11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2010/8104 E. , 2012/2109 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/03/2010 tarih ve 2010/32-2010/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “TUKAŞ” ibaresinin müvekkili adına tescilli marka olup, müvekkilinin bu marka ile uzun yıllardan beri emtia üretip sattığını ve ürettiği emtianın büyük bir kısmını ihraç ettiğini, davalının da aynı emtia sınıfında ticaret yaptığını,ürettiği turşu,salça gibi ürünleri “TUTAŞ” ibareli etiket altında Avustralya’ya ihraç ettiğinin öğrenildiğini, davalının eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, taklit marka ile yapılan ihracatın müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile 556 sayılı KHK’nin 66/C ve 67 nci maddeleri uyarınca (150.000.000.000)TL maddi ve (100.000.000.000)TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin fason ürün üretip ihraç ettiğini, yurt dışındaki alıcının talebi üzerine “TUTAŞ” ibaresini ambalaj etiketinde kullandıklarını bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, markaların kullanılış biçimleri yönünden birbirlerine benzemediklerini, iltibasın söz konusu olmadığını,davacının bir zararı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile, davalının Tutaş ibaresini kullanmak suretiyle davacının markasına tecavüzün menine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 8.398,20-TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı ... davalı vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Ancak, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği 27/09/2002 tarihli, 2000/655 Esas, 2002/865 Karar sayılı ilk karar Dairemizin 18/09/2003 tarihli ilamıyla manevi tazminata ilişkin kararın gerekçesiz olduğundan bahisle bozulmuştur. Bu durumda artık manevi tazminat yönünden verilen önceki kararın kesinleştiğinden söz edilemez. Bu nedenle, mahkemece temyize konu iş bu kararda manevi tazminat talebinin reddine karar verildiği halde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, mahkemece İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen ilk kararda vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesiyle vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemişse de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.