Aramaya Dön

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/638
Karar No
K. 2023/638
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/638 Esas - 2024/406

T.C.

SAKARYA

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2023/638 Esas
KARAR NO: 2024/406
DAVACI: ...

...

VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...VKN:...
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/11/2023
KARAR TARİHİ: 03/07/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 16/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı taraf özetle; Sakarya 3. İcra Müdürlüğünün 2023/15148 Esas sayılı icra takibine davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptalini talep ettiğini, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinden kaynaklı olan takip konusu alacağın bulunduğunu belirterek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.

Davalı taraf cevap vermemiş, vakıaları inkar etmiştir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: İcra takibine konu alacağın mevcut olup olmadığı, miktarı, itirazın iptali koşullarının ve icra inkar tazminat şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır. İcra dosyası ilgili dosya olarak eklenmiş ve incelenmiştir. İcra takibinde resen gözetilmesi gereken ve icra takibinin geçerliliğini etkileyen bir usule aykırılık görülmemiştir. İtirazın iptali davası yasal süresinde açılmıştır.

Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/15148 Esas sayılı icra takibine konu yapılan ve davacı ile davalı arasında olan cari/açık hesap ilişkisini içerir 2021 yılına ait tüm ticari defter ve kayıtların mahkememize sunulması için taraflara kesin süre verilmiş, davalı tarafa 09/02/2024 tarihinde usulüne uygun kesin süre içerir muhtıra gönderilmiş, davacı taraf istenen kayıtları sunmuş, davalı ise muhtıra tebliğine rağmen ticari defterlerini sunmamıştır.

Davacı tarafça sunulan kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, bilirkişi 23/03/2024 tarihli raporunda özetle; "Davacı nın ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığını, buna göre davacının davalı adına düzenlediği 4 adet fatura tutarının 122.781.02 TL olduğu, davalı şirketin aldığı emtianın bir kısmını fatura düzenlemek suretiyle iade ettiği, 2 adet iade faturası tutarının 6.274,77 TL olduğu, Davacının cari hesap ekstresinde alınmış görünen çek bedeli tutarı 92.000,00 TL'nin ticari defter kayıtlarında yer almadığı, defter kayıtlarında davalı taraftarı alacaklı olunan tutar ödeme bilgisine “tahsilatlardan' açıklamasıyla kayıt yapıldığı, davacının, icra takip talebi ile cari hesap ekstresi bakiye tutarı 24.506.25-TL asıl alacağın ticari defter kayıtları ile örtüştüğü, davacının davalı şirketten 2021 yılı ticari defter kayıtları kapanış fişine göre 24.506,02 TL alacaklı olduğu, takip tarihine kadar talep edilebilecek temerrüt faizi miktarının 6.566,50 TL olarak hesaplandığı." şeklinde görüş bildirmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/2505 Esas 2022/2800 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere;

HMK’nın 199. maddesinde yer alan “Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir” şeklindeki tanımlama kapsamında ticari defterlerin de HMK anlamında ticari bir belge niteliğinde delil olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

TTK'nın 83/2. maddesinde, HMK'nın senetlerin ibrazı zorunluluğuna ilişkin hükümlerinin ticari işlerde de uygulanacağı düzenlenmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 220. maddesinde genel olarak ticari belgelerin,  222. maddesinde (22.07.2020 T. ve 7251 S.K/Madde 23. maddesi ile değişik) ise özel olarak ticari defterlerin ibrazı ve delil olması hususları ayrıca hüküm altına alınmıştır.

HMK’nın 220. maddesindeki düzenlemeye göre, mahkemece, ibrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna kanaat getirilirse ilgili tarafa bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verilmesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise kendisine yemin teklif edilmesi gerekir. Kendisinden ibraz istenilen tarafın bu hususta kendisine verilen kesin süreye rağmen bu süre içerisinde makul bir mazereti bulunmaksızın belgeyi ibraz etmemesi, belgenin kendisinin elinde bulunduğunu inkarı halinde ise bu hususta teklif olunan yemini kabul ve icra etmemesi halinde mahkemece, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilecektir.

HMK’nın 222. maddesinde ise, münhasıran ticari defterlere ilişkin olarak, ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için; Kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmaları, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamaları gerekmekte olup bu şartlara uygun biçimde tutulmuş defter kayıtlarının, sahiplerinin lehine delil olarak değerlendirilmesi ise diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi  yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması şartlarına bağlı bulunmaktadır. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları ise ancak sahibi aleyhine delil teşkil eder. Ayrıca söz konusu maddenin son fıkrası uyarınca, davadaki taraflardan birinin kendi defterlerine dayanmaksızın, münhasıran diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtmesine rağmen karşı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması halinde ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılacaktır. Taraflardan ticari defterleri ibrazlarının ne şekilde isteneceğine ilişkin HMK’nın 222. maddesinde doğrudan bir düzenleme bulunmamakta ise de, ticari defterlerin de aynı zamanda bir belge niteliği itibariyle bu hususta HMK’nın 220. maddesinin uygulanması gerekmektedir.

Somut olayda; İcra takibine konu borcu kabul etmeyen davalının yargılamaya katılmadığı ve uyuşmazlığın çözümü için ticari defterlerini ibrazı hususunda kendisine usulüne uygun şekilde muhtıra gönderilmesine ve sonuçları açıklanarak kesin süre verilmesine rağmen ticari defterlerini mahkemeye sunmadığı ve alınan bilirkişi raporundan davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 24.506,02 TL alacaklı olduğu, takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizinin ise 6.566,50 TL olduğu, takip talebinde istenen faiz miktarının hesaplanandan daha düşük olduğu, davacının defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması itibariyle kendi lehine delil oluşturduğu anlaşılmakla davanın kabulü ile itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan icra inkar tazminatının da davalıdan ayrıca tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE, davalının Sakarya 3. İcra Dairesi 2023/15148 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile TAKİBİN DEVAMINA,

2.Koşulları oluşmakla 6.160,97-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 2.104,28-TL harçtan peşin alınan 372,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.732,23-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yapılan 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 604,00 TL posta ve tebligat gideri, 269,85 TL başvuru harcı, 372,05 TL peşin harç olmak üzere toplam 5.245,90-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,

6.Arabuluculuk nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.120,00-TL ücretin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

8.Gerekçeli kararın HMK 321/2 maddesi gereğince talep aranmaksızın taraflara tebliğine,

9.Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/07/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Başkan ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog