35. Hukuk Dairesi
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35.
HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/354 - 2024/890 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2022
NUMARASI : 2022/181 Esas - 2022/1086 Karar
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 08/07/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 28.05.2021 tarihinde ...'ın kullandığı ve diğer davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı otomobil ile davacının kullanımında olan motosikletin çarpışması nedeniyle davacının yaralandığını, davalı sürücünün kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden 16.02.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, davalı Şirketce herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, belirsiz alacak olarak şimdilik 50TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 28.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 100.000TL manevi tazminat tutarının kaza tarihi olan 28.05.2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, dava öncesi sigorta şirketine usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından başvuru şartının gerçekleşmediğini, poliçe limitinin 430.000 TL olduğunu, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olacağını, davacının kask, koruyucu kıyafet vb. gibi güvenlik önlemlerini almadan yolculuk yaptığından müterafik kusurlu olduğunu, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi taleplerinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş ancak yargılama sırasında bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasından feragat edildiği, davacının kaza nedeniyle %3 malul kalacak, 12 ayda iyileşebilecek ve 4 ay bakıcı ihtiyacı olacak şekilde yaralanması ile davacının %75 kusuru ile tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre manevi tazminat takdiri gerektiği anlaşıldığından; “Davacının maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000TL manevi tazminatın 28/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine” karar verilmiş, hükme karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının motosiklet kullanırken kask, dizlik vs. koruyucu ekipman kullanmadığını, kazada davacının %75 kusurlu olduğunu, davalı ...’in ise öğrenci olup hiçbir gelirinin olmadığını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davalı ... vekili istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel Mahkeme tarafından maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine manevi tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmü uyarınca, Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken aynı Kanun'un 51. maddesi uyarınca durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önünde tutmalıdır. Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesi hükmüdür.
Bu kapsamda manevi tazminatın miktarı belirlenirken tarafların kusur oranı, sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi dikkate alınmalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler karar gerekçesinde objektif olarak gösterilmelidir. Manevi tazminat adı altında hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek nitelikte olmalı fakat bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmediği unutulmamalıdır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; 28/05/2021 tarihinde davacının %75, davalının %25 kusurlu olarak neden oldukları kaza sonrasında davacının %3 malul kalacak ve 12 ayda iyileşebilecek şekilde yaralandığı, alınan raporların oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu,
TBK’nın 56. maddesi gereğince dosya kapsamı, davacının yaralanma derecesi, kusur durumları ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve hakkaniyet ilkesi kapsamında manevi tazminata karar verildiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30TL istinaf karar harcından, peşin yatırılan 512,33 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 1.536,97 TL harcın davalı ...’dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.İstinaf talebinde bulunan tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf talebinde bulunan tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,
5.Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03/07/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.