Esas No
E. 2023/2500
Karar No
K. 2024/892
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2023/2500 E.  ,  2024/892 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/641 E., 2023/861 K.
HÜKÜM/KARAR: Kısmen Kabul / Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Zile Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/90 E., 2022/817 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil,bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden iptal-tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...’ın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar, paydaşı oldukları taşınmazla ilgili olarak resmi merciler önünde yapılması gereken işlemlerin takibi için davalılar ... ve ...’yi vekil tayin ettiklerini, ancak vekil ...’in vekalet görevini kötüye kullanarak 359 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 2/5 paylarını davalı ...’a satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini, kendilerine satış bedeli de ödenmediğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı takdirde bedelin tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

II. CEVAP

1.Davalı ..., davacıların payı bulunan taşınmazı halı saha işletmesi için 01.05.2008 tarihinde kiraladıklarını, kiralama işleminden sonra taşınmaz üzerine halı saha tesisi kurduğunu ve halen tesisin işletildiğini, davacıların taşınmazdaki paylarını satacaklarını söylemeleri üzerine davacıların payını 50.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelinin 01.02.2012 tarihinde davacı ...’nin banka hesabına havale yapıldığını, davacılara ait payın iştirak halinde olması nedeniyle devrin hemen yapılamadığını, taşınmazdaki iştirakin çözülmesi üzerine temlik işlemlerinin 23.09.2016 tarihinde yapılabildiğini, taşınmazın daha sonra kıymetlenmesi nedeniyle davacılar tarafından kötü niyetli olarak eldeki davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı ..., davalı ...’ın davacıların taşınmazdaki paylarını 2011 yılında pazarlık ederek haricen satın aldığını,satış bedelinin davacı ... hesabına havale edildiğini, devir ve gerekli tüm resmi işlemlerinin yapılması için de kendisinin vekil tayin edildiğini, taşınmazdaki diğer paydaşların önalım haklarının engellenmesi için satış bedelinin yüksek gösterildiğini, taşınmazın satış işlemlerinden çok sonra yeşil alan statüsünden çıkarılarak imara açıldığını, temlikin davacıların iradesi ile yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Zile Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2017 tarihli, 2017/90 Esas, 2022/817 Karar sayılı kararı ile ; vekil ...’in vekalet görevini kötüye kullanarak taşınmazı diğer davalı ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’in aynı vekaletname ile yetkili kılındığı ve bedelsiz olarak taşınmazı devraldığı, bu nedenle iyi niyetli sayılamayacağı, vekil ... ile ... ın el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri , davalı ...’in kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden iptal-tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ...

vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların davacılardan vekalet aldıklarını, iki davalının da vekil olduğunu, vekillerden ...’nin davacılara ait dava konusu taşınmazdaki payı diğer davalı vekil ...’a devrettiğini, davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayanılarak tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde vekil ...’den satış bedelinin talep edildiğini, bu davanın terditli olarak açılabileceğini, vekilin de yapılan işlemlerden kayıt maliki ile birlikte sorumlu olacağını, bu nedenle davalı ... hakkında mahkemece kayıt maliki olmadığı gerekçesiyle husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça bildirilen tanıkların dinlenilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, ön inceleme duruşmasının usulüne uygun yapılmadığını, taraflara tanıklarını bildirmek üzere süre verilmediğini, ön inceleme duruşması tamamlanmadan tahkikat aşamasına geçildiğini, ...’ın dava konusu 17 parsel sayılı taşınmazı 01.05.2008 tarihinde halı saha işletmek amacıyla kiraladığını, davalının 2011 yılında davacıların taşınmazdaki paylarını satmak istemelerini öğrenmesi üzerine, davacılarla yapılan anlaşma ile davacıların paylarını 50.000 TL‘ye satın aldığını, satış bedeli olarak 50.000 TL ‘in davacılardan ... hesabına 01.02.20212 tarihinde gönderdiğini, taşınmazın iştirak halinde mülkiyet olması nedeniyle devir işlemlerinin hemen yapılamadığını, bu nedenle davalının davacılardan, intikal işlemlerinin yapılması ve veraset intikal vergilerinin ödenerek taşınmazın müşterek mülkiyete dönüştürülmesi işlemlerinin yapılması amacıyla davacılardan vekaletname aldığını, davacı ...’nin yalan yere yemin ettiğini, davacılardan ... ‘ya teklif edilen bir yemin bulunmadığını, diğer davacıya teklif edilen yeminin ...’ya teşmil edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafça taşınmaz bedeli ödendikten sonra, davalıya her türlü yetkiyi içeren vekaletname verildiğini, davacı ...’nin taşınmaz bedelini aldığına dair cep telefon kayıtları bulunduğunu, davacıların 2008 yılından 2012 yılına kadar dava konusu taşınmazın kiralanması nedeni ile hisselerine yıllık düşen kira bedelinin 1.000 TL olduğunu, bu ödemeyi de banka aracılığı ile yaptıklarını ve davacıların da bu ödemeye 2012 yılına kadar bir itirazları olmadığını, 2012 yılında dava konusu taşınmazın satış işlemi olduktan sonra, 2016 yılına kadar herhangi bir kira ödemesi olmadığını, davacı ...’nin yalan yere yemin ettiğini, 2012 yılında ödenen bedelin kira bedeli olduğunu beyan ettiğini, oysa, mahkemece o yıl taşınmazın o kadar kira getirip getirmeyeceğini araştırması gerektiğini, 2012 yılından sonra yatırılan herhangi bir kira bedeli de bulunmadığını, bu durum dahi davalı tarafça yatırılan bedelin kira bedeli değil, satış bedeli olduğunu açıkça gösterdiğini, Zile Asliye Ceza Mah. 2019/425 E., 2022/257 K. sayılı ilamı ile davacı ...’nin satış bedelini aldığının ve yalan yere yemin ettiğinin sabit olduğunu, davacı ... tarafından yapılan ikrarın vasıflı ikrar olduğunu, ...’nin 50.000 TL‘yi aldığını kabul ettiğini, ancak bu bedelin taşınmazın yıllık kira bedeli olduğunu beyan ettiğini, bu bedelin davacının payına düşen kısma ait bir yıllık kira bedeli olamayacağının açık olduğunu, davalı tarafından davacı ...’nin alınan ses kaydında satışın yapıldığını ikrar ettiğini, taşınmazın 2012 yılında yeşil alan olup, hisseli bir taşınmaz olması nedeniyle bedelinin düşük olduğunu,bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin yüksek hesaplandığını, dava konusu alanın yeşil alan olması nedeniyle kolay satılmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında kararlaştırılan 50.000 TL’nin makul bir değer olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 28.03.2023 tarihli ve 2023/641 E., 2023/861 K. sayılı kararıyla; davalı tarafından gösterilen tanıklar dinlenilmemiş ise de buna yönelik ve eksik araştırmaya yönelik bir istinaf nedeninin ileri sürülmediği, davalı ... yönünden Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,davacılar vekili yönünden ise, davacılar vekilinin dava dilekçesinde öncelikle tapu iptali ve tescil, kabul edilmemesi durumunda terditli olarak tazminat talebinde bulunduğu, terditli davalarda asıl talep kabul edildiği takdirde terditli talebin incelenemeyeceği ve terditli talep hakkında herhangi bir karar verilemeyeceği, dolayısıyla incelenmemesi gereken terditli talep yönünden davalı lehine vekalet ücretine de hükmedilemeyeceği, somut olayda davacıların asıl talebi olan tapu iptali ve tescil isteği kabul edildiğine göre terditli tazminat talebi hususunda ayrıca bu talebin muhatabı olan ... yönünden usulden ret kararı verilmesi ve bu davalı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ...’ın istinaf başvurusunun esastan reddine; davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak; istinaf dilekçesinde açıkça davalı tarafça bildirilen tanıkların dinlenilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu belirttiklerini, istinaf taleplerinin değerlendirilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel isteğine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504, 505 ve 506 ncı maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacılar ... ve kızı ...’nun Ankara 24.Noterliği’nin 29.05.2013 tarih 7326 yevmiye nolu vekaletnamesi ile davalılar ... ve ...’ı çekişme konusu 359 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki 2/5 paylarını satış yetkisi içerir şekilde vekil tayin ettiği, vekil ... tarafından anılan vekaletname gereğince 23.09.2016 tarihli 5534 yevmiye nolu işlemle çekişme konusu 359 ada 17 parsel sayılı taşınmazdaki elbirliği halinde davacılar adına kayıtlı 2/5 payın 800.000,00 TL bedelle davalı ...’a satış suretiyle temlik edildiği, davacıların tanık deliline dayandığı ancak tanık listesi bildirmediği, davalı ...’ın da tanık deliline dayandığı ve tanık listesi bildirdiği, mahkemece davacıya tanık listesi bildirmesi için usulüne uygun süre verilmediği ve davalı tanıklarının da dinlenilmediği, davalı ...’in bu hususu açıkça istinaf nedeni yaptığı anlaşılmaktadır.

2.Somut olayda; mahkemece bildirilen davalı tanıkları dinlenilmediği gibi davacılara da tanık deliline dayanmasına rağmen tanık listesi ibraz etmesi için usülüne uygun süre verilmediği anlaşılmaktadır.Bununla birlikte, davalı ... taşınmaz üzerinde halı saha işlettiğini, bu nedenle de taşınmazı tüm paydaşlardan kiraladığını, davacıların paylarını 50.000,00 TL bedelle satın aldığını, satış bedelini de 01.02.2012 tarihinde davacı ...’nin banka hesabına havale yaptığını, bu bedelin ödenmesinden sonra, satış işlemlerinin yapılması için davacıların kendisi ve ...’i vekil tayin ettiklerini, vekil ... tarafından yapılan temlikin davacıların bilgi ve rızaları dahilinde olduğunu savunmuş, davacı ... ise, davalı ... tarafından 01.02.2012 tarihinde hesabına havale edilen 50.000,00 TL ‘nin satış bedeli değil, taşınmaza ait kira bedeli olduğunu beyan etmiş ve bu hususta davalı ...’in yemin teklifini kabul ederek, yemini eda etmiştir.Ancak mahkemece bu hususlarda gerekli araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Diğer bir deyişle, mahkemece hüküm kurmaya elverişli bir araştırma yapıldığından söz edebilme olanağı yoktur.

3.Hâl böyle olunca, davacılara tanık listesi bildirmesi için usulüne uygun süre verilmesi, bildirmesi halinde dinlenilmesi, davalı ...’in de bildirdiği tanıkların dinlenilmesi, taşınmazın imar planına göre 01.02.2012 tarihindeki niteliği belirlenerek , taşınmazın paylı mülkiyet olduğu da gözetilerek davacılara ait 2/5 payın 01.02.2012 tarihindeki değerinin belirlenmesi, ayrıca bu tarihte davacıların 2/5 payına isabet edecek yıllık kira bedelinin belirlenmesi, dinlenen tanık beyanları ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.

VI. SONUÇ:

Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog