Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/820
Karar No
K. 2024/563
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/820 Esas
KARAR NO: 2024/563
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 21/09/2020
KARAR TARİHİ: 26/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------------Ş.'nin (Kiracı) iflasına karar verildiğini, kiracıdan 20.994.000,00 TL alacaklı olduğunu, alacağını ---------- kayıt numarası ile ------------- sırada iflas masasına kayıt yaptırdığını, sıra cetvelinin tebliğ alındığını, müflis şirketin (Kiracı) borcunu ödediğinden --------- alacağının kalmadığını, alacaklara hukuka aykırı şekilde faiz işletildiğini, bu nedenle ------------ 17.08.2020 tarihli sıra cetvelinin -------- kayıtnumarası ile---------- sırada kaydedilen 24.865.870,53 TL'lik alacağının terkinine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, ardından sözleşmenin tadil edildiğini, sözleşmede yazılı malın kiralandığını, kira bedellerinin zamanında ödenmemesi nedeniyle ihtarname keşide edildiğini, ödeme için 60 günlük ödeme süresi verildiğini, ödeme yapılmadığı takdirde sözleşmenin fesih edileceğinin ihtar edildiğini, ancak bu süre içinde kira bedellerinin ödenmediğini, fesih hakkının doğduğunu, üst üste 10 kiranın zamanında ödenmediğini, fesih hakkının doğduğunu, kiracının iflas ettiğini, toplam 24.865.870,53 TL alacaklarının iflas masasına kaydının talep edildiğini, alacağın kalmadığı yönündeki iddiaların yersiz olduğunu savunarak açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, kayıt terkin davasıdır.Davacı -----------, dava dışı ---------Ş‘den 20.994.000 TL alacaklı olduğunu ve alacağının sıraya kayıtlı olduğunu; öte yandan davalı finansal kiralama şirketinin de 24.865.870,53 TL alacaklı olarak sıraya kayıtlı olduğunu; ancak davalının müflisten alacaklı olmadığını, kaydedilen bu alacağın terkinini talep etmiştir.--------- şirketi hakkında --------- sayılı kararla 04/12/2019 tarihinde verilen iflas kararının istinaf edildiği; --------- sayılı kararla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; kararın temyiz edildiği; --------- sayılı kararla onanmasına karar verildiği; böylece iflas kararının 31/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.Tasfiyenin yürütüldüğü,--------- iflas sayılı dosyası için yazılı müzekkere cevaplarından, tasfiyenin adi tasfiye şeklinde yapıldığını; davalı şirketin ----------- numaralı kayıt başvurusu ile 24.865.870,53 TL alacak başvurusunda bulunduğu; masanın 17/08/2020 tarihli kararla talebin tümünü kabul ederek alacağı masaya ----------- sıraya kaydettiği; davacının da ---------- kayıt no ile 20.994.000 TL alacak talebinde bulunduğu, masanın bu alacağı da tümüyle kabul ettiği ve---------- sıraya kaydettiği görülmüştür.Bilindiği üzere kayıt kabul davası gibi kayıt terkin davaları da İİK.nun 235. Maddesine göre masraf depo edilmiş ise tebliğ tarihinden, edilmemiş ise sıra cetvelinin ilanından itibaren onbeş gün içinde açılması zorunludur. Somut olayda davacının masrafı depo ettiği, sıra cetvelinin davacıya 11/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği; davacının iş bu kayıt terkin davasını 18/09/2020 tarihinde