13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2021/2367
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13/09/2021
NUMARASI:2019/628 Esas - 2021/609 Karar
DAVANIN KONUSU:Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Rücuen Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ:18/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı aracın, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları ... plaka sayılı aracın arkadan çarpması ile meydana gelen trafik kazasında hasara uğradığını, kaza tespit tutanağı ile davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan başvuru üzerine 17.057,00-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalısına 66.050,00-TL ödemede bulunulduğunu ve müvekkilinin bakiye 49.443,00-TL zararının bulunduğunu belirterek davalı sigorta şirketi yönünden 18.493,00-TL ile sınırlı olmak üzere bakiye 49.443,00-TL tazminatın ödeme tarihi 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile; mahkemenin yetkili ve görevli olmadığını, müvekkiline sigortalı aracın davacıya sigortalı araca arkadan çarpması nedeniyle sadece aracın arka kısmında oluşan hasardan sorumlu olduğunu ve müvekkili şirket tarafından hasar bedelinin ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalılar .. ve ... vekili cevap dilekçesi ile; davacıya sigortalı aracın, davaya konu kaza meydana gelmeden evvel önündeki araca arkadan çarpması ile başka bir kazanın meydana geldiğini ve aracın önden hasar aldığını, bu nedenle müvekkillerinin sorumluluğunun sadece aracın arka kısmında oluşan hasar ile sınırlı olduğunu ve hasar bedelinin sigorta tarafından karşılandığını, davacıya sigortalı aracın daha önce karıştığı kazada kusurlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davaya konu kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsü davalı ...'ın tamamen kusurlu olduğu, davacıya sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, denetime elverişli bilirkişi heyet raporu ile davacıya sigortalı aracın pert-total kabul edilmesi gerektiği ve dava dışı sigortalının zararının 66.500,00-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 17.057,00-TL'nin mahsubu neticesinde davacının bakiye zararının 49.443,00-TL olduğu gerekçesi ile;"1-) Davanın KABULÜ İLE,49.443,00 TL tazminatın 23.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... Şirketi'nden poliçe limiti ile sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf nedenleri; zincirleme trafik kazasına karışan araç sürücülerinin beyanlarına göre her bir aracın ancak önündeki araca çarparak durabildiği, davacıya sigortalı araç sürücüsünün kaza mahalline geldiğinde önünde duran araca çarpmış olması sebebiyle aracın ön kısmında oluşan hasardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığı, müvekkili şirketin sigortalısının kusur oranı doğrultusunda ve aracın arka tarafında oluşan hasara binaen 17.057,00-TL tazminat ödemesi yapılarak sorumluluğun yerine getirildiği hususlarına ilişkindir.Davalılar ... ve ... vekilinin istinaf nedenleri; kazanın 6 aracın karıştığı zincirleme trafik kazası olduğu, en öndeki aracın durması üzerine arkadan gelen ve duramayan 5 aracın çarpışması ile kazanın meydana geldiği, dolayısıyla 4 ve 5.sıradaki araçların kusurunun birbiri ile uyumlu olması gerektiği, iki aracın ikisinin de kusurlu ya da kusursuz olması gerektiği, sondan bir önceki sırada olan müvekkiline ait aracın kaza anında durduğu ancak arkadan gelen aracı müvekkiline ait araca çarptığı ve sürükleyerek davacıya sigortalı araca çarpmasına neden olduğu, dolayısıyla tüm kusurun müvekkillerine verilmesinin ve müvekkiline ait aracın önünde duran davacıya sigortalı araç sürücüsünün de müvekkili ile aynı durumda olmasına rağmen kusur izafe edilmemesinin hatalı olduğu, davacıya sigortalı araç sürücüsünün gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı, alkollü olup olmadığı, bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmediği ve araştırılmadığı, zincirleme kazada kusur yönünden her kazanın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davaya konu kaza meydana gelmeden evvel davacıya sigortalı aracın önündeki araca çarptığı, bu nedenle aracın ön kısmında meydana gelen hasardan müvekkillerinin sorumlu olmadığı hususlarına ilişkindir.Dava, kasko poliçesi kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen tazminatın zarar sorumlusundan rücuen tahsili talebine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kazanın oluş şekline, dosya kapsamına uygun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, denetime açık, ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı taraf vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.