13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/1277
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/03/2023
NUMARASI: 2020/130 Esas - 2023/208 Karar
DAVANIN KONU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Cismani Zarar Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalıya zorunlu trafik sigortalı, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın 18.01.2012 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle yaralandığını, vücut fonksiyon kaybı meydana geldiğini, davacının talebinin maluliyete bağlı meslekte kazanma gücü kaybına ilişkin ise de başkaca da maddi zararlarının bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) müvekkilinin bakıcı gideri ihtiyacına ilişkin 750,00-TL ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi-yol-yemek-refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderler için 250,00-TL olmak üzere toplam 1.000,00-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 03.02.3023 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 134.385,54-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının anne ve babasına 13.03.2013 tarihinde maluliyet ve bakıcı giderine ilişkin toplam 291.174,66-TL ödeme yapıldığını ve davanın KTK'nın 111. maddesinde yer alan 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, geçici iş göremezlik zararı ve bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde taleplerin zamanaşımına uğradığını savunmuştur.İlk derece mahkemesince; dosyada alınan bilirkişi raporu ile, davacıya yapılan ödemenin yetersiz olduğu anlaşılmış ise de, kaza tarihinde reşit olmayan davacının velayeti altında bulunduğu anne ve babası tarafından 05.03.2013 tarihinde kabul edilen ve 13.03.2013 tarihinde yapılan ödeme ile davalı tarafın ibra edildiği, eldeki davanın ise 2918 sayılı Kanun'un 111/2. maddesinde öngörülen iki yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; ibranamenin aslının dosya kapsamına sunulmadığı, aslı sunulmayan ibranamenin dikkate alınamayacağı, müvekkilinin artan ve gelişen maluliyet oranına sahip olması durumunda ibranamenin bir hükmünün kalmayacağı, ceza zamanaşımı süresi içerisinde davanın açılabileceği, müvekkilinin maluliyet oranı artmasa dahi farklı sekellerin gelişmiş olmasının da ibranamenin geçersizliği için yeterli olduğu, müvekkili hakkında düzenlenen 28.01.2013 tarihli rapor ile 20.07.2017 tarihli ATK raporunda tespit edilen arazların farklı sebeplerden kaynaklandığı hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacı tarafça dava dilekçesinde gelişen durumun varlığına ve artan maluliyete dayanılmamış olmasına göre (Bknz. Yargıtay 4. HD'nin 06.11.2023 tarihli ve 2021/21899 E. - 2023/11888 K. sayılı, 2022/4096 E. - 2023/11567 K. sayılı ilamı) bakıcı giderine yönelik talep yönünden davacı vekilinin istinaf talebi yerinde değildir.(2)SGK tarafından karşılanmayan tedavi-yol-yemek-refakatçi ve sair tedaviye bağlı ek giderler yönünden ise, davacıya velayeten anne ve babası tarafından imzalanan ibranamelerin bakıcı gideri ve sürekli maluliyete ilişkin olduğu, tedavi-yol...ve sair giderler yönünden imzalanan herhangi bir ibraname bulunmadığı, davalı vekilince cevap dilekçesine karşı zamanaşımı definin ileri sürülmediği anlaşılmakla, sair giderlere yönelik talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi hatalıdır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davanın SGK tarafından karşılanmayan tedavi-yol-yemek-refakatçi ve sair giderlere ilişkin talebinin kabulü ile 250,00-TL tazminatın kısmi ödeme tarihi 13.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, bakıcı giderine ilişkin talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek suretiyle HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.