süresi içinde açtığı anlaşılmıştır.Davacının aktif husumetinin mevcut olduğu, davanın da süresi içinde açıldığı anlaşılarak esasa geçilmiş, tarafların delilleri toplanmış; davalının müflisten alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise ne kadar alacaklı olduğunu tespit etmek amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi 26/07/2021 tarihli raporunda, davalı şirketin-------- firması olarak, müflisin de kiracı olarak finansal kiralama sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme kapsamında kira bedellerinin ödenmediğin, davalı şirketin ihtar çekerek 60 gün süre verdiğini, 31/03/2017 tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğunu, davalı şirketin iflas tarihi itibariyle müflisten 24.087.292,67 TL alacaklı olduğunu, ayrıca 209.619,19 TL tapu masrafı ve 253.038,20 TL dava masrafı talebinde bulunulduğunu ancak bunların aslı sunulmadığından, fotokopileri sunulduğundan vergiden düşülmüş olabileceğini belirtmiştir.Davalı şirket vekili 12/08/2021 tarihli dilekçesi ile, toplamda 24.865.870,53 TL alacaklı olduklarını, bunun 10.435.026,60 TL sinin kira alacağı olduğunu, 13.746.734,16 TL işlemiş faiz alacakları olduğunu belirterek, eksik kısım için itiraz etmiştir.Davacı vekili ise raporu teknik ve rakamsal veriler üzerinden hazırlandığını hukuki anlamda bir değerlendirme yapılmadığını belirterek soyut itirazlarda bulunmuştur.24/11/2021 tarihli celsede davalı vekili, iflas masasına kayıttan sonra mülkiyeti müvekkile ait olan taşınmazın satışından tahsilat yapıldığını, yaklaşık 9.000.000 TL civarındaki faiz alacaklarından vazgeçtiklerini; bilirkişinin alacaklarını daha fazla miktarda hesapladığını, bu sebeple davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili de aynı duruşmadaki beyanında ek rapor talepleri olmadığını, davalı beyanlarına itirazlarının olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.Mahkemece masaya kaydedilen 24.865.870,53 TL alacağın ne kadarının kira alacağı, ne kadarının faiz olduğu hususu sorulduğunda; "Bu tutarın 10.435.026,60 TL'si kira alacağı yani asıl alacak, 13.746.734,16 TL'si temerrüt faizi alacağıdır, bu alacağın tamamı iflas müdürlüğünce kabul edilmiştir, mülkiyeti müvekkil şirkete ait taşınmazın satışından sonra gerekli mahsuplar yapılmış ve müflisin de hali hazır durumu dikkate alınarak müvekkil şirketçe hakkaniyet kuralları gereği ve iyi niyetli tutumu faiz alacağından vazgeçmiş ve iflas müdürlüğüne bildirmiş olup, iflas müdürlüğünde şu anda iflas tarihi itibariyle devam eden müvekkil şirket alacağı 3.701.082,29 TL'dir" şeklinde beyanda bulunmuştur.İflas müdürlüğüne yazılan yazı cevabına göre, davalı şirketin 04/11/2021 tarihli beyan dilekçesi ile 24.865.870,53 TL alacaklarından 21.164.788,24 TL lik kısmından feragat ettiklerini beyan ettiği görülmüştür. Bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi 11/02/2022 tarihli ek raporunda,"Davalı --------- ise yukarıda belirtildiği üzere, verdiği beyan ile kök raporda belirtilen tutardan kısmi olarak vazgeçmiş, asıl alacak tutarını 3.701.082,29 TL'ye düşürmüş ve iflas tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranını da %30 olarak belirlemiştir.

