11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2009/6329 E. , 2010/12764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.12.2008 tarih ve 2008/735-2008/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin 19.04.2000 tarihinde davalılara "hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi" yazılı bir belge karşılığında 50.000 DM.yatırdığını, müvekkillerine paralarını her istediği anda alabileceği garantisinin verildiğini ancak, herhangi bir faiz ve para ödemesi yapılmadığını, yapılan işlemin mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, davalıların taahhütlerini yerine getirmeyerek sebebsiz zenginleştiğini ileri sürerek, şimdilik 6.500 YTL'nin davalılardan tahsilini, davalı şirketle kurulmuş geçerli ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitini ve ilgili mevzuata aykırı şekilde kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı şirketin Başbakanlık Sermaye Piyasası Kurulunun kaydında bulunan bir Anonim Şirket olduğu,
TTK'nun 405/2 maddesinde sermaye şirketlerinde sermaye olarak verilenin istenemeyeceğinin hüküm altına alındığı, davalı şirketin tasfiye halinde bulunmadığı, davanın niteliği itibarıyla TTK. hükümleri çerçevesinde bir sermaye şirketi olan A.Ş. yönetim kurulu başkan ve üyelerinin şahsi sorumluluğunu gerektirir bir durumun mevcut olmadığı gibi ortaklık sözleşmesinin kurulması sırasında adı geçen davalıların sözleşmeye etki eden, taraf iradelerini fesada uğratan her hangi bir eylemden de söz edilmediği gerekçesiyle, davalı şirket hakkında açılan davanın esastan, diğer davalılar hakkındaki davanın ise husumet yönünden reddine karar verilmiştir. Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmişse de hüküm yeterli araştırma ve incelemeye dayanmamaktadır. Gerçekten de TTK.'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda da davacılar vekili, müvekkillerinin Hisse Senedi Devir ve Kabul Sözleşmesi yazılı belge karşılığında 50.000 DM ödeme yaptığını, ancak davalı şirketlere geçerli bir şekilde ortak olmadıklarını iddia etmektedir.
Davalılar vekili, davacı ...'un dava dışı “Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ”ortağı olduğunu, anılan davacının 20 hisse ile ortak olduğuna dair bu şirkete ait ortaklık pay defterine ilişkin belgeyi ibraz etmiş, diğer davacının ise davalı ...Ş.'ne nominal bedeli 1.000.000 TL olan 80 hisse ve dava dışı Yimpaş Yozgat İht.Mad.A.Ş.'ne nominal bedeli 50.000 TL olan 115 hisseye sahip olduğunu savunmuş, yine ortaklık pay defterine ilişkin belgeleri ibraz etmiştir. Takasbank davacıların adı ve soyadını taşıyan kişilerin hisselerinin dökümü mahkemeye bildirmiştir.
Öte yandan davacı vekilince dosyaya sunulan ve Dairemize intikal eden diğer dosyalardan da bilinen SPK. duyuru ve kararlarında, davalı şirketlerin de aralarında bulunduğu Yimpaş Grubu Şirketlerinin, pay defterlerinin gerçek ortaklık durumunu yansıtmadığı, ortaklık durumlarının ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle izlendiği belirtilmiş, söz konusu şirketlerce gönderilen ve Takasbank’ta bulunan resmi pay defterleri bilgilerinin temin edilerek ilgililerin ellerinde bulunan belgelerle karşılaştırılmak suretiyle gerektiğinde dava açılması önerilmiştir. Somut uyuşmazlık yönünden de davalı taraf kayıtlarının yukarıdaki bentte açıklanan çelişkili durumu karşısında, anılan hisse senetlerinden, mevzuatın öngördüğü biçimde sahih ve gerçek hak sahipliği sonucunu doğuran, davalı şirketlerin yasal pay defterlerinde yer aldığında hiçbir kuşku bulunmayan nitelikte olmalarının anlaşılması gerektiğinde duraksanmamalıdır.
Bu durum karşısında mahkemece, davanın açılış şekli de dikkate alınarak davacı ...'a dava dışı Yimpaş Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne, diğer davacıya da dışı Yimpaş Yozgat İh. Mad. ve Paz. Tic. A.Ş. hakkında da dava açması için önel verilip, bu şirketlere dava açıldığı takdirde eldeki davayla birleştirilip,konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketlerin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, davalı şirketlerin ortaklık durumunun gerçekten de ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacıların davalı şirketlere pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacılara verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu, şayet davacılaradan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacılardan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının tek tek değerlendirilip, belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.