Esas No
E. 2020/3955
Karar No
K. 2024/7101
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

11. Ceza Dairesi         2020/3955 E.  ,  2024/7101 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2019/200 E., 2020/119 K.
SUÇ: Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgeyi, bozma, yok etme veya gizleme suçundan verilen beraat kararının temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından, bozma sonrası aynı suçtan verilen beraat kararının hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır.

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2012/503 Esas, 2013/17 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2013 tarihli ve 2012/503 Esas, 2013/17 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28.12.2015 tarihli ve 2014/15397 Esas, 2015/32229 Karar sayılı kararı ile iddianame dışına çıkılarak karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3.Bozma üzerine, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/768 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 maddesinin birinci fıkrası, 43, 58 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4.İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.10.2016 tarihli ve 2016/68 Esas, 2016/768 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 21.02.2019 tarihli ve 2017/4 Esas, 2019/1805 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma ve fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5.Bozma üzerine, İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/200 Esas, 2020/119 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar vekilinin temyiz isteği; özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluştuğuna, ilişkindir.

III. GEREKÇE

Gerekçeli karar başlığında "2011" şeklinde yanlış yazılan suç tarihinin, suç konu özel belgenin kullanıldığı tarih olan "07.06.2010" şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 207 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 16. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/200 Esas, 2020/119 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.05.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.