SONUÇ olarak; Davacı'nın 24.865.870,53 TL'lik terkin talebi, Davalı--------- alacağının bir kısmından vazgeçmesi, Davacı'nın itirazının bulunmaması nedeniyle 21.164.788,24 TL'lik kısmının terkin edilmesi ve 3.701.082,29 TL olarak İflas Masasına alacak kaydı ile uygulanacak temerrüt faiz oranının da %30 olması gerektiği kanaatine varılmıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce yapılan ilk yargılama neticesinde; Davalı şirketin alacağı 24.865.870,53 TL olarak masaya kaydolmuştur. Bilirkişi bunun 24.087.292,67 TL si yönünden davalının alacaklı olduğunun net olduğunu, 209.619,19 TL tapu masrafı ve 253.038,20 TL dava masrafı yönünden ise takdirin mahkemeye ait olduğunu belirtmiştir. Dekont suretleri sunulduğuna göre, iflas tarihinden de önceye ait olan masrafların masaya kaydının istenebileceği açıktır. Buna göre davalının müflisten alacağı 24.087.292,67 +209.619,19 TL +253.038,20 TL = 24.549.950,06 TL alacaklıdır. Kabaca 300.000 TL'lik kısmın terkin edilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Ne var ki; yargılama sırasında davalının 21164.788,24 TL lik kısımdan feragat ettiği görülmüştür. Davacının haklı olduğu kısım 300.000 civarında olup davalı bankanın feragat ettiği kısım bundan çok daha fazladır. Banka sıra cetvelindeki alacağını 3.701.082,29 TL’ye düşürmüştür. Bu bakımdan terkin edilmesi istenen haklı olunun tutar (300.000 TL) bakımından da dava konusuz kalmıştır. Bu gerekçeyle davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Bu kararımız, istinaf edilmiş; --------- sayılı kararla; “..alacakların ne miktarda ve ne zaman tahsil edildiği konusunda bilirkişi raporunda bir değerlendirme olmadığı gibi, bu husus mahkemece araştırılmadığından, rapor hükme elverişli değildir. Davalının, müflis şirketten ne miktarda alacaklı olduğunun, yapılan tahsilatların miktarının ve tarihinin tespit edildiği, tahsilatlar sonucu davalının varsa alacaklı olduğu miktarın hesap edildiği ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, davanın konusuz kalıp kalmadığı ve terkin isteminin yerinde olup olmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi ve işbu davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumları değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hükme elverişli olmayan rapora dayalı olarak ilk derece mahkemesince verilen karar usul ve yasaya uygun görülmediğinden” davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında dosya iş bu esasa kaydedilmiş, yeni bir bankacı bilirkişi atanmış; bu bilirkişi de, 20/03/2024 tarihli raporunda, bankanın iflas tarihi itibariyle 24.549.949,96 TL alacaklı olduğunu, iflastan sonra (aynı zamanda davadan sonra) 12/04/2021 tarihinde yapılan satış ile bankanın 12.567.796,61 TL tahsilat yaptığını; bankanın 24.549.949,96 TL lik alacağından 12.567.796 TL tahsilatın düşülmesi ile 11.982.153,35 TL alacaklı olmaya devam ettiğini; ancak tahsilattan sonra bankanın sıra cetvelindeki alacağını 3.701.082,29 TL'ye düşürdüğünü, aşan kısmından feragat etmiş olduğunu bildirmiştir. Esasen bu bilirkişi raporunun istinaf kararı öncesi alınan raporla aynı sonuca varıdğı görülmüştür. Tarafların esaslı bir itirazı da olmamıştır. Kayıt terkin davalarında, kayıt kabul davaları gibi, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre , iflastan sonra yapılan tahsilatların davada nazara alınması şarttır. İflas masasına 24.865.870,53 TL alacak başvurusu yapılmış, masa tamamını kabul etmiştir. Davacı da bu tutarın tamamının terkin edilmesini talep etmektedir. Yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde bankanın 04/12/2019 iflas tarihi itibariyle 24.549.949,96 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer bir ifadeyle masaya kaydedilen alacağın kabaca 300.000 TL lik kısmı fazladan kaydedilmiş, terkin edilmesi icap eden kısımdır. Ancak, iflastan ve davadan sonra 12/04/2021 tarihinde taşınmaz satışı ile 12.567.796 TL tahsilat yapılmıştır. Yine davadan sonra davalı banka masaya verdiği 04/07/2021 tarihli dilekçe ile alacak istemini 3.701.082,29 TL'ye düşürmüştür, fazlasından feragat etmiştir. Bankanın yaklaşık 11 milyon civarında halen alacağı varken banka alacağını 3,7 milyon civarına düşürmüştür. İstinaf kararında dava tarihi itibariyle haklılık durumuna bakılması gerektiğine işaret edilmiştir. Dava tarihi itibariyle davacı 300.000 TL lik kısım yönünden haklı ise de, bankanın haklı olduğu 11 milyon civarında alçağından vazgeçmesi ile artık terkin edilecek haklı bir alacak tutarı kalmamaktadır. Hal böyle olunca, sonuç olarak, davalı bankanın masaya kaydedilen alacağının tümünün terkin edilmesi istemi ile açılan davada, 3.701.082,29 TL lik kısmın reddine; bakiye kısım yönünden ise konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vererek uyuşmazlık giderilmiş; aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının kayıt terkin istemli davasının;

3.701.082,29 TL lik kısmı yönünden kayıt terkin talebinin REDDİNE;

Bakiye kalan kısım yönünden, davalı alacaklının yargılama sırasında haklı olduğu kısımdan daha fazlasından feragat etmiş olmakla, konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına;

2.Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54,40-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 373,20-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

5.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili (e-duruşma yolu ile) ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 26/06/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk İİK md.235
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.