3. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2022
DAVANIN KONUSU: BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ - İSTİRDAT
İSTİNAF TALEP TARİHİ: 06/01/2023
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2024
KARARIN YAZIM TARİHİ: 11/07/2024
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas, .... Karar sayılı 25/11/2022 tarihli kararı aleyhine davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; davacının ..... üzerinde bulunan 4 katlı betonarme apart otel ve arsası niteliğinde taşınmazın tamamını 11/02/2019 tarihinde satın alarak 10/04/2019 tarihinde müşteri kabulüne başladığını, bu devir işlemiyle birlikte su aboneliğinin de devralındığını, davalı kurum yetkililerince 26/05/2019 tarihinde davacıya ait işletmeye gelinerek abonesiz ve sayaçsız bir şekilde su kullanıldığına ilişkin .... sayılı tutanak tutulduğunu, su aboneliklerinin bulunmasına rağmen neden tutanağa "abonesiz ve sayaçsız" su kullanıldığı gerekçesiyle tutanak tutulduğunun açıklanamadığını, davacı şirket tarafından abonesiz kaçak su kullanımı olmadığını, buna ilişkin olarak davalı kurumla görüştüklerini, bu görüşmeden sonra 20/10/2019 tarihinde davalı kurum çalışanlarının davacıya ait işletmeye gelerek bu sefer "özel kuyu suyu veya başka kaynaktan su kullanımı yapılarak üretilen atık suyun sayaçsız ve abonesiz olarak kanalizasyon hattına deşarj edildiği" gerekçesiyle .... sayılı tutanak tutulduğunu, davacının hiçbir şekilde kuyu suyu kullanmadığını, usulüne uygun düzenlenmeyen her iki tutanağın da hukuki geçerliliği bulunmadığını beyanla, dava konusu tutanaklar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, yargılama sırasında tahakkuk ettirilen borcun davacı şirket tarafından ihtirazi kayıtla ödenmek zorunda kalınması nedeniyle ödenen toplam 79.694,48 TL'nin ödeme tarihi olan 01/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafından ilk derece mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı adına herhangi bir abone ve sayaç kaydı bulunmaksızın, kuyu suyunun çatıdaki su deposuna bağlanarak su kullanımı yapıldığının ve kullanım nedeni ile ortaya çıkan atık suyun davalıya ait kanalizasyon hattına deşarj edildiğinin tespit edilmesi üzerine 26/05/2019 tarihli tutanağın tutulduğunu ve Asat Tarifeler Yönetmeliğine göre davacı adına .... nolu tutanak ile ... dönemi için 50.735,13 TL atıksu ücreti tahakkuk edildiğini, 20/10/2019 tarihinde yapılan kontrolde ise kuyu tesisatına su sayacı bağlanarak abonesiz şekilde su kullanımına devam edildiğinin tespit edildiğini ve .... nolu tutanak tutulduğunu, bu tutanak sebebiyle 22.368,11 TL atıksu ücretinin tahakkuk ettirildiğini, kuyu suyunun kanalizasyona atılması için davalı kurumdan abonelik alınması gerektiğini, ancak davacı tarafın herhangi bir abonelik başvurusu bulunmadığını, söz konusu ihbarnamelerinin mevzuata ve usulüne uygun düzenlendiğini, davacıya tebliğ edildiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas, ... Karar sayılı 25/11/2022 tarihli kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ:
Davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarını tekrarlayarak, davacı şirketin .... üzerinde bulunan otel niteliğindeki taşınmazı 11/02/2019 tarihli resmi satış sözleşmesiyle satın aldığını, bu devir işlemiyle birlikte su aboneliğinin de devralındığını, devir alınmadan önceki kullanımlardan davacı şirketin fiili kullanıcı ve abone olmaması nedeniyle sorumlu olmadığını, davacı şirket tarafından işletilen otelde 10/04/2019 tarihinde müşteri kabulüne başlandığını, davacı şirketin su aboneliği bulunmasına rağmen davalı kurum yetkililerince 26/05/2019 tarihinde otele gelinerek abonesiz ve sayaçsız bir şekilde su kullanılması nedeniyle .... sayılı kaçak su kullanımı tutanağı düzenlendiğini, davacı şirketin abonesiz kaçak su kullanımının söz konusu olmadığını, davacı şirket yetkilisine bırakılan tutanak suretinde abonesiz ve sayaçsız su kullanıldığı belirtilmiş ise de, davalı kurum vekili tarafından cevap dilekçesine ekli olarak sunulan tutanak fotokopisine abone numarasının eklendiğini, bu durumdan bile davacı şirketin abonesiz ve kaçak su kullanmadığının anlaşılacağını, davalı kurum tarafından tutulan tutanağa sonradan eklemeler yapıldığını, bu hususun mahkemece hiç dikkate alınmadan ve tartışılmadan karar verildiğini, tutanağa ilişkin kurum yetkilileri ile görüştükleri sırada bu defa 20/10/2019 tarihinde davalı kurum çalışanlarının davacıya ait işletmeye gelerek "özel kuyu suyu veya başka kaynaktan su kullanımı yapılarak üretilen atık suyun sayaçsız ve abonesiz olarak kanalizasyon hattına deşarj edildiği" gerekçesiyle ... sayılı tutanak tutulduğunu, davacının hiçbir şekilde kuyu suyu kullanmadığını ve kanalizasyon hattına deşarj etmediğini, tutulan tutanakların ASAT Tarifeler Yönetmeliğine, mevzuata ve gerçeğe aykırı olduğunu, tutanakta belirtilen kadar su kullanılmasının mümkün olmadığını, alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmadığını, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; Dava, 26/05/2019 tarihli abonesiz ve sayaçsız kaçak su kullanımı tutanağı ve 20/10/2019 tarihli özel kuyudan su kullanım tespit tutanağından dolayı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davalı kurum yetkilileri tarafından tutulan tutanakların ASAT Tarifeler Yönetmeliğine ve gerçeğe uygun olduğu, davalı kurum tarafından yapılan tahakkukun da ASAT Tarifeler Yönetmeliğine uygun şekilde yapılmış olduğu, dava dışı .... AŞ'nin tüm aktif ve pasifi ile birlikte devir alındığı, bu nedenle davacı şirketin devralınan şirketin borçlarından da sorumlu olduğu, gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, Asat Tarifeler Yönetmeliğinin 35. maddesi gereğince abonesiz kuyu suyu kullanmak, kuyu suyundan atıksu üretmek ve kuyu suyunu şebeke hattına bağlayarak bina tesisatına vermek yasaklanmış fiillerden olup kaçak su ve atıksu tüketiminin cezalı olarak tahsil edileceğinin düzenlenmiş olmasına, davacı şirketinde abonesiz şekilde kuyu su kullanarak atıksu ürettiği yine kuyu suyunu şebeke hattına bağlayarak bina tesisatına verdiğinin anlaşılmasına, 26/05/2019 tarihli abonesiz ve sayaçsız kaçak su kullanımı tutanağı sonradan eklenen numaranın abone numarası değil davalı kurum tarafından kaçak su kullanımının takibini sağlamak için oluşturulmuş bir takip numarası olmasına, yine 26/05/2019 tarihli abonesiz ve sayaçsız kaçak su kullanımı tutanağının alt kısmına sonradan yapılan eklentilerin kaçak su kullanımı nedeniyle yapılan tahakkuk hesabına ilişkin bulunmasına, alınan ve benimsenen bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmasına göre ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.İncelenen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.İstinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın düşülmesiyle bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3.İstinaf eden davacıdan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye gelir kaydedilmesine,
4.İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Kararın tebliği, kesinleştirme, artan avansın iadesi, harç tahsili vs. işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 11/07/2024