Esas No
E. 2010/12317
Karar No
K. 2012/3491
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2010/12317 E.  ,  2012/3491 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Gebze 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.01.2010 tarih ve 2010/34 - 2010/11 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı ... tarafından 20.000 USD sigorta bedeli ile üçüncü şahıs sorumluluk sigortası kapsamına alındığını, 13.07.2005 tarihinde Ahmet Ağaoğlu gemisinden Arçelik firmasına ait saçların tahliye sırasında hasara uğradığını, Arçelik firmasının zararını sigortalı bulunduğu Koç Allianz Sigorta A.Ş.'nin ödediğini, ardından müvekkiline ve davalı Başak Sigorta A.Ş.'ne karşı sigorta şirketinin icra takibi başlattığını, 13.876,30 YTL'nın 17.07.2006 tarihinde, 22.202,02 YTL'nın 19.10.2006 tarihinde müvekkili şirket tarafından ödendiğini, davalı ... şirketinin bir ödemede bulunmadığını, 21.05.2005 tarihli üçüncü şahıs sorumluluk sigortası kapsamında, müvekkilinin dava dışı sigorta şirketine ödediği 36.078,32 YTL tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, zamanaşımı, yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, dava konusu olan ve 19.10.2006 tarihinde ödenen 22.202,02 YTL'lık kısma yönelik zamanaşımı def'inin reddi ile bu alacakla ilgili davanın tefrikine, 17.07.2006 tarihinde ödenen 13.876,30 YTL'lık talep kısmı yönünden TTK'nun 1268. maddesi ve dava tarihi bakımından davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılmış olduğu gerekçesiyle, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Rücü alacaklısının, diğer müteselsil borçlular karşısındaki durumu (tam veya eksik teselsülde), öncelikle taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin var olup olmadığı dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Şayet, müteselsil borçlular arasında bir sözleşme ilişkisi bulunuyorsa, rücü alacağı ilk planda bu sözleşmeye dayanarak ileri sürülmelidir. Rücü hakkı sahibi borçlu, diğer borçlulara, aralarındaki sözleşmeye dayanarak başvurur. Bu durumda, rücü alacağı, bir sözleşmesel alacak olarak, o sözleşmesel alacağın tabi olduğu sürede zamanaşımına uğrar. Ayrıca müteselsil borçlular arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu hallerde, rücü alacağına ilişkin zamanaşımının başlangıcı da bu sözleşmeye göre belirlenir. Taraflar arasında rücü alacağına ilişkin bir vade kararlaştırılmışsa, zamanaşımı, bu vadeden itibaren işlemeye başlar. Herhangi bir vade belirlenmemişse, borç, rücü hakkı sahibinin ifada bulunması ile derhal muaccel olur ve zamanaşımı da bu andan itibaren işlemeye başlar (BK'nun 74). Bu açıklamadan sonra somut olaya gelindiğinde mehkemece, zamanaşımı süresinin hesabında, başlangıç tarihi olarak, tazminatın tamamının ödendiği tarih yerine ilk taksidin dava dışı şirkete ödeme tarihi esas alınarak, bu taksit bakımından zamanaşımı definin kabulü suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.

2.Ayrıca, uyuşmazlık konusu alacak aynı sebepten kaynaklandığı ve tarafları da aynı olduğu halde, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine farklı tarihlerde 13.876,30 YTL ve 22.202,02 YTL olarak iki ayrı taksit halinde ödenen toplam 36.078,32 YTL için davalı aleyhine açılan rücu davasında herbir taksit tutarının farklı bir uyuşmazlık olarak nitelendirilerek, dava konusu 36.078,32 YTL tazminatın 22.202,02 YTL'lık kısmının işbu davadan tefrikine karar verilmesi de isabetli olmayıp, yukarıda (1) nolu bentte açıklanan bozma sebebi ile birlikte bu hususa yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarının da kabulüyle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu TTK md.1268
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog