Esas No
E. 2022/5479
Karar No
K. 2024/1478
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/5479 E.  ,  2024/1478 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2018/2131 Esas, 2022/679 Karar
TEMLİK ALAN DAVALI: ... vekili Avukat ... ...
TEMLİK EDEN: ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ:
HÜKÜM: Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2016/1356 E., 2018/671 K.

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin keşide ettiği ileri sürülen 08.08.2015 düzenleme 10.11.2015 vade tarihli alacaklısı davalı ... olan 2.200.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak, müvekkili aleyhine İzmir 9. İcra Müdürlüğünün 2015/18561 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, bu nedenle İzmir 7. İcra Hukuk Mahkemesine 2015/1122 E. sayılı dosyası ile dava açtıkları gibi İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/16778 soruşturma sayılı dosyasıyla da resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şikayette bulunduklarını,senette keşideci imzası da müvekkiline ait olmadığı gibi senet üzerinde tahrifat da yapıldığını, müvekkili ile davalı arasında borç alışverişi gerektirecek hiç bir ilişkinin mevcut olmadığını, ticari alışverişi olmadığını ileri sürerek müvekkilinin senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu senetten de anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir borç ilişkisinin mevcut olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için taraflar arasında bir borç ilişkisi olmadığı kabul edilse bile mücerret kıymetli evrak doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, senede dayalı bir borç ilişkisinin olmadığını ispat etme yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu senetten dolayı davacının sadece tahrif edilen miktardan önceki meblağ kadar sorumlu olduğu, bunun ise; senette yer aldığı üzere 5.000,00 TL olduğu, bu nedenle davacının davasının kısmen kabulü ile tahrifat yapılan senedin 2.195.000,00 TL’lik kısmından sorumlu olmadığının, geri kalan 5.000,00 TL’lik kısmından ise (tahrifattan önceki miktar) sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiği, davanın devamı aşamasında davalılardan ...'nun alacağını diğer davalı olan ...'e temlik ettiği böylece ...'in davalı sıfatını kazandığı, davacının da 25.10.2017 tarihli celsede davayı alacağı temlik alan yeni davalı ...'e yönelttiğini, davacının davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatı talep etmiş olduğu gözetilerek davada davaya konu olan senedin İzmir 9. İcra Müdürlüğü’nün 2015/18561 E. sayılı dosyasında takibe konu edilmesi söz konusu olduğundan bu senetten dolayı takibin haksız ve kötü niyetli olduğu tespit edildiğinden; %20 kötü niyet tazminatı tutarı olan 439.000,00 TL’nin temlik alan davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, davacının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre yapmış olduğu talebi gözetilerek yargılama giderlerinden temlik eden ve temlik alan davalının birlikte sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin takip alacaklısından 12.07.2017 tarihinde temlik alındığını, temlik alırken ...'nun senette tahrifat olmadığını belirttiğini, gerek icra hukuk mahkemesinde ve gerekse asliye ceza mahkemelerinde senetteki imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, senette tahrifat iddiası ispat edilse dahi müvekkilinin cezai sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu senedin borcuna karşılık aldığını, yerel mahkeme tarafından bilirkişi raporu alınmadığını, bu durumda adi yargılanma hakkının ihlal edildiğini, senet üzerinde alacaklı tarafça tahrifat yapıldığı iddiasının dayanaksız olduğunu, mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayandığını, senette silintinin olduğu kabul edilse dahi yazının aynı kişinin eli ürünü olduğunu, temlik alan olarak müvekkilinin kötü niyet tazminatından dolayı sorumlu olmayacağını, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı/takip borçlusunun, takip ve dava konusu bonoda keşideci olarak imzası bulunmadığından, imzaya itiraz ederek, bono ve takipten dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep ettiği, yargılama sırasında imzaya itirazının olmadığını belirterek tahrifat iddiasında bulunduğu, senet aslı üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde senette tahrifat bulunduğu ve orjinal bedelin 5.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, bu durumda senedin tahrifattan önceki miktar için geçerli sayılması gerektiği, davacı ... tarafından senedin keşide edilmesinden sonra, bedelin 5.000,00 TL olmasına rağmen tahrifatla bedelinin 2.200.000,00 TL’ye yükseltildiğine göre, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 748 inci maddesi gereğince davacının bu senedin 5.000,00 TL'sinden sorumlu olduğu, geri kalan 2.195.000,00 TL’sinden sorumlu olmadığı, senet bedelinin 2.195.000,00 TL’sinden borçlu olmadığının tespitine, uyuşmazlık konusu senetin düzenlenmesinden sonra tahrifat yapıldığı, tahrifatlı halde senedin kötü niyetli olarak takibe konu edildiği, davacının eldeki davayı açmak zorunda kaldığı, davacı tarafın talep ettiği kötü niyet tazminatının koşullarının oluştuğu dikkate alınarak davacı keşideci/borçlu yararına tazminata hükmedilmesine, kötü niyet tazminatının davalı ...'den tahsiline, yargılama giderinden ise, davacı talebi ile 6100 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi nazara alınarak, davalılardan temlik veren ve temlik alanın birlikte sorumlu tutulmasına, bu hususun da yerel mahkemenin kabulünde olduğu, ancak dairelerince duruşma açılarak rapor alındığı gerekçesiyle temlik alan davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, icra takibini başlatan kişinin müvekkili olmadığı cihetle müvekkili hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili ...'in, dava konusu 08.08.2015 düzenleme, 10.11.2015 vade tarihli senedin alacaklısı olan ...'ndan 2.200.000,00 TL bedelli senet karşılığı alacak olan İzmir 9. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18561 E. sayılı dosyasını 12.07.2017 tarihinde temlik aldığını, müvekkilinin takipten sonra icra dosyasını temlik aldığını, müvekkilinin icra takibini başlatan kişi olmadığını, dolayısıyla müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini, senette tahrifat bulunduğunun ispat edilmesi halinde dahi müvekkilin hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmadığının kabulü gerektiğini, müvekkilinin senet hakkında tam ve yeterli bilgiye sahip olmamakla müvekkilinin senette tahrifat olduğunu bilmesine de imkan bulunmadığını, müvekkilinin senedi kötü niyetli olarak temlik almadığının izahtan vareste olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.