yaşam ..." markasının 5,16,29,30 ve 31 inci sınıflarda hak sağladığını anlaşıldığı, davalı şirketin ise 29.12.1999'da kurulduğu ve Denizli Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunduğu, davacı şirketin ilk tescilinin 21.03.1973 tarihli olduğu, davacının 1997/017503 numaralı markasının başvuru tarihinin 19.11.1997 ve “...” ibaresine tanınmış marka statüsünün verilme tarihi 14.02.1992 olduğu, davalının ticaret ünvanının tescil tarihinden öncesinde olduğu, davacı ve davalı şirketler arasında bir dönem devam eden bayilik ilişkisi bulunduğu, bayilik ilişkisinin 21.12.2016 tarihli ihtarnameye konu edilereke 21.10.2015 tarihli protokol ile hukuki ilişkinin karşılıklı anlaşılarak 31.01.2016'dan başlamak üzere fesholunduğu, davalının “... Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.” ticaret ünvanını davacının bayilik sözleşmesinin akdi amacıyla ve bu sözleşmenin akdinden sonra sözleşmenin ifası süresince kullanılmasına rıza göstermiş olduğunun kabulünün gerekeceği, bu rızanın fesih protokolünün imzalandığı 21.12.2016 tarihinde davalı şirkete yöneltilen "..." markasının ve unvanını kullanılmasına muvafakat etmediklerini bildirmesi karşısında davacı marka sahibi şirketin davalının kullanımına katlanması gerekliliğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle 31.01.2016 tarihinden itibaren davalının markasal kullanımlarının hak tecavüzü niteliğinde olduğu, davacının isim kullanımına ticari işin doğası gereği onay verdiğin, bir sessiz kalma söz konusu olmadığı, söz konusu durum ve kullanım tarafların karşılıklı menfaati kapsamında meşru nitelik taşıdığını, bu süre boyunca hak düşümü süresinin işlemiş sayılamayacağını, tarafların üzerinde uzlaştığı 31.12.2016'dan itibaren göz yumma halinin hak düşüm süresini işleteceği, davanın ise 08.06.2018'de açıldığından, hak düşüm gerçekleşmediği, davalının ticaret ünvanının çekirdek unsurunun “...” ibaresi olduğu ve davacının markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresiyle, davacının markaları arasında görsel, işitsel ve genel intiba olarak benzerlik bulunduğu, davalı şirketin gıda maddeleri, toptan perakende, pazarlama komisyonculuğu alanlarından faal olmak üzere kurulduğu, tarafların ticari faaliyet alanlarının örtüştüğü, davalı şirketin ticaret unvanı kılavuz sözcüğünü markasal kullanmasının davacı emtiası karşısında marka hakkına tecavüz ve iltibas oluşturduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle marka hakkına tecavüz ve unvan terkini talepleri kanıtlandığından davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "..." ibaresine diğer unvan sözcüklerine göre ayırt ederek vurgulamak suretiyle markasal kullanılmasını, marka hakkına tecavüz oluşturduğuna, haksız rekabet olduğunun tespitine ve önlenmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olup, marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığını, davalı şirketin fiilen gıda sektöründe faaliyetlerini durdurduğunu, delil listesinde belirtmiş oldukları delillerin toplanmaksızın eksik incelemeyle karar verildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, zira davalı şirketin 1999 yılından itibaren faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin sadece davalı ile iş ilişkisi için kurulmuş bir şirket olmadığını, esasen birçok markalı ürünün bayiliğini yaptığını, davacı şirketin üretim yapmakta iken davalı şirketin üretim yapmayıp sadece dağıtım yaptığını, davacı şirketin gıda ile faaliyet gösterdiği halde davalı şirketin gıda ve temizlik maddeleri alanında faaliyet gösterdiğini, savunmalarının bu nedenle dikkate alınmadan karar verildiğini, unvan değişikliğinin davalının yıllarını vererek edindiği itibar ve prestijin kaybına neden olacağından hakkaniyete uygun olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava vekilinin istinaf başvuru dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmadığı, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmadığı, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka ihlali ve ticaret unvan terkini istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6769 sayılı Kanun'un 7 ve 29 uncu maddeleri.

3.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 39 ve 52 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6769 sayılı Kanun 17503 sayılı "... yaşam ..." markasının 5,16,29,30 ve 31 inci sınıflarda hak sağladığını anlaşıldığı, davalı şirketin ise 29.12.1999'da kurulduğu ve Denizli Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunduğu, davacı şirketin ilk tescilinin 21.03.1973 tarihli olduğu, davacının 1997/017503 numaralı markasının başvuru tarihinin 19.11.1997 ve “...” ibaresine tanınmış marka statüsünün verilme tarihi 14.02.1992 olduğu, davalının ticaret ünvanının tescil tarihinden öncesinde olduğu, davacı ve davalı şirketler arasında bir dönem devam eden bayilik ilişkisi bulunduğu, bayilik ilişkisinin 21.12.2016 tarihli ihtarnameye konu edilereke 21.10.2015 tarihli protokol ile hukuki ilişkinin karşılıklı anlaşılarak 31.01.2016'dan başlamak üzere fesholunduğu, davalının “... Gıda ve Dayanıklı Tüketim Malları Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti.” ticaret ünvanını davacının bayilik sözleşmesinin akdi amacıyla ve bu sözleşmenin akdinden sonra sözleşmenin ifası süresince kullanılmasına rıza göstermiş olduğunun kabulünün gerekeceği, bu rızanın fesih protokolünün imzalandığı 21.12.2016 tarihinde davalı şirkete yöneltilen "..." markasının ve unvanını kullanılmasına muvafakat etmediklerini bildirmesi karşısında davacı marka sahibi şirketin davalının kullanımına katlanması gerekliliğinden söz edilemeyeceği, bu nedenle 31.01.2016 tarihinden itibaren davalının markasal kullanımlarının hak tecavüzü niteliğinde olduğu, davacının isim kullanımına ticari işin doğası gereği onay verdiğin, bir sessiz kalma söz konusu olmadığı, söz konusu durum ve kullanım tarafların karşılıklı menfaati kapsamında meşru nitelik taşıdığını, bu süre boyunca hak düşümü süresinin işlemiş sayılamayacağını, tarafların üzerinde uzlaştığı 31.12.2016'dan itibaren göz yumma halinin hak düşüm süresini işleteceği, davanın ise 08.06.2018'de açıldığından, hak düşüm gerçekleşmediği, davalının ticaret ünvanının çekirdek unsurunun “...” ibaresi olduğu ve davacının markalarının esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davalının ticaret unvanındaki “...” ibaresiyle, davacının markaları arasında görsel, işitsel ve genel intiba olarak benzerlik bulunduğu, davalı şirketin gıda maddeleri, toptan perakende, pazarlama komisyonculuğu alanlarından faal olmak üzere kurulduğu, tarafların ticari faaliyet alanlarının örtüştüğü, davalı şirketin ticaret unvanı kılavuz sözcüğünü markasal kullanmasının davacı emtiası karşısında marka hakkına tecavüz ve iltibas oluşturduğunun anlaşıldığı, bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.