Esas No
E. 2010/729
Karar No
K. 2011/17503
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/729 E.  ,  2011/17503 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2009 tarih ve 2008/172-2009/318 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20/12/2011 gününde davacı ... San.Tic.Ltd.Şti. avukatı .... ve Av. ... ....geldi, davetiye tebliğine rağmen davalı avukatı duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı Banka' nın Denizli şubesi nezdinde 94870-6 nolu mevduat ve 948710-6 nolu kredi hesaplarının bulunduğunu, müvekkili şirketin 10 yıl süreyle münferiden ,,, ve ....tarafından temsil ve ilzam edildiğini, imza sirkülerine dayalı olarak düzenlenmiş herhangi bir vekaletnamede bulunmadığını, bu imza sirkülerinden önce Honaz Noterliğinin 07.02.2003 tarih ve 799 sayılı imza sirkülerinin düzenlendiğini ve sadece PTT nezdinde posta çeki hesaplarına gelecek paraları çekmek için ...’a vekaletname düzenlendiğini, ancak aynı noterliğin 11.01.2003 tarihli işlemi ile azilname gönderilerek vekaletin sona erdirildiğini, 09.01.2008 tarihinde müvekkili şirketin kredi hesap bakiyesinin 175.000 YTL (eklentiler ile 178.469,92 YTL ) olarak bildirildiğini, müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılmadığı anlaşılan 175.000 YTL'lik işleme itiraz edildiğini, davalının müvekkili şirketi temsil ve ilzam yetkisi olmadığını bildiğini beyan ve ikrar ettiği ...'ın talimatı ile işlem yaptığını ve ilgili paranın 12.12.2007 tarihli dekont ile 175.000 YTL’nın ... adlı şahsın Garanti Bankası A.Ş Denizli Şubesi hesabına havale edildiğinin bildirildiğini, ... adlı şahsın müvekkil şirket ile hiçbir ticari ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin ihtirazı kayıtla toplam 185.920,14 TL olarak 09.04.2008 tarihinde ödediğini, dava dışı ...'ın davalı yan nezdinde yaptığı işler nedeniyle ayrıca Denizli C. Başsavcılığının 2008/2802 hazırlık numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, müvekkili şirketten talimat almayan geçerli bir talimat olmadan parayı üçüncü bir şahsa havale eden ve o miktarı ferileri ile birlikte alacak olarak talep eden davalının borçlandırma girişiminin geçersiz olduğunu ileri sürerek 185.920,14 YTL'nin davalıdan (istirdatı) tahsiline, ödeme tarihi 10.04.2008 tarihinden tahsil tarihine kadar ticari reeskont faizi işletilmesine, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının konusu işlemleri yapan ... ile dava konusu paranın gönderildiği ve şirket çalışanının yakın akrabası olan ... aleyhine dava açmadığını, davacının kendi çalışanı tarafından dolandırıldığını, işlemlerin şirket unvanı altında şirket finansman müdürü ...'ın imzası bulunan yazılı talimat uyarınca yapıldığını, davacı tarafın aynı gün ve aynı işlemle yapılan bu kredi kullandırma işleminin 125.000 YTL'lik kısmına itirazda bulunmadığını, ... hesabına gönderilen 175.000 YTL'lik kısmına itiraz etmiş olup dava konusu yaptığını, davacının aynı yazılı talimata dayanılarak yapılan işlemlerden birine itiraz edip, diğerine etmeyerek talebinde samimi olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yetkisiz temsilcinin talimatıyla davalı Banka'dan 12.12.2007 tarihinde kullanılan kredinin 125.000 TL'sı davacı şirketin Garanti Bankası Denizli Şubesindeki hesabına, 175.000 TL'sinin ...'in hesabına havale edildiği, kullanılan kredinin davacı şirketin borçları için harcandığı, bir kısım kredinin ise davacı şirketin hesabında kaldığı, davacı şirketin usulsüz kullanıldığını söylediği ve hesabında kalan krediyi aynı gün iade etmeyip 28.12.2007 tarihinde yani 16 gün sonra ödediği, bu şekilde krediyi kullanmış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, istirdat ve menfi tesbit istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından dava dışı ...’ın davacı şirket adına kredi sözleşmesi imzalamaya yetkisi bulunmadığı çekişmesiz olup, uyuşmazlık davacı şirketin bu usulsüz kredi kullanımını benimseyip benimsemediği noktasındadır. Özel hukuk tüzel kişileri, organları aracılığıyla temsil edilirler ve hukuki işlemlerini yaparlar.

Davacı tarafından alacağın ispatı bakımından her ne kadar davalı Banka' nın ticari defterlerine dayanılmış ise de, TTK.’nun 83/2 maddesi anlamında münhasıran davalının ticari defterlerine dayanma sözkonusu değildir. Bu durumda ispat yükü kendisinde olan davalı banka, davacı şirketin yetkili organı olmadığı gibi ticari vekili yada ticari mümessili de olmayan dava dışı ... tarafından çekilen kredinin davacı şirket tarafından benimsendiğini ispat etmelidir. Bu itibarla, mahkemece dava dışı ...’ın yaptığı işlemler sırasında davacı şirketin icazet sayılabilecek bir işleminin bulunup bulunmadığı, anılan şahsın davalı Banka' da daha önce şirket adına benzer işlemler yapıp yapmadığı, şirket hesabına yatırılan 125.000 TL’nı davacı şirketin kullanıp kullanmadığının şirket kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 825.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/12/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog