4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/23428 E. , 2024/4813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece
1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (d) bentleri ile 52 nci maddesi uyarınca 5.400,00 TL,
2.Sanıklar ... ve ... hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 52 nci maddesi uyarınca 3.150,00 TL, Adli para cezaları ile cezalandırılmasına,
3.Sanık ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafii 28.06.2016 ve 02.08.2016 tarihli, sanık ... müdafii 01.07.2016 ve 24.08.2016 tarihli, katılan vekili 29.06.2016 ve 11.08.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttikleri sebeplerle hükümlerin bozulması talebinde bulunmuşlardır. III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü öğrenci olan katılan ile müdür yardımcısı olan temyiz dışı M.A arasında başlayan tartışmada katılanın, kasten yaralama sonucu M.A' nın ölümüne sebep olduğu, Bu olayın etkisi altında kalan okulda öğretmen olarak görev yapan sanıklar ... ve ... ile hizmetli ...'ın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları, yine öğretmen olan sanıklar ... ve ...'ın ise katılana hakarette bulundukları iddiasıyla açılan kamu davalarında; Yerel Mahkemece sanık savunmaları, katılan ve tanık anlatımları, adli rapor, görüntü kayıtları ile tüm dosya kapsamına göre mahkumiyet, sanık ... hakkında hakaret suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 03.12.2015 tarihli savunma olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Diğer Hükümler Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanıklar ... ve ...'ın hakaret eylemlerini herkese açık olmayan spor salonunda gerçekleştirmeleri karşısında, aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle 5237 sayılı Kanun'un 125 nci maddesinin dördüncü fıkrasının tatbiki,
2.Suç tarihi itibarıyla 17 yaşını doldurmuş olan katılanın beden veya ruh bakımından kendisini savunmayacak durumda olup olmadığı hususunda rapor aldırılmadan, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanması,
3.Aleniyetin oluşmadığının kabulü halinde; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının 1 numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Diğer Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanıklar müdafii ve katